SORGUSUZ SUAL

ECE YÜKSEL: FARKLI PROJELER İLE SINIRLARIMI ZORLAMAK BENİ MUTLU EDİYOR

Onur Kutlu

@okutlu2014

BU YAZIYI PAYLAŞ

  1. Adana Altın Koza Film Festivali’nde “Nefesim Kesilene Kadar” adlı sinema filmi ile ‘Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu’ ödülünü kazanan, Kiraz Mevsimi dizisinin Senecan’ı Ece Yüksel bu ay ki Sorgusuz Sual köşemizin konuklarından…
  • Ece Yüksel’in oyunculuk serüveni nasıl başladı? Zorlandığınız dönemler oldu mu?

Evet biraz zorlu bir süreç. Ben bu sürece 8 yaşında ailemin de yönlendirmesiyle Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro kursuna başladım. 2 yıl eğitim aldım. Belli bir zaman sonra kamera karşısına geçmeye karar verdim. Sonra Tümay Özokur ile çalışmaya başladım. Daha sonra basamak basamak ilerledim. Tabii zorlu bir dönemdi. Zorlandığım, yorulduğum dönemler oldu. Ancak çok sevdiğiniz ve bağlandığınız iş olunca bunların hiçbirinin önemi kalmıyor ve keyif almaya başlıyorsunuz.

  • Oyunculuk hayatınızda ilk teklif… Ne hissettiniz?

İnanılmaz keyif aldım. İlk üstüme sorumluluk bindiğini hissettiğim proje Bıçak Sırtı dizisiydi. Mükemmel bir kadroyla çalışma fırsatı buldum. Bütün oyuncu arkadaşlarım benim öğretmenlerim de oldu aynı zamanda. Bir yandan sorumluluk bir yandan 10- 11 yaşlarındaydım sanırım. Hayatımda oyunculuk anlamında en fazla bilgiyi aldığım set Bıçak Sırtı seti diyebilirim. Beni çok geliştirdi ve sanırım o sette oyuncu olmak istediğime karar verdim.

  • Oyunculuk hayatınızın dönüm noktalarından biri olan ‘Nefesim Kesilene Kadar’ filmi ile ilk defa yaptığınız işin karşılığını aldınız diyebiliriz. 2015 yılında 22. Adana Altın Koza Film Şenliğinde ‘Umut veren Genç Kadın Oyuncu’ ödülüne layık görüldünüz. Bu ödülün sizin hayatınızdaki yeri ve anlamını merak ediyoruz?

Çok ödüllü bir oyuncu değilim henüz. Bütün ödüllerim daha çok taze ve her ödül benim için ayrı bir umut kaynağı… Bu ödülleri aldıkça üzerimde tatlı bir sorumluluk da hissediyorum. Çünkü yapmış olduğum iş takdir ediliyor, bir kurul ve jüri tarafından. Daha fazlasını yapma, daha fazla efor sarf etme ve işine daha fazla motive olma isteği uyandırıyor bende.  Tahmin ediyorum ki, her ödülde bu katlanarak ilerleyecektir.

  • Çok genç yaşta usta oyuncularla kamera karşısına geçtiniz. Şener Şen ve Cem Yılmaz gibi oyuncularla ‘Av Mevsimi’nde rol almak nasıl bir duyguydu sizin için?

Ben, çok güzel şeyleri küçük yaşta tecrübe etme şansına sahip olmuş bir oyuncuyum. Bu harika projeler, usta oyuncular ve yönetmenler benim için bir okul oldu. Her yeni sette, yeni şeyler kazanmaya çalışırım. Hayatım boyunca da bu böyle ilerleyecek. Yavuz Turgul, Şener Şen ve Cem Yılmaz gibi isimlerle çalışmak, bu insanları görmeyi hayal ederken onlarla aynı projede bir şeyler yapabilmek harika bir duygu. Bir şeyler paylaşıyorsunuz, bir beyin fırtınası gerçekleştiriyorsunuz, ortaya bir şey koyuyorsunuz… Bu tarif edilemeyecek kadar harika bir his.

