SORGUSUZ SUAL

SİNEMANIN ZARİF YÜZÜ: NEBAHAT ÇEHRE

Esma Belgin Özdemir

@ebelginozdemir

BU YAZIYI PAYLAŞ

‘Büklüm büklüm’ şarkısını O’nun buğulu sesinden dinlediğimde sevmiştim en çok. Sinemadaki aurası ve zarafeti yıllandıkça daha da güzelleşti. Salon kadını rolüne hapsedilmeye çalışıldıysa da, o aslında hep seyircisinin gönlünü mesken tuttu. Sinemanın zarif kadını Nebahat Çehre ile dünü hatırladık, bugüne dokunduk…  

  • Sinema ne ifade ediyor sizin için?

Sinema çok kolay bir iş değil… Bir başkasının dünyasına giriyoruz. Ona hayat veriyoruz. Oyunculuk o kadar zengin ki… Hele de başarılı olursanız ve karşılığını alırsanız çok haz verici sinema…

‘ÖZÜR DİLEYEREK, ÖDÜLÜ BAŞKASINA VERDİLER!’

  • Karşılığı ödül mü?

Hep onur ödülü aldım. Oyunculuk adına bir şey almadım, seyirci teveccühü dışında. Yaptığım dizilerde izleyici jüri oldu hep. Ama benden özür dileyerek, bana ödül vermeyeceklerini söylediler. Yeni nesil oyunculara verdiler. Halbu ki bizim zamanımız çok kısıtlı, daha ne kadar gidecek bu? Genç oyuncuların önü açık oysa. Bunu takdir edemiyorum, bu haksızlık. Bizim seyircimiz çok iltifat ediyor bir de; hak edene de, etmeyene de! Güzel bir şey ama oyuncuyu geriletiyor bu. Yanlışımızı söylemeliler. Hak etmeyene o kadar sevgi gösterilmemeli. Sadece oyuncu değil, seyirci de kendini yetiştirmeli belki…

‘CANNES’DA NASILSAN, TÜRKİYE’DE DE ÖYLE OL’

  • Setteki Nebahat Çehre ile gündelik hayattaki Nebahat Çehre’nin farklılıkları ve benzerlikleri neler?

Kimseyi 5 dakika bile bekletmemişimdir. Her zaman ben daha önce giderim. Yeşilçam’da öyle bir disiplin vardı ki! Kimsenin haddi değildi bekletmek. Kamera arkası o kadar güçlüklerle çalışıyor ki, mutlaka saygı duyulmalı. Ben haksızlığa tahammül edemiyorum. Genç oyunculara da yardımcı olmayı seviyorum, sorarlarsa yol gösterici oldum hep.

  • Hemen her yerde Nebahat Çehre’yi çok zarif ve bakımlı görüyoruz. Bu konuda çok özenlisiniz…

İnsanın hem kendine hem topluma saygısı olmalı. Örneğin ödül törenleri öncesi büyük bir hazırlık oluyor. Önemli bir gece, bir başarı kutlaması sonuçta. Fakat bazıları çok özensiz bir şekilde çıkıp geliyor. Boyasız  ayakkabılar, yaka kaymış vs… Şimdi bu insanlar Türkiye’ye mi saygı duymuyorlar, ödül alanlara mı? Çünkü Cannes’da öyle değiller. Bu saygısızlığı kabul edemiyorum. Her şeyin bir yeri ve zamanı var! Mesela sokakta da görüyorum gençleri… Çok kısa şort giyiyorlar, oysa her şey yerinde güzel. Tatil yöresinde taşınır bu. Bilmediklerinden değil, bilerek yapıyorlar.

‘YEŞİLÇAM’I ELEŞTİRİKEN İNSAFLI OLUNMALI’

  • Yeşilçam sinemasını özlüyor musunuz?

Belki bir masal anlatıyorlardı ama duygu çok fazlaydı. Çok başarılı yönetmenler vardı. Metin Erksan, Yılmaz Güney, Lütfü Akad, Memduh Ün, Osman Seden ve daha niceleri… O şartlarda ortaya çıkardıkları çok değerli. Devlet yardımı yoktu, ekonomik açıdan çok çetin şartlar vardı. Eleştirirken çok insaflı olunmalı. Bence o yönetmenlerin elinde, şuan ki şartlar olsaydı çoktan dünyaya açılmıştık.

‘KALIPLAŞMIŞ BİR OYUNCU HALİNE GELDİM’

  • ‘Kanlı Ocak’ alışılageldik bir rol değildi sizin için. Önünüze geldiğinde tereddüdünüz oldu mu? İçinize sindi mi film? 

Beklentimdi bu film. Çünkü şuan ben kalıplaşmış bir oyuncu haline geldim. 125 film yaptım neredeyse ve Yeşilçam kökenli bir oyuncuyum. Tabi ki dizilerde yer aldım ama diziler sabun köpüğü gibi, kalıcı değil. Aslında her tiplemeye girmeme rağmen ‘salon kadını’ dışında bir teklif gelmiyor. O yüzden ‘Kanlı Ocak’ sürpriz oldu bana. Senaryoyu bir gecede okudum. Çok beğendim, mesajı çok güzel. İki kardeşin arasında kalmış bir anne… Çok içime sinen bir projeydi. İlgi çok güzeldi…

  •  Dizi sektörünü nasıl görüyorsunuz? Gençlik dizilere göre mi şekilleniyor?

