SORGUSUZ SUAL

AYTA SÖZERİ: ‘KOSMOS’ İLE KESİLEN NEFESİMİZ, ‘KOCA DÜNYA’ İLE İÇİMİZE DÖNÜYOR

Esma Belgin Özdemir

@ebelginozdemir

BU YAZIYI PAYLAŞ

Çocukluk hayalini gerçek kılıp şarkı söyledi yıllarca. Ardından oyunculuğa evrildi yolu. Tam pes edip gidecekken ‘Kayıp Şehir’ ile gönlümüze girdi. Güneşi Gördüm, Teslimiyet, Kukuriku (Kadın Krallığı) derken bu yıl 23.’sü düzenlenen Uluslararası Adana Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü alan ‘Koca Dünya’ ile yeniden perdede gördük Ayta Sözeri’yi…  

  • Sorgusuz bir sualdir bu… Kimdir Ayta Sözeri?

Ne in ne cin, aynı sizin gibi bir ademoğlu. İçinde şarkı söyleme hevesi olan, ütünün kablosu ile şarkıcılık oynayıp herkesin kafasını şişiren bir çocuktu. Ama çok sesli bir koroya katılmak istediği vakitlerde; sesinin çok çirkin olduğu söylenince ‘ne yaparım’ deyip ‘muhakkak bu sanatın içinde olmalıyım’ derken kendini oyuncu olarak bulan biri.

  • Müzikle yola çıkış var…

Aslında her şey çorap söküğü gibi, küçücük bir şey ile başladı. Hayatımda hiçbir zaman yoldan geçen bir gazino sahibi sesimi duyup ‘gel seni gazinomda çıkaracağım’ demedi ama buna benzer hikayeler var bende. Herkesin de böyle bir hikayesi olduğuna inanıyorum. Almanya’da doğdum ve 1980 ihtilalinin etkileri geçtikten sonra ülkeme döndüm ailemle birlikte. Şarkıcı, oyuncu ama her şeyden önce insan hakları aktivistiyim. Müzikle oyunculuğu da harmanlıyorum aslında. Şarkıların hikayelerini ya da şarkıların hayatımdaki karşılığını anlatıyorum sahnede. Mesela, evden kovulduğumda takside çalan şarkıyı okuyorum ve yeniden canlandırıyorum o yaşanmışlığı.

  • Oyunculuk nasıl başladı?

Bir gün çalıştığım yerde bir set yemeği yapıldı ve beni çok sevdiler. Andaç Haznedaroğlu ile Mustafa Şevki Doğan ‘sana bir rol yazalım’ dediler tabi ben çekimser kaldım önce. Ama beni ikna ettiler. ‘Ne oynamak istersin’ dediler, ‘devlet memurunu oynamak isterim’ dedim. Çünkü devlet memuru olamıyorduk:) Sonra Tümay Özokur aradı beni. Ve onun menajerliğinde oyunculukla daha bir ilgilenir oldum. Ardından Mahsun Kırmızıgül’ün ‘Güneşi Gördüm’ projesi ile kariyerim hızla değişti. Senaryoyu okudum ve ‘bunda mantık hatası var’ dedim, benden kardeşinin arkadaşını oynamamı istiyordu. ‘Ben bunu oynayamam’ dedim. Bu karakter hala mahallesinde yaşıyor, babasına bakıyor, bu karakterin yüzünde oturmuş bir kadınlık olmamalı. Sakalları çıkmalı, göğüslerini yaptırmamış olmalı. Bazı düzeltmeler yaptım ve bana ‘sana yeni bir rol yazacağım’ dedi ve Tuana olarak filme dahil oldum. Sonrası yine bekleyiş dönemim oldu… Artık hiçbir şey olmayacağına inanmaya başlamıştım ve şarkı söyleyerek hayatıma kaldığım yerden devam etme kararını verdim. Kıbrıs’ta çalışma izni çıkardım, oraya yerleşmek için hazırlığa başladım. Sahne hayatıma yoğunluk verdim, ‘Kayıp Şehir’ gibi bir proje gelene kadar yıllar geçti. Ajanstan görüşme için aradıklarında içimde hiç inanç yoktu ama yine de deneme çekimine gittim. Çekim bitti, görüşmeye girdim; koca bir masanın etrafına dizilmiş bir sürü insan bana bakıyordu,. ‘Tamam, biz size haber veririz’ dediler. Dışarı çıktım, arkadaşım sordu tabi ‘nasıldı’ diye. ‘Valla o kadar kötüydü ki, İsa’nın son yemeği gibi, o resim vardı karşımda’ dedimJ 2 gün sonra ‘Kayıp Şehir’ kadrosuna seçildiğimi öğrendim. O dizi hepimizin hayatında pek çok şeyi değiştirdi. İyi ki bu işin içinde olmuşum, iyi ki Tümay Özokur beni aramış. Çünkü bu proje içinde olmam gerektiğine benden çok inanmıştı ve iyi ki kariyerim doğrultusunda bu kararı vermemi sağladı. Yaşadığımız sürece inançlarımızı kaybetmememiz gerektiğini bir kez daha görmüş oldum. Oyunculuğa yeni başlayanlara da önerim şu: Kayıp Şehir benim için şanstı, herkes beni tanımaya başladı ama bundan sonra hiçbir şey olmayabilir. ‘Sakın bu ruh haline bürünme, yeni bir proje gelmezse canını sıkma’ diyerek kendime bu telkini verdim. Her şeyin bir zamanı var.