  • Türk sinemasında Korku ve Gerilim filmlerinde bir artış görüyoruz.  Bunun seyirciyle ilintili olduğunu düşünüyor musunuz?

Tabi ki ilgilidir. Seyirciden almış oldukları reaksiyon sonrasında devamı niteliğinde 2. filmini çekmeye de karar verebiliyorlar.

  • Oyuncu önüne gelen teklifte neye dikkat etmeli?

Oyuncu kendi kariyerinde bir yol belirlemeli. Önüne gelen teklifte senaryoyu iyi değerlendirmeli. Kendisine bir şeyler katacağına inandığı projelerde yer almalı. Ben kendi adıma bu konu da seçiciyimdir.

  • Sinemada son dönemde yerli filmler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sinema sürekli gelişen bir sektör. Artık daha fazla yurtdışı ile bağlantılı filmler çekiliyor. Yurtdışına giden filmlerin festivallerde ödül alıyor olmaları, biz oyuncuları ve yönetmenleri motive ediyor. Bu konuda iyi noktaya gidiyoruz.

  • Hollywood Sineması?

Hollywood sineması imkanlar konusunda şanslı. Bunlar bütçeyle bağlantılı şeyler. Devletin desteği önemli. Kısıtlı imkanlarla çekilen filmlerde maalesef eksiklikler olabiliyor. Yurtdışı bu konuda biraz daha rahat denebilir.

  • Peki seyirci ile etkileşim nasıl? Seyircinin sinemaya bakışı?

Bunun da geliştiğini düşünüyorum. Yurtdışında ödül alan bir filmi, basın kanalıyla gördüğünde bir merak uyandırıyor. Ve bu merak sonrasında seyirci o filmi izleme eğiliminde bulunuyor. Seyirci artık sinemayı yakından takip ediyor anlayacağımız.

  • Gençlik dizileri ile ilgili bir furya var. Ve bu dizilerin izlenme oranları çok yüksek. Dizilerde bir abartı olduğunu düşünüyor musunuz?

Bazen büyük karakterler çıkarabilmek için abartılar olabiliyor. Bu boşluklar bir ekip ile tespit ediliyor ve bunun üzerine gidiliyor. Nihayetinde bu karakterler de fenomen olarak seyirci tarafından beğeniliyor ve takdir ediliyor.

  • Ece Yüksel nasıl bir izleyicidir?

Ben yeni şeyler görmeyi çok seviyorum. Yeni şeyler denenince çok mutlu oluyorum. Ne kadar fazla renk görebilirsek o kadar iyi. Deneyelim, denemeden neyin daha iyi olduğunu bilemeyiz. Deneyeceğiz ki daha iyi şeyler ortaya çıkarabilelim.

  • Çalışmayı istediğiniz yönetmen ya da oyuncuları sorsak…

Farklı yönetmenlerle çalışmak bana farklı renkler kazandıracak. Farklı uçları keşfetmek oralara evrilebilmek benim için çok önemli. Her bir yönetmenin ve aynı projede oynadığım oyuncu arkadaşlarım benim gelişimimde çok etkin rol oynuyorlar. Onun için bir sınırlamaya gitmek istemem.

  • Son olarak ileriye dönük hedeflerinizi soralım…

İleride Avrupa sinemasının içinde olmayı isterim. Bir Türk oyuncunun Avrupa sinemasına katacağı çok şey olduğunu düşünüyorum. Ve inanıyorum ki bir gün oralarda da çok güzel işlere imza atacağız. Ayrıca okumuş olduğum bölümün de etkisi ile tiyatroda olmak istiyorum. Önümüzdeki dönemde farklı projeler ile tiyatronun içinde olacağım.

