SORGUSUZ SUAL

SELEN UÇER: BUGÜNÜN SAMİMİ ANLATIMINI, DERDİNİ, HİKAYESİNİ SEVİYORUM

Esma Belgin Özdemir

@ebelginozdemir

BU YAZIYI PAYLAŞ

Sarmaşık misali bir kadın… Tiyatro, sinema ve diziler ile ruhumuzu sarıp sarmalayan Selen Uçer, perdeyi ‘ara’layıp, hem hüzünlendirdi hem güldürdü yıllarca. Oyunculuğu ve müzikal kimliğiyle göz dolduran Uçer, Sinema Terspektif okuyucuları için cevapladı sorularımızı.

  • Sizi en son, geçtiğimiz sezon final yapan 'Beni Böyle Sev' dizisinde izledik. Yeni sezonda Selen Uçer'i ekranlarda, perdede görebileceğimiz bir proje müjdeniz var mı?

Daha kesinleşmediği için söyleyemeyeceğim heyecan verici bir proje var. Onun dışında İkincikat Tiyatro'daki Poz oyunu devam ediyor. Ve yine daha açıklayamayacağım yazımında bulunduğum bir başka oyun var, üzerinde uğraşıyoruz.

  • Tiyatroyu hiç bırakmadınız fakat gönlünüzdekinin sinema olduğunu dillendirmiştiniz... Sinemanın sizdeki yeri ve anlamını sorsak...

Bazı roller oyuncunun hayatında dönüm noktası olur, hayatınız da yer eder, sizi besler büyütür. Sinemada ARA, CAN... Tiyatroda Cam, Kuçu Kuçu oyunlarını sayabilirim.

  • Bağımsız ve pek çok anlamı barındıran filmlerde, özgün karakterlere hayat verdiniz. Projeye 'evet' deme kıstasınız neler?

Filmin anlatmak istediği dert ve bunu yapma biçimi. Senaryosundan başlayarak, yaklaşımı… Orjinallik, yenilik, yaptığımız işin en ileri seviyesini kovalamak beni heyecanlandırıyor. 2015'deyiz. Bugünün en samimi anlatımını, derdini, hikayesini seviyorum, bu doğrultuda projeler seçmeye çalışıyorum.

  • Oynadığınız roller konusunda şanslı olduğunuzu düşünüyor musunuz? Özellikle içinde olmak istediğiniz bir proje ve çalışmak istediğiniz bir yönetmen var mı?

Hayalimde, özellikle sinemada oynamak istediğim roller var. Ama söylemeyeyim, olacağı varsa olur. Anın içinde, oynadığın karakterin seni şaşırtarak sürmesi... Bir anı yalan olmayan. Komedi yada dram ama her şekilde samimi ve gerçek. Ve pek tabi bunu amaçlayan ekiplerle birarada... Gözgöze o hikayeyi yaratmak, o anı oluşturmaktan daha zevkli bir şey yok. Seyirciye de geçer her zaman o, başka hatalar olsa da, o paylaşım varsa, seyirci alır. Bunun peşindeyim.

  • Türkiye sinemasına ilişkin ne söylersiniz?

Son 15 yılda Yeşilçam’ın mirasını arkasına alarak 'Yeni Türkiye Sineması' olarak dünya sinemasında yerini almaya başladı. Başka formlara benzemeye çalışmadan, kendi malzemesini kullanmaya başladı bence.

  • Rol aldığınız birçok karakter, eline mikrofon alıp şarkı söyledi. Ve bu konuda başarınız yadsınamaz. Bu her oyuncu için 'olmazsa olmaz' bir yetenek olmalı mı?

Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları ile başladım ben mesleğe. Mühendis ana-baba çocuğu olarak, konservatuara gitmem sorun oluyordu o yıllarda, ben de böyle bir çözüm buldum. Birçok oyuncu aslında başka bir şey okumuştur, tiyatrodan önce. Bendeki fark sebat edip bitirdim, üstüne oyunculuk masteri yaptım. Müzik hep ikinci alanımdı, başından beri vardı. Konservatuar şan bölümüne devam ediyorum Boğaziçi Oyuncularında oynarken. Söylüyordum. Hatta para kazanıyordum şarkı söyleyerek. Aslında yeterince gerçekleştiremediğime üzülüyorum. O da ayrı bir konsantrasyon istiyor çünkü. Umarım ileride daha tatmin edici bir şeyler yaparım.

  • Son olarak; ruhunuza dokunan, mesleğinizi dönüştüren yerli-yabancı film, yönetmen ve oyuncuları merak ediyoruz...

