SORGUSUZ SUAL

DUYGU DEMİRDAĞ: İSPANYOL SİNEMASI TRAVMALARINI ÇOK İYİ ANLATIYOR

Onur Kutlu

@okutlu2014

BU YAZIYI PAYLAŞ

Hani denir ya on parmağında on marifet… Genç yaşına rağmen imrenilecek bir eğitim ve kariyere sahip. Yaratıcı işlerin bir parçası olabilmenin insanı gençleştirdiği düşüncesinde. İspanyol ve Latin Amerika Sineması üzerine eğitim almış saklı bir sinema takipçisi. CNN TÜRK'te hafta içi bültenlerinin ve Hafta Sonu Ana Haber bülteninin sunucusu Duygu DEMİRDAĞ ile sinemaya dair keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

  • Sinema sizin için ne ifade ediyor? Nasıl bir sinema seyircisisiniz?

Çok iyi bir sinema izleyicisiyim. İzlemiş ve etkilenmiş olduğum filmin etkisinden günlerce kurtulamam. Hatta yıllar boyunca hatırlarım. O anlamda çok ciddi bir sinema izleyicisiyimdir. Ancak almış olduğum sinema eğitiminden dolayı biraz İspanyol ekolüne yakınım. Çünkü çok travmatik ve çileli dönemlerini iyi anlatabildiklerini düşünüyorum. İşte bizim yeni yeni niyet ettiğimiz tarihimiz ile ilgili iyi filmler yapalım denemelerini, onların bizden daha önce keşfedip başladıklarını ve yol kat ettiklerini düşünüyorum. Belki bir sinefil değilim ama izlediğim filmden çok fazla etkilenirim.

  • Hangi sıklıkta sinemaya gidersiniz?

Normalde her hafta sinemaya giderim. Ancak son zamanlarda biraz form kaybettiğimi ifade etmeliyim. Bir şekilde DVD alıp izlemek istiyorum ama ben sinemayı sinemada seyretmeyi seven bir izleyiciyim. Nasıl bir izleyiciyim? Bir filmi izlersin gözlerin dolar yada bir çocuğun başına bir şey geliyordur, kötü sondur. Etkilenirsin ama orda bırakırsın. Ben devam ettiriyorum haftalar boyunca. O efekti bana sinema veriyor. Diğer yandan iyi bir festival takipçisiyim.

  • Türkiye sinemasının gelişimini nasıl değerlendirirsiniz?

Ben gelişmeleri harikulade görüyorum. Pek çok kıymetli isim var. Çok genç yönetmenler, oyuncular, senaristler var. Normalde haberdar olamayacağımız insanların çalışmalarından, festivaller sayesinde biraz da mucizevi bir şekilde haberdar oluyoruz ve gurur duyuyoruz. Yani kendi içinde sistem onları neye mecbur bırakıyor onu bilmiyorum. Ama yakın geçmişle kıyaslarsak sinemamız çok iyi bir noktada ve ben hayranlıkla izliyorum.

  • İspanyol ve Latin Amerika sineması üzerine eğitim aldınız. Türk sineması ile kıyasladığınızda neler söylersiniz?

Son dönemde çok çok iyi örnekler bizde de çıkıyor. Halen takip etmekte olduğum Latin Amerika sinemasına göre, bizde de küçük imkanlarla seslerini duyurabilen çok başarılı işler yapabilen yönetmenler var. Bunlara örnek olarak Kaan Müjdeci onlardan biridir. Aslında kıyaslama yapmak çok doğru olmayabilir. Bizim sinemamızda bir Mevlana filmi yapalım, Kurtuluş Savaşı yada Atatürk filmi; hadi kim yapsın bunu? Müslümanlar mı oynasın, Hollywood’da mı çekelim? Biraz bu tartışmalardan sıyrılıp, çok naif ama çok kıymetli kendi hikayelerimizi anlatabilmeliyiz. Bunu da genç yönetmenlerin yeni yeni yapıyor olması ayrıca beni mutlu ediyor. Yani kısacası sinemamıza dair ümitliyim.

