MEDYAHOMUNCULUS

YARINLARIMIZI HORMONLARIMIZA BIRAKIRSAK, KAOS ANNE DOĞMAZ MI?

Ceyda Saliha Şener

@corvusunanamne

BU YAZIYI PAYLAŞ

 

Adı; "Kitchen/The Naked Kitchen/Çıplak Mutfak" olan 2009 yılında çıkmış Güney Kore yapımı bu film, Ahn Mo Rae ve Han Sang In'ın uzunmuş gibi gösterilen beraberliğini anlatır. Evlilik şu dünyada çok uzun yaşanan ve can sıkıcı sayılabilen bir harekettir, der gibidir. Çiftin muamelesi neredeyse abi-kardeş ilişkisine dönmüştür. İlk gördüğü andan itibaren Hang Sang, Ahn Mo Rae'nın yanında bulunmuş, sonra da O'na eş olmuştur. Beraber büyüyenlerin birbirinden bunalmasına, işte canlı şahit diyemeyiz; çünkü filmler sadece birer "ÇEKİLMİŞ" tir. Oyuncular, metin, yönetmenin değirmeninde/hayalinde biraz da öğütülür. Hayat aynı kişiyle geçer mi? sorusu şu günlerde de "banane" diyenlerin ahını almıştır. İnsan mitik söylencelerde bile Adem'in Havva'dan sıkılıp, yaratıcıdan renkli bir taş istediğini, dişisinin bundan hiç haberinin olmadığını kulağımıza tükürürken, acaba hayretimize ne demek istemiştir? Ruh kendi eşini bulacak diye, kırılmadık niyet kalmamıştır. Şempanzeye yüzde doksan sekiz benzediği söylenen insan, sadece üreyip esneyecek midir? Ahn Mo Rae gibi zorunlu birliktelik yaşayanları, ileride "kader" sığınağına yollayacağımız garip sapmalar mı karşılayacaktır. İşte bunu ben ve diğerlerimiz bilemeyeceğiz.

BERABER YAŞAMAK ÇALIŞKANLIK İSTER

Yazgıların şarkılarını, biraz da kendi diyaframımız şekillendirir. Yanında bir insan varken, diğeri sürekli göğe bakıyorsa, bilin ki "vazgeçmek"eylemi işe koyulmuştur. Ama Turgut Uyar'ın dediği gibi birlikte göğe bakmakta mümkün elbette. O zaman hayatın size yağdırdıklarını yanınızdakinin elleriyle öteleyebilirsiniz. Ahn Mo Rae'nin Park Doo Rae ile karşılaşmasını bu film için yazanlar -"sıcağın sersemleştirmesi ile çift birbirine döküldü" şeklinde yorumlarlar. Yarınlarımızı hormonlarımıza bırakacak olsaydık, kaosun doğurganlığı başlamış olurdu. Evimizde kendimize ait nesnelerle aramızdaki bağlantıyı yeniden düşünmek, öznenin iktidarından gayrisini çırpmak gerek. Ama bu işlemi sevdiklerinizle yapın. Çünkü beraber yaşamak, çalışkanlık ister. Ayrıca İlber Hoca'mızın dediği gibi "Private Life/Müdahale edilmemesi gereken kişinin kendi zamanı" kavramına yeniden bir eğilmek gerek. Türkler birbirlerine fazla otoriter bir toplumdur. Zamanın kişiye ait olduğunu, kendi ömrünü kendisi isterse başkasına kullandırtabileceğini/verebileceğini unutmamak gerekir. Bu durumda bolca Fransız Yemekleri ve beyaz rengin baskısını bu filmde seyretsek de, çok da içimiz rahatlamaz. Kime acınacağına filmin imgeleri müdür olur. 

VE AKLIMIZA GALAKSİ ÇARPAR…

Gelelim "HER" adlı filme. Sesin ve hayalin, -gerçekleri bilsek de- ruha ve bedene tesirini görürüz. Koltuğunuza oturmuşken, A... tarafından üretilen "hizmetçi Samantha"ya boşluğunda kendini kaptıran yazar bir adamın halini oturup cımbızlarsınız. Simulasyon başımızın neden tacı olmuştur? Yunanlılar'ın da üstünde durduğu "Gösteri" kavramı ayaktadır. Burada, aşkından ayrılarak birlikte yaşamayı beceremeyen ikinin birine, yapay zeka isabet eder. Garibanlığa atlayan birey kendisine hizmet edilip, tüm işlerinin kolaylaşmasına hayran olur. Scarlett Johansson tarafından seslendirilen sekiz binden fazla insana da aynı zamanda hizmet edip içinden 640’dan fazla kişiye de aşık olduğunu söyleyebilen ürüne, Theodor sevdalanır. Aklımıza galaksi çarpar. Zavallı İnsan, sana neler yaptılar? diyerek, kendimize uyarılar göndeririz.