Özentiyi yadsıyamayız. Ama bu demek değil ki diziler yozlaştırır. Bu yanlış bir mantık. Sadece dizilerde görmüyor ki insanlar yanlışları! İnsanlar çok iç içe yaşıyor. Her yerde görüyor imkanları, lüks yaşamları… Ama bu dizilerin meselesi değil. Ben de isterim televizyonların eğitici olmasını fakat bu reyting denilen canavar buna fırsat vermiyor.

‘İYİ BİR PROJE GELMİYORSA, SİNEMAYA BAY BAY’

  • Var mı yeni projeler? Dizi ya da sinema…

Hiç kimse tek başına bir şey değil, ekip çok önemli dizilerde. Yerli yerinde, oturmuş bir proje olmalı. Sinema… Teklif gelmiyor maalesef. Ve şunu görüyorum; yapımcılar, yönetmenler belli oyuncuların dışına çıkmıyor. Aklı başında, ciddi, sosyal içeriği olan, kalıpların dışına çıkarabilecek bir filmin özlemini çekiyorum tabi. Seçiciyim elbette ama kapım açık. İki seçeneğim var; ya her gelen role evet diyeceğim ya da bay bay! İyi bir şey yapamadıktan sonra, yapmanın anlamı yok!

 

 

 

DİĞER ROPÖRTAJLAR

İkiyüzlü Ahlak Anlayışımız Bıçak Altında (Kasap Havası)

Füsun Demirel: Hayat İle Mücadelem Hiç Bitmiyor

Celal Çimen: Söyleyecek Sözü Olan Herkesin Film Çekmeye Hakkı Var

Doğa Can Anafarta: Filmimizi İzlemek Cesaret İstiyor

Hilal Sönmez 'Son Bir Dans'ı Anlattı

Kanatsız Karıncalar Da Uçar Mı Dersiniz?

Mahur Özmen: ‘Hiçbirimiz, Kenan Evren’İn Olumsuz Şahsiyetinde Kendini Temize Çekmemeli’

Avni Kütükoğlu: Yalın, Gerçek Ve Sessiz Bir Hikaye ‘Beni De Götür’

Sinemanın Zarif Yüzü: Nebahat Çehre

Erkan Can: Derdi Olan Sinemayı Seviyorum

Esra Şengünalp: Her Şeyini Ortaya Koymaktır Sinema

Selen Uçer: Bugünün Samimi Anlatımını, Derdini, Hikayesini Seviyorum

Murat Deniz: Sinemacı Büyücü; Sinema, Büyücünün Önündeki Küre

Funda Eryiğit: 'Biz Yaptık, Seyirci Anlamıyor’ Olmaz!

Berkay Ateş: Her Şey ‘Abluka’ Altında

Ebru Kaymakçı: Kâşif Olmak Lazım. Hiç Durmadan Keşfe Devam Etmeli Oyuncu

Hülya Koçyiğit: Yaşayan Ve Yaşatan Filmleri Seçtim

Ertan Kılıç: Sanat Ve Oyuncu Muhalif Olmalı. Sadece Bu Eleştirel Bakış; Sanatı, Sanatçıyı Ve İnsanı Daha İyiye Taşıyabilir.

Yeşim Ceren Bozoğlu: Aktörler Yeni Çağın Gladyatörleri

Demet Cengiz İle "Patronca" Üzerine...

Saba Tümer: Milyon Dolarlardan Banane, Adam Gibi Film Yap!

Jehan Barbur: Bir Filmi Söz Ve Sesle Anlatmak Ayrıcalıklı Bir Duygu

Özge Kocatürk : “Yönetmen Bir Kaptır, Oyuncu Da Bir Sudur."

Cezmi Baskın: Sinemamız Manüfaktür Dönemini Yaşıyor

Selim Evci: 'Saklı’ Susmayan Bir Film

İpek Tuzcuoğlu: İnsanlar İçin Yaşamamayı Öğrendim...

Duygu Demirdağ: İspanyol Sineması Travmalarını Çok İyi Anlatıyor

Atalay Taşdiken: Arama Moturu Sahici Ve Eğlenceli Bir Durum Panoroması

Ragıp Gülen: Tiyatro Ve Sinema Oyunculuğu Esas, Dizi Oyunculuğu Fast Food

Gerçekten Güzel Mi İstanbul Ayla Abla?

Ece Yüksel: Farklı Projeler İle Sınırlarımı Zorlamak Beni Mutlu Ediyor

Pakistan Filminde Bir Türk Kızı: Emel Karaköse

Yine, Yeniden Ben-Hur : Jack Huston

Semra Güzel: 'Kervan 1915' Çok Şey Kattı Bana

Reha Beyoğlu: Reis’Teki Reha’Yı, Reha’Daki Reis’İ Seyrettireceğim

Ayta Sözeri: ‘Kosmos’ İle Kesilen Nefesimiz, ‘Koca Dünya’ İle İçimize Dönüyor

4. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali

Harun Can 'Baktığın Aynaya, Seviştiğin İnsana Oynuyorsun Bazen'

Sesinde Bir Tatlı Huzur… Bennu Yıldırımlar

Festival Başlıyor: İlker Savaşkurt 'Damat Koğuşu'nu Anlattı