  • Türkiye sinemasında son zamanlarda sizi etkileyen film, yönetmen ve oyuncuları soralım…

Oyuncu çok fazla. Asla hiçbirine haksızlık etmek istemem. Ama ilk aklıma gelenlerden biri Settar Tanrıöğen, muhteşem bir oyunculuğu var. Nadir Sarıbacak, Tansu Biçer ve Ahu Türkpençe’nin oyunculuklarını beğeniyorum. Ekipçe Nuri Bilge Ceylan hayranıyızdır. Bu arada Bilge hocanın kendisini de ‘İnsanlık Hali’ programına bekliyoruzJ Çünkü insanın hikayesini anlatırken çok doğal, kendi halinde bağırmadan, çağırmadan bunu yapabiliyor. Mucizevi bir şey bence. Genç yönetmenlerden ise Emin Alper, Kaan Müjdeci ve Deniz Akçay’ı başarılı buluyorum. Ve filmler; Bir Zamanlar Anadolu, Sivas, Vavien ve Köksüz’ü sayabilirim. Bunlar hep bizim sıradan, klişe gördüğümüz hayatlar, ‘çok küçük ama değerli hayatlar.’

  • Peki yabancı filmler?

Ben Almadovar hayranıyım. Tabi şimdi sakin sakin anlatan yönetmenlerden nasıl Almadovar’a geçtik diye düşüneceksiniz... Evet, biraz bağıra bağıra anlatıyor ama olduğu gibi olabiliyor. Ben buna çok önem veriyorum. Bir şeye dönüşmek, benzemek istemiyor. Kendini olduğu gibi ortaya koyabiliyor. Tüm filmlerini derslerde satır satır incelemişizdir. Onun dışında José Luis Cuerda’nın ‘Kelebeklerin Dili’ filmindeki hikaye beni çok etkilemiştir.

  • Sizin için sinema da metin önemli mi, yoksa öncelik duygu mu?

Metin şöyle önemli; öyle metinler var ki, yönetmen ve oyuncunun elinde o kadar incelikli şekilleniyor ki, aslında orda bir metin olduğunu hissetmiyoruz. Kendini hissettirmeyen metinler çok önemli.

  • Oscar ödülleri hakkında neler söylersiniz?

Bu sene pek takip edemedim. Akademiyi sarsmış ve sallamış olmaları daha çok dikkatimi çekti. Etnik ayrımcılık, cinsiyetçilik v.s bu konuda kalkıp koskoca akademinin ‘biz de bundan sonra bir şeyler yapacağız’ demesi, ödül töreninin kendisinden daha heyecan vericiydi. Ama Deniz Gamze Ergüven’in Mustang filmini takip seyrettim. Spotlight ile ilgili olarak da, insan hikayeleri ve kahramanlık dediğin şey bunun gibidir. Ama biz biraz finallerle ilgileniyoruz; hayatta da, sinema da da. Mutlu son varsa Spotlight, evet bir başarı hikayesi.

  • Duygu Demirdağ’ın Kültür Sanat’a bakışı nasıldır?

Biz hafta için pazartesiden perşembeye kadar ‘İnsanlık Hali’ programında o alanı açıyor ve önemsiyoruz… Haddimizi bilerek insan hikayelerini anlatmaya çalışıyoruz. Çünkü bu hayatların bir tarafı sinematografik. Bu yaşanmışlıkları göz ardı edemeyiz. Bazen tek bir fotoğraf yada kısa bir ses üzerinden bu yaşanmışlıkları anlatıyoruz. Aslında niyetlendiğimiz, sinemaya çok yakın bir iş ama yaşanmışlıkların, hayatın ta kendisi.

  • Yaratıcı işleri önemsiyorsunuz… İleriye dönük hedeflerinizi öğrenmek isteriz?

Bir kaç biyografi kitabı yazdım. Yeni çalıştığım kitaplar da var. İnsan hikayeleri ve öyküleri üzerinden kitap yazmak istiyorum. İnsanları dinlemeye, anlamaya ve hayatlarını parçalamamaya önem veririm. O yüzden bir biyografi kitabı yazmak en yakın hedefim.

  • Takipçilerinize tavsiye edeceğiniz kitaplar neler?