Ümit Ünal'ın Teyzem'i çocukluğumun kült filmidir. Zeki Demirkubuz'un Kader'i en beğendiğim filmler arasında. M. Haneke'nin Beyaz Bant filminin ayrı yeri vardır. Beğendiğim takip ettiğim yerli oyuncuların çoğu arkadaşım, isim vermek istemem, onlar kendilerini bilir. Cate Blanchett, Merly Streep, Julianne Moore şuan aklıma gelen isimler...

DİĞER ROPÖRTAJLAR

Festival Başlıyor: İlker Savaşkurt 'Damat Koğuşu'nu Anlattı

Sesinde Bir Tatlı Huzur… Bennu Yıldırımlar

Harun Can 'Baktığın Aynaya, Seviştiğin İnsana Oynuyorsun Bazen'

İkiyüzlü Ahlak Anlayışımız Bıçak Altında (Kasap Havası)

4. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali

Ayta Sözeri: ‘Kosmos’ İle Kesilen Nefesimiz, ‘Koca Dünya’ İle İçimize Dönüyor

Reha Beyoğlu: Reis’Teki Reha’Yı, Reha’Daki Reis’İ Seyrettireceğim

Semra Güzel: 'Kervan 1915' Çok Şey Kattı Bana

Yine, Yeniden Ben-Hur : Jack Huston

Ece Yüksel: Farklı Projeler İle Sınırlarımı Zorlamak Beni Mutlu Ediyor

Pakistan Filminde Bir Türk Kızı: Emel Karaköse

Gerçekten Güzel Mi İstanbul Ayla Abla?

Atalay Taşdiken: Arama Moturu Sahici Ve Eğlenceli Bir Durum Panoroması

Ragıp Gülen: Tiyatro Ve Sinema Oyunculuğu Esas, Dizi Oyunculuğu Fast Food

Duygu Demirdağ: İspanyol Sineması Travmalarını Çok İyi Anlatıyor

İpek Tuzcuoğlu: İnsanlar İçin Yaşamamayı Öğrendim...

Cezmi Baskın: Sinemamız Manüfaktür Dönemini Yaşıyor

Selim Evci: 'Saklı’ Susmayan Bir Film

Jehan Barbur: Bir Filmi Söz Ve Sesle Anlatmak Ayrıcalıklı Bir Duygu

Özge Kocatürk : “Yönetmen Bir Kaptır, Oyuncu Da Bir Sudur."

Demet Cengiz İle "Patronca" Üzerine...

Saba Tümer: Milyon Dolarlardan Banane, Adam Gibi Film Yap!

Yeşim Ceren Bozoğlu: Aktörler Yeni Çağın Gladyatörleri

Ertan Kılıç: Sanat Ve Oyuncu Muhalif Olmalı. Sadece Bu Eleştirel Bakış; Sanatı, Sanatçıyı Ve İnsanı Daha İyiye Taşıyabilir.

Hülya Koçyiğit: Yaşayan Ve Yaşatan Filmleri Seçtim

Ebru Kaymakçı: Kâşif Olmak Lazım. Hiç Durmadan Keşfe Devam Etmeli Oyuncu

Berkay Ateş: Her Şey ‘Abluka’ Altında

Funda Eryiğit: 'Biz Yaptık, Seyirci Anlamıyor’ Olmaz!

Murat Deniz: Sinemacı Büyücü; Sinema, Büyücünün Önündeki Küre

Selen Uçer: Bugünün Samimi Anlatımını, Derdini, Hikayesini Seviyorum

Esra Şengünalp: Her Şeyini Ortaya Koymaktır Sinema

Erkan Can: Derdi Olan Sinemayı Seviyorum

Sinemanın Zarif Yüzü: Nebahat Çehre

Avni Kütükoğlu: Yalın, Gerçek Ve Sessiz Bir Hikaye ‘Beni De Götür’

Mahur Özmen: ‘Hiçbirimiz, Kenan Evren’İn Olumsuz Şahsiyetinde Kendini Temize Çekmemeli’

Hilal Sönmez 'Son Bir Dans'ı Anlattı

Kanatsız Karıncalar Da Uçar Mı Dersiniz?

Doğa Can Anafarta: Filmimizi İzlemek Cesaret İstiyor

Celal Çimen: Söyleyecek Sözü Olan Herkesin Film Çekmeye Hakkı Var

Füsun Demirel: Hayat İle Mücadelem Hiç Bitmiyor