SORGUSUZ SUAL

BERKAY ATEŞ: HER ŞEY ‘ABLUKA’ ALTINDA

Konuk Yazar

sineterspektif

BU YAZIYI PAYLAŞ

Abluka altında başlayan bir hikaye onunkisi. Vazgeçişlerle, kavgalarla şekillenen bir yol haritası var. Venedik Film Festivalinde Jüri Özel Ödülü ve Altın Kozaya kadar uzanan bir Ablukanın içinde Berkay ATEŞ.

6 Kasım’da vizyona girecek olan “Abluka” filminin oyuncularından Berkay ATEŞ bu haftaki konuğumuz. İçinden geçenlere, yaratım süreçlerine ve görünmeyen Berkay ATEŞ’e bakmaya çalıştık. Her konuda, her alanda abluka altına alındığımız günler yaşıyorken onun deyimiyle biz de onu abluka altına alalım dedik.

Aslında kimdi, kimliği neydi. Nasıl değiştirmişti hayatındaki süreci onu öğrenmek istedik. Yetenekli ve başarılı nasıl olunur onu anlatsın istedik bize. Yıllar sonra geriye dönüp baktığında “vay be nasıl da yarmışım ablukayı” deyip demeyeceğine baktık… Ve görünen o ki Berkay ATEŞ daha çok ‘vay be’ dedirttirecek seyircisine…

  • Sinema, TV, tiyatro ya da herhangi bir görsel sanat. Tüm bu sanat dallarını başarılı bir şekilde yapmak için bir kavganın olması lazım. Nedir senin kavgan? Yoksa kavgaya gerek yok mu?

Adına kavga demek her ne kadar kötü olsa da evet bugün derdimizi, hikâyelerimizi ve kendimizi anlatmak için belki de hayatta kalabilmek için bir kavga vermek zorundayız ya da ben bir kavga veriyorum. Bu da erdemli, vicdanlı kalabilmenin kavgası ya da mücadelesi. Kötülüğün meşrulaştırıldığı bu düzene karşı bir mücadele...

  • Oynadığın karakterlerin yaratım süreci nedir? Her şey kendiliğinden olur mu yoksa uğraştırır mı bu iş seni?

Uğraştırır. En keyif aldığım tarafı o yaratım sürecindeki çektiğim sıkıntı. Kendimi sorguladığım, onlarca şey düşünerek denediğim, beğenmeyip bir daha denediğim zamanlar… Bundan mutlu oluyorum. Kendiliğinden olsaydı pek bir keyfi kalmazdı sanırım, o yüzden umarım hep gecelerce düşünüp, günlerce uğraşırım...

‘AHMET’ KARAKTERİ ÇOK KATMANLI, ZOR BİR ROLDÜ

  • “Abluka” özelinden yola çıkarak bu yaratım sürecini anlatır mısın?

Senaryoyu ilk okuduğumda hem genel hatlarıyla hikâyeden hem de ‘Ahmet’ in hikâyesinden çok etkilendim. Çünkü çok derinlikli, bir çok katmanı olan zor bir roldü. Bütün prova dönemini ve çekimleri Ahmet’in ne hissettiğine odaklanarak geçirdim diyebilirim.  Çekim döneminde neredeyse dış dünyayla pek bağım kalmadı. Ahmet’in dünyasında kalmak çok keyifliydi. Ayrıca tabi ki Emin Alper ile iyi bir prova dönemi geçirmemizin ve her cümleyi kelime kelime çalışmamızın yararı çok oldu.

  • Emin Alper’le çalıştın “Abluka”da, onunla çalıştığın dönemde neyi beğenmedin ya da neleri çok beğendin?

Beğenmedim diyebileceğim bir şey olmadı ancak garipsediğim anlar oldu tabi ki. Setin ilk günleri zamanla yarışmak zor bir deneyimdi ancak sonra o ritme kendinizi kaptırıyorsunuz. Çok beğendiğim birçok şey oldu, ekibin uyumu, Emin Alper in yaratım çekimlerdeki yönlendirmesi vs. Aslında çok fazla şey var diyebilirim.

‘ABLUKA’ ÇOK İYİ BİR ÖNGÖRÜ

  • “Abluka”dan bize biraz bahseder misin? Nasıl bir film oldu? Venedik Film Festivali ve Altın Koza ’da neler yaşandı?

Bence çok etkileyici bir film oldu. Abluka altına alındığımız günler yaşıyorken, çok iyi bir öngörü diyebilirim. Hem de böyle bir politik hikâyeyi başka bir taraftan ele alıp bu kadar gerçek kıldığı için çok etkileyici ve önemli bir film bence. Venedik gerçekten hepimiz için büyük keyif aldığımız ve onur duyduğumuz bir festival oldu. Hem aldığımız olumlu tepkiler hem de festival atmosferi çok güzeldi... İsterdik ki Adana’da da festivale katılıp ödülümüzü alalım ancak mümkün olmadı.