 

DİĞER ROPÖRTAJLAR

İkiyüzlü Ahlak Anlayışımız Bıçak Altında (Kasap Havası)

Füsun Demirel: Hayat İle Mücadelem Hiç Bitmiyor

Celal Çimen: Söyleyecek Sözü Olan Herkesin Film Çekmeye Hakkı Var

Doğa Can Anafarta: Filmimizi İzlemek Cesaret İstiyor

Hilal Sönmez 'Son Bir Dans'ı Anlattı

Kanatsız Karıncalar Da Uçar Mı Dersiniz?

Mahur Özmen: ‘Hiçbirimiz, Kenan Evren’İn Olumsuz Şahsiyetinde Kendini Temize Çekmemeli’

Avni Kütükoğlu: Yalın, Gerçek Ve Sessiz Bir Hikaye ‘Beni De Götür’

Sinemanın Zarif Yüzü: Nebahat Çehre

Erkan Can: Derdi Olan Sinemayı Seviyorum

Esra Şengünalp: Her Şeyini Ortaya Koymaktır Sinema

Selen Uçer: Bugünün Samimi Anlatımını, Derdini, Hikayesini Seviyorum

Murat Deniz: Sinemacı Büyücü; Sinema, Büyücünün Önündeki Küre

Funda Eryiğit: 'Biz Yaptık, Seyirci Anlamıyor’ Olmaz!

Berkay Ateş: Her Şey ‘Abluka’ Altında

Ebru Kaymakçı: Kâşif Olmak Lazım. Hiç Durmadan Keşfe Devam Etmeli Oyuncu

Hülya Koçyiğit: Yaşayan Ve Yaşatan Filmleri Seçtim

Ertan Kılıç: Sanat Ve Oyuncu Muhalif Olmalı. Sadece Bu Eleştirel Bakış; Sanatı, Sanatçıyı Ve İnsanı Daha İyiye Taşıyabilir.

Yeşim Ceren Bozoğlu: Aktörler Yeni Çağın Gladyatörleri

Demet Cengiz İle "Patronca" Üzerine...

Saba Tümer: Milyon Dolarlardan Banane, Adam Gibi Film Yap!

Jehan Barbur: Bir Filmi Söz Ve Sesle Anlatmak Ayrıcalıklı Bir Duygu

Özge Kocatürk : “Yönetmen Bir Kaptır, Oyuncu Da Bir Sudur."

Cezmi Baskın: Sinemamız Manüfaktür Dönemini Yaşıyor

Selim Evci: 'Saklı’ Susmayan Bir Film

İpek Tuzcuoğlu: İnsanlar İçin Yaşamamayı Öğrendim...

Duygu Demirdağ: İspanyol Sineması Travmalarını Çok İyi Anlatıyor

Atalay Taşdiken: Arama Moturu Sahici Ve Eğlenceli Bir Durum Panoroması

Ragıp Gülen: Tiyatro Ve Sinema Oyunculuğu Esas, Dizi Oyunculuğu Fast Food

Gerçekten Güzel Mi İstanbul Ayla Abla?

Ece Yüksel: Farklı Projeler İle Sınırlarımı Zorlamak Beni Mutlu Ediyor

Pakistan Filminde Bir Türk Kızı: Emel Karaköse

Yine, Yeniden Ben-Hur : Jack Huston

Semra Güzel: 'Kervan 1915' Çok Şey Kattı Bana

Reha Beyoğlu: Reis’Teki Reha’Yı, Reha’Daki Reis’İ Seyrettireceğim

Ayta Sözeri: ‘Kosmos’ İle Kesilen Nefesimiz, ‘Koca Dünya’ İle İçimize Dönüyor

4. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali

Harun Can 'Baktığın Aynaya, Seviştiğin İnsana Oynuyorsun Bazen'

Sesinde Bir Tatlı Huzur… Bennu Yıldırımlar

Festival Başlıyor: İlker Savaşkurt 'Damat Koğuşu'nu Anlattı