FİLMLER HAYATİ KONULARA ÖRNEKTİR

Filme bakarken 100 metreden yüksek 100’den fazla gökdelenin olduğu zeka oyunlarına adını veren Şangay'ı anımsarız. "Savaşa ve ölüme götüren fikirleri tek sağlıklı şey olarak benimseyen, Fütürizm akımını da beynim tirbuşon/burgulanmış olarak yeniden düşünür. Bu akım yeryüzündeki kütüphaneleri "yararcı korkaklıklar" olarak görüyordu ve buna göre kitabın evleri kaldırılmalıydı. Gülümsemem, dişlerimin dudaklarımı kanatmasına yaver oldu. Yarış arabası demek Yunan Heykeli'nden daha üstündü öyle mi Marinetti? Gelin "örnek" kavramı üzerine de akledelim. Etimolojik açılımda "durum ve niteliği benimsenmesine değer şey " olarak veriliyor. Bu bir arabadır, heykel değil. Ayrıca filmler hayati konulara birer örnektir. Yani diğer bir örneğin anlamı/göstermeliktir. Her şeyi birbirine karıştırdık. Aşure zor zamanlar içindi, yanıldık. Yönetmeni, Spike Jonze olan bu film 2013 ABD yapımıdır. Endüstrinin duyguları yıkımını iyice perçinlemek için 14 Şubat’ta gösterime girmiş,  "aşk" kavramı toprağa çekiçlenmiştir. Theodore ve Samantha örneğinde gördüğümüz gibi, "Atipik/düzensiz/değişken insanlar "Hangi sebepten dolayı çoğaldılar, konferans mı yapalım? Pişt okuyucum, sizi de mi işletim sistemine kaptırdık:) 

 

 

 

YORUMLAR [0]

DİĞER YAZILARI

Çalınıyor Adalet, Vurun Duvarları (The Handmaıden)

Hep Ağlıyordu Gemiler, Hep Uçak Olmak İstiyorlardı (The Great Wall)

Birbirimizde Zuhur Ediyoruz (Stranger Than Fıctıon)

Ölüm, Ölür Müsün Başımda, ”Şah” De Hadi (The Seventh Seal)

Gardırop Akıl, Ayna Şehrine Yaklaşırsa… (La Notte)

Kader, Genel Bir Mülkiyet Midir? (The Man Who Wasn't There)

Ölü Yazar Olmadığı Gibi, Ölü Oyuncu Da Yoktur! (Look Who’S Back?)

Şiddet Kullanan Eş, Nasıl Eşses Olabilir Ki? (Arretez Moı)

Acıkan İnsanı Kandırmak Kolaydır (Crow’S Egg)

Her Kitap Anne Değildir Ya Da Bazı Kızlar Yanlış Kitap Seçer (Madame Bovary)

Aynalar Arası Dedikodu (La Double Vıe De Véronıque)

Sine-Retrospektif (Bronenosets Potyomkın)

İnsanı İnsana Yasak Kılamazsınız (Pleasantvılle)

Kitle, Geleceğin İntihar Bombacısı Olmamalıdır (The Man Who Knew Infınıty)

Çamura Ruh Veren Elma (Camılle Claudel)

Lanetli Hayalin Tekamülü (The Wınd Rıses)

Mülkiyet İle Onur Kavramını Evlendirene Yazıklar Olsun! (Marına)

Sadece Konuşan Bir Hayvan Değildik… (Twelve Monkeys)

Devrim Ailede Başlar (Trumbo)

Bütün Saksılardan Sen Mi Sorumlusun Bahçıvan? (Detachment)

Ağlayacak Çok Şey Var, Bari Buna Gülelim (Çingeneler Zamanı)

Çiçeklerin Kokusunu Çoktan Çaldılar (La Maman Et La Putaın)

İnsan, Sadeleşemeyen Bir Oyuncudur (The Danısh Gırl)

Yetişkin İnsan Asla Doğmamıştır (Crımes And Mısdemeanors)

Anmak, Geçmişi Muteber Kılmaktır (To Rome Wıth Love)

Ruhuyla Oynayan Aktörler, Zinciri Kıran Kitleleri Büyütürler (Lısten To Me Marlon)

Dil, İradenin Hıçkırışıdır (Wakıng Lıfe)

İnsan Bazen Akıl Oyunlarında Ray Değiştirir (Irratıonal Man)

Asıl Mesleğimiz ‘Caka Satmak’ (Socrate)

Bazı Filmler Passiflora/Çile Çiçeği Etkisi Veriyor (Tımbuktu)

Benden Başka Bir Beni Sevdim (The Royal Tenenbaums-5 To 7)

Hüzün Yol Kesicidir ((As Good As It Gets)

Bir Sinema Filmi Kaça Ayrılır?

Hayat Senaryosunun Adı ‘Hepsi Birarada’Dır… (La Cıocıara)

Tanımlarımız Hangi Kişilerin Gardrobundan?

Yasakçı Mı, Özgürlükçü Mü Filmler Çekilmeli?

Bazen Katırlara Kelebek Banyosu Uğramaz

Dil Bilmeyen İnsanı Müzik Konuşturur (Almost Famous)

Yalnızlık İstenen Bir Rica Mıdır?

Yarınlarımızı Hormonlarımıza Bırakırsak, Kaos Anne Doğmaz Mı?

Kuşların Da Yürüdüğünü Biliyor Ahtapotlar (Vıvre Sa Vıe )

Sadece İlaçların Yan Etkisi Yoktur! (Je, Tu, Il, Elle)

Huzursuzluk Evlerdeki Yersiz Ejderhalardır

Uğraşılarımıza Örümcekler Oda Kiraladılar (Requıem For A Dream)

Kadınlar İkiye Değil, Nara Ayrılır

'Umut Yok, Korku Yok'

Aşk Cadı Elması Mıdır?

Sinemanın Dili Boğazına Kaçmadı Değil Mi?

Hayatın Çocuğu (Faust)

Sinema İmgelerin Hacimsel Hareketidir (Le Chef)