  • Filmde oynadığın dönemde yani çekimlerde keşke şu sahnede böyle oynamasaydım, keşke farklı bir oyunculuk sergileseydim dediğin bir yer var mı?

Doğruyu söylemek gerekirse filmi bir kere Venedik’te izledim o yüzden kendime pek odaklanamadan izledim. Tekrar tekrar izlediğimde illa ki bazı yerler çıkacaktır hoşuma gitmeyen ancak şuan pek dikkat etmedim kendime.

  • Ablukanın senaryosunu biliyorsun. Emin Alper neden filminde olmanı istemiş olabilir? Ablukanın yönetmeni olsan Berkay Ateş’e bu rolü neden verirdin ya da verir miydin?

Evet verirdim. Çünkü iyi hazırlanmıştım auditiona, Ahmet i kendime yakın buluyordum ve gerçekten kendini yönetmene teslim eden bir oyuncuyum, bu yüzden vermiş olabilir Emin Alper.

  • Yaratım süreci bir kavgaysa, daha önce oynadığın hangi karakteri karşına alıp onunla kavga etmek isterdin? Ya da kavga etmek istediğin bir karakter var mı?

Aslında oynadığım karakterlerle kavga etmekten ziyade onları çok iyi anlayarak, sevme yoluna gitmek daha çok yaklaştırıyor beni onlara.. Çok fazla soru soruyorum bu da belki onlarla yakın olmamı kolaylaştırıyor.. Kavga ettiğim olmadı, belki ileride olur..

  • Yerli ve yabancı birçok yönetmen var, bunlardan hangisi keşke hiç bu işe bulaşmasaydı. Keşke hiç yönetmenlik yapmasaydı diyorsun?

Keşke hiç yönetmenlik yapmasaydı gibi ağır bir şey söyleyebileceğim kimse yok. Ancak İyi ki bulaşmış ve filmlerini izliyoruz dediklerim Yavuz Turgul, Nuri Bilge Ceylan, Emin Alper, Özcan Alper, Hüseyin Karabey vs... Aslında bu liste uzar gider.

‘VİCTORİA’ MUTLAKA İZLENMELİ

  • Hayatın boyunca izlediğin en kötü film hangisi ve neden?

Bir önceki soruda olduğu gibi ters bir cevap vereceğim, izlediğim en kötü filmi söylemektense, geçen gün izlediğim Victoria filmini şiddetle tavsiye ediyorum. Gerçekten çok etkileyici bir deneyimdi, mutlaka izlenmesi gereken bir film.

  • Sinemada ya da tiyatro da eksikliğini hissettiğin şeyler nelerdir?

İkisinde de kendi öznelinde eksikliğini hissettiğim şeyler var, tiyatro için konuşursam beden kullanımı konusunda kendimi daha da geliştirmek istiyorum, bedenini bir dansçı gibi kullanan oyuncu bugünün tiyatrosunda çok daha önemli bir hale geliyor. Sinemada ise daha fazla deneyime ihtiyacım var.

OYUNCULUĞU SEÇMEK KOLAY BİR KARAR DEĞİL

  • Görünüşe göre köprüden önceki son çıkışı kaçırmışsın. Artık oyunculuktan başka iş yapmam diyor musun? Ölene kadar bu işi yapmaya hazır mısın?

Tabi ki diyorum. Oyunculuk okumak için başka bir bölümü bırakıp o alanda bir kariyeri teptim. Türkiye gibi bir ülkede bir üniversite bırakıp oyunculuğu seçmek kolay bir karar değil. Ancak şimdi geriye dönüp baktığımda iyi ki de yapmışım diyorum.

  • Oyunculuk kariyerine başlamana ne sebep oldu? Her oyuncunun idolü ya da kendisine örnek aldığı bir rol model var mıdır? Varsa seninki kim?

Semaver Kumpanya da eğitim alırken izlediğim oyunların çok etkisi oldu. Sahneye atlamak geliyordu içimden. Tabi diğer tiyatrolarda izlediğim ve hayran olduğum birçok oyuncunun da etkisi büyük... Bu isimlerin başında Genco Erkal ve hocam Bülent Emin Yarar gelir. Bıkmadan defalarca izleyebilirim oynadıkları oyunları…

  • Kemal Sunal filmlerini sever misin? Eğer onunla karşılıklı oynama şansın olsaydı hangi Kemal Sunal filminde oynamak isterdin? Özellikle oynamak istediğin bir karakter olur muydu?