Doğu'nun Limanları (Amin Maalouf), Dol Karabakır Dol (Bedri Rahmi), Socrates'ın Savunması (Eflatun).

 

 

 

DİĞER ROPÖRTAJLAR

İkiyüzlü Ahlak Anlayışımız Bıçak Altında (Kasap Havası)

Füsun Demirel: Hayat İle Mücadelem Hiç Bitmiyor

Celal Çimen: Söyleyecek Sözü Olan Herkesin Film Çekmeye Hakkı Var

Doğa Can Anafarta: Filmimizi İzlemek Cesaret İstiyor

Hilal Sönmez 'Son Bir Dans'ı Anlattı

Kanatsız Karıncalar Da Uçar Mı Dersiniz?

Mahur Özmen: ‘Hiçbirimiz, Kenan Evren’İn Olumsuz Şahsiyetinde Kendini Temize Çekmemeli’

Avni Kütükoğlu: Yalın, Gerçek Ve Sessiz Bir Hikaye ‘Beni De Götür’

Sinemanın Zarif Yüzü: Nebahat Çehre

Erkan Can: Derdi Olan Sinemayı Seviyorum

Esra Şengünalp: Her Şeyini Ortaya Koymaktır Sinema

Selen Uçer: Bugünün Samimi Anlatımını, Derdini, Hikayesini Seviyorum

Murat Deniz: Sinemacı Büyücü; Sinema, Büyücünün Önündeki Küre

Funda Eryiğit: 'Biz Yaptık, Seyirci Anlamıyor’ Olmaz!

Berkay Ateş: Her Şey ‘Abluka’ Altında

Ebru Kaymakçı: Kâşif Olmak Lazım. Hiç Durmadan Keşfe Devam Etmeli Oyuncu

Hülya Koçyiğit: Yaşayan Ve Yaşatan Filmleri Seçtim

Ertan Kılıç: Sanat Ve Oyuncu Muhalif Olmalı. Sadece Bu Eleştirel Bakış; Sanatı, Sanatçıyı Ve İnsanı Daha İyiye Taşıyabilir.

Yeşim Ceren Bozoğlu: Aktörler Yeni Çağın Gladyatörleri

Demet Cengiz İle "Patronca" Üzerine...

Saba Tümer: Milyon Dolarlardan Banane, Adam Gibi Film Yap!

Jehan Barbur: Bir Filmi Söz Ve Sesle Anlatmak Ayrıcalıklı Bir Duygu

Özge Kocatürk : “Yönetmen Bir Kaptır, Oyuncu Da Bir Sudur."

Cezmi Baskın: Sinemamız Manüfaktür Dönemini Yaşıyor

Selim Evci: 'Saklı’ Susmayan Bir Film

İpek Tuzcuoğlu: İnsanlar İçin Yaşamamayı Öğrendim...

Duygu Demirdağ: İspanyol Sineması Travmalarını Çok İyi Anlatıyor

Atalay Taşdiken: Arama Moturu Sahici Ve Eğlenceli Bir Durum Panoroması

Ragıp Gülen: Tiyatro Ve Sinema Oyunculuğu Esas, Dizi Oyunculuğu Fast Food

Gerçekten Güzel Mi İstanbul Ayla Abla?

Ece Yüksel: Farklı Projeler İle Sınırlarımı Zorlamak Beni Mutlu Ediyor

Pakistan Filminde Bir Türk Kızı: Emel Karaköse

Yine, Yeniden Ben-Hur : Jack Huston

Semra Güzel: 'Kervan 1915' Çok Şey Kattı Bana

Reha Beyoğlu: Reis’Teki Reha’Yı, Reha’Daki Reis’İ Seyrettireceğim

Ayta Sözeri: ‘Kosmos’ İle Kesilen Nefesimiz, ‘Koca Dünya’ İle İçimize Dönüyor

4. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali

Harun Can 'Baktığın Aynaya, Seviştiğin İnsana Oynuyorsun Bazen'

Sesinde Bir Tatlı Huzur… Bennu Yıldırımlar

Festival Başlıyor: İlker Savaşkurt 'Damat Koğuşu'nu Anlattı