  • ‘Koca Dünya’nın ise anlamı büyük olmalı sizin nazarınızda.

Teklif gelir gelmez balıklama atladım. ‘Çok küçük bir sahne ama sizin oynamanızı istiyoruz’ dediler. ‘Soyunur musunuz?’ diye sordular. ‘Soyunurum, zaten sanat filmi değil mi, en fazla üç bin kişi izleyecek’ dedimJ O sırada hoca arkamdaymış, görmedim. Tamam demiş Reha Erdem, ‘Ayta Hanım olsun.’

  • Seyirci ne bulacak ‘Koca Dünya’da?

Bir sürü soru işareti bulacak öncelikle… İkilemde kalacaklar. Soru-cevap kısmı vardı Adana’da, seyircinin de bu gözle izlediğini gördüm zaten. İlk 10 dakika kimse konuşamadı. Herkes şok içindeydi. Reha Erdem Kosmos ile nefesleri kestiyse Koca Dünya ile o nefesleri tekrar içeriye sokacak!

REHA ERDEM’İN BAMBAŞKA GÖZLERİ VAR

  • Reha Erdem ile çalışmak nasıl?

Çok naif… İncitmekten imtina eden bir yönetmen. Sahnem yatakta geçiyor ve bana 10 dakikada bir ‘yoruldunuz mu’ diye soruyordu. ‘Hocam yatıyorum, nasıl yorulayım’ diyorum ben tabiJ Filmi izledikten sonra Reha Erdem’e Avrupa’da neden bu kadar çok ödül veriyorlar, anladım. Bambaşka gözleri var onun. Başka yerden bakıyor her şeye…

  • Dizi setiyle sinema seti arasında ne gibi farklar var? Zorluklarını sormuyorum, o hepimizin malumu…

Bu dergiyi çıkarıyorsanız bu zorlukları biliyorsunuzdur zaten. Yeni yasalarla iyileştirmeler yapılıyor bildiğim kadarıyla. Mesela artık çocuk oyuncu bulamayabiliriz yapımlarda, onları da biz oynayacağız sanırım:) Setlere gelince; dizi rutin gibi geliyor bana. Ama sinema setinin tadını çıkarıyorsun. TV’nin önemini yadsıyamam tabi, bu kadar çok tanınıyor olmama hayret ediyorum. Bir dizi var ve ülkenin her yerinde herkes aynı şeye bakıyor! Bunu hala anlayabilmiş değilim:)

  • Yeni sezonda planlarınız neler? Yeni proje var mı?

Çok ayrıntılı ve gözlemci yaşıyorum ve yeni projeler var, evet. Sadece yönetmenin söylediği şeyi söyleyeyim; ‘Bir de böyle bir karakteri oyna bakalım, nasıl olacak?’ Sürpriz…

  • Siz nasıl bir seyircisiniz? Festivallerle aranız nasıl?

En iyi seyirciler arasında yer alabilirim. Çok fazla film seyrediyorum ama zor beğeniyorum. Avrupa ve Balkan sinemasını çok etkileyici buluyorum. Hayatımı değiştiren film ‘Annem Hakkındaki Her Şey.’ O dönem tüm arayışlarımın karşılığı o filmdeydi. Kafamı karıştıran bir adam Almadovar… Pembe Hayat Kuirfest’in festival elçisiyim aynı zamanda. 6. yılımız ve 19-26 Ocak 2017’de Ankara’da yapılacak. Bu yıl kapanışı İstanbul’da yapacağız ve ben organize edeceğim.

  • Hayalinizdeki projeyi sorsak… Hangi yönetmenle çalışmayı dilerdiniz ve nasıl bir role bürünmeyi isterdiniz?

Hayaller biter mi, biri bitmeden diğeri başlıyor. Cevdet Mercan, Reha Erdem hayalimdi mesela… Pedro Almadovar var tabi çalışmayı istediğim. Benden haberi yok, olsa beni kadrosuna dahil ederdi. Hayalimdeki role gelince; özellikle İran’lı bir mülteciyi oynamak isterim. Beni çok zorlayacağını düşünüyorum. Farsça öğrenip canlandırmak o karakteri, çok etkileyici… Bir yerden dokunmak isterim mülteci sorununa.