Bütün çocukluğum Kemal Sunal izleyerek geçti aslında bizim kuşaktaki herkesin öyle geçti sanırım. Tabi o dönem sansüre uğramıyordu filmleri ve her akşam izleyebiliyorduk. Sadece komik olmasından dolayı değil ayrıca anlattığı hikâyeler ve anlatış biçimlerinden dolayı da çok iyi filmlerdir. Oynamak isteyeceğim filmlerin başında Hababam Sınıfı var. Sonrasında da Çöpçüler Kralı’nda oynamayı çok isterdim. Onlarca defa izleyebilirim bu filmleri.

  • Tüm röportajlarımızı geleneksel bir soruyla kapatıyoruz. Oyuncu oluncaya kadar üzerinde kimler iz bıraktı, kimlerden aldın tedrisatı?

Konservatuvar öncesi Volkan Sarıöz, Fatih Dönmez ve konservatuvar yıllarında da Yiğit Sertdemir, Bülent Emin Yarar, Özgür Yalım, Meltem Cumbul’un üzerimde büyük emekleri vardır.

EYÜP MURAT KARAGÜL

 

 

DİĞER ROPÖRTAJLAR

İkiyüzlü Ahlak Anlayışımız Bıçak Altında (Kasap Havası)

Füsun Demirel: Hayat İle Mücadelem Hiç Bitmiyor

Celal Çimen: Söyleyecek Sözü Olan Herkesin Film Çekmeye Hakkı Var

Doğa Can Anafarta: Filmimizi İzlemek Cesaret İstiyor

Hilal Sönmez 'Son Bir Dans'ı Anlattı

Kanatsız Karıncalar Da Uçar Mı Dersiniz?

Mahur Özmen: ‘Hiçbirimiz, Kenan Evren’İn Olumsuz Şahsiyetinde Kendini Temize Çekmemeli’

Avni Kütükoğlu: Yalın, Gerçek Ve Sessiz Bir Hikaye ‘Beni De Götür’

Sinemanın Zarif Yüzü: Nebahat Çehre

Erkan Can: Derdi Olan Sinemayı Seviyorum

Esra Şengünalp: Her Şeyini Ortaya Koymaktır Sinema

Selen Uçer: Bugünün Samimi Anlatımını, Derdini, Hikayesini Seviyorum

Murat Deniz: Sinemacı Büyücü; Sinema, Büyücünün Önündeki Küre

Funda Eryiğit: 'Biz Yaptık, Seyirci Anlamıyor’ Olmaz!

Berkay Ateş: Her Şey ‘Abluka’ Altında

Ebru Kaymakçı: Kâşif Olmak Lazım. Hiç Durmadan Keşfe Devam Etmeli Oyuncu

Hülya Koçyiğit: Yaşayan Ve Yaşatan Filmleri Seçtim

Ertan Kılıç: Sanat Ve Oyuncu Muhalif Olmalı. Sadece Bu Eleştirel Bakış; Sanatı, Sanatçıyı Ve İnsanı Daha İyiye Taşıyabilir.

Yeşim Ceren Bozoğlu: Aktörler Yeni Çağın Gladyatörleri

Demet Cengiz İle "Patronca" Üzerine...

Saba Tümer: Milyon Dolarlardan Banane, Adam Gibi Film Yap!

Jehan Barbur: Bir Filmi Söz Ve Sesle Anlatmak Ayrıcalıklı Bir Duygu

Özge Kocatürk : “Yönetmen Bir Kaptır, Oyuncu Da Bir Sudur."

Cezmi Baskın: Sinemamız Manüfaktür Dönemini Yaşıyor

Selim Evci: 'Saklı’ Susmayan Bir Film

İpek Tuzcuoğlu: İnsanlar İçin Yaşamamayı Öğrendim...

Duygu Demirdağ: İspanyol Sineması Travmalarını Çok İyi Anlatıyor

Atalay Taşdiken: Arama Moturu Sahici Ve Eğlenceli Bir Durum Panoroması

Ragıp Gülen: Tiyatro Ve Sinema Oyunculuğu Esas, Dizi Oyunculuğu Fast Food

Gerçekten Güzel Mi İstanbul Ayla Abla?

Ece Yüksel: Farklı Projeler İle Sınırlarımı Zorlamak Beni Mutlu Ediyor

Pakistan Filminde Bir Türk Kızı: Emel Karaköse

Yine, Yeniden Ben-Hur : Jack Huston

Semra Güzel: 'Kervan 1915' Çok Şey Kattı Bana

Reha Beyoğlu: Reis’Teki Reha’Yı, Reha’Daki Reis’İ Seyrettireceğim

Ayta Sözeri: ‘Kosmos’ İle Kesilen Nefesimiz, ‘Koca Dünya’ İle İçimize Dönüyor

4. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali

Harun Can 'Baktığın Aynaya, Seviştiğin İnsana Oynuyorsun Bazen'

Sesinde Bir Tatlı Huzur… Bennu Yıldırımlar

Festival Başlıyor: İlker Savaşkurt 'Damat Koğuşu'nu Anlattı