  • Okuyucularımıza son dönem neleri izlemesini önerirsiniz peki?

Festivalde seyredip çok etkilendiğim; Koca Dünya, Babamın Kanatları, Albüm ve Rüya filmlerini kaçırmasınlar derim.

  • Son olarak, sanata ve sanatçıya dair bir şey söylemek ister misiniz?

Sanat durmamalı ve sanatçılar günlük politika yapmamalı. Tabi ki politik duruşu olmalı ve bunu sanatına dahil etmeli ama sanatçı politikacı gibi davranmamalı…

 

 

 

DİĞER ROPÖRTAJLAR

Festival Başlıyor: İlker Savaşkurt 'Damat Koğuşu'nu Anlattı

Sesinde Bir Tatlı Huzur… Bennu Yıldırımlar

Harun Can 'Baktığın Aynaya, Seviştiğin İnsana Oynuyorsun Bazen'

İkiyüzlü Ahlak Anlayışımız Bıçak Altında (Kasap Havası)

4. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali

Ayta Sözeri: ‘Kosmos’ İle Kesilen Nefesimiz, ‘Koca Dünya’ İle İçimize Dönüyor

Reha Beyoğlu: Reis’Teki Reha’Yı, Reha’Daki Reis’İ Seyrettireceğim

Semra Güzel: 'Kervan 1915' Çok Şey Kattı Bana

Yine, Yeniden Ben-Hur : Jack Huston

Ece Yüksel: Farklı Projeler İle Sınırlarımı Zorlamak Beni Mutlu Ediyor

Pakistan Filminde Bir Türk Kızı: Emel Karaköse

Gerçekten Güzel Mi İstanbul Ayla Abla?

Atalay Taşdiken: Arama Moturu Sahici Ve Eğlenceli Bir Durum Panoroması

Ragıp Gülen: Tiyatro Ve Sinema Oyunculuğu Esas, Dizi Oyunculuğu Fast Food

Duygu Demirdağ: İspanyol Sineması Travmalarını Çok İyi Anlatıyor

İpek Tuzcuoğlu: İnsanlar İçin Yaşamamayı Öğrendim...

Cezmi Baskın: Sinemamız Manüfaktür Dönemini Yaşıyor

Selim Evci: 'Saklı’ Susmayan Bir Film

Jehan Barbur: Bir Filmi Söz Ve Sesle Anlatmak Ayrıcalıklı Bir Duygu

Özge Kocatürk : “Yönetmen Bir Kaptır, Oyuncu Da Bir Sudur."

Demet Cengiz İle "Patronca" Üzerine...

Saba Tümer: Milyon Dolarlardan Banane, Adam Gibi Film Yap!

Yeşim Ceren Bozoğlu: Aktörler Yeni Çağın Gladyatörleri

Ertan Kılıç: Sanat Ve Oyuncu Muhalif Olmalı. Sadece Bu Eleştirel Bakış; Sanatı, Sanatçıyı Ve İnsanı Daha İyiye Taşıyabilir.

Hülya Koçyiğit: Yaşayan Ve Yaşatan Filmleri Seçtim

Ebru Kaymakçı: Kâşif Olmak Lazım. Hiç Durmadan Keşfe Devam Etmeli Oyuncu

Berkay Ateş: Her Şey ‘Abluka’ Altında

Funda Eryiğit: 'Biz Yaptık, Seyirci Anlamıyor’ Olmaz!

Murat Deniz: Sinemacı Büyücü; Sinema, Büyücünün Önündeki Küre

Selen Uçer: Bugünün Samimi Anlatımını, Derdini, Hikayesini Seviyorum

Esra Şengünalp: Her Şeyini Ortaya Koymaktır Sinema

Erkan Can: Derdi Olan Sinemayı Seviyorum

Sinemanın Zarif Yüzü: Nebahat Çehre

Avni Kütükoğlu: Yalın, Gerçek Ve Sessiz Bir Hikaye ‘Beni De Götür’

Mahur Özmen: ‘Hiçbirimiz, Kenan Evren’İn Olumsuz Şahsiyetinde Kendini Temize Çekmemeli’

Hilal Sönmez 'Son Bir Dans'ı Anlattı

Kanatsız Karıncalar Da Uçar Mı Dersiniz?

Doğa Can Anafarta: Filmimizi İzlemek Cesaret İstiyor

Celal Çimen: Söyleyecek Sözü Olan Herkesin Film Çekmeye Hakkı Var

Füsun Demirel: Hayat İle Mücadelem Hiç Bitmiyor