MEDYAHOMUNCULUS

TANIMLARIMIZ HANGİ KİŞİLERİN GARDROBUNDAN?

Ceyda Saliha Şener

@corvusunanamne

BU YAZIYI PAYLAŞ

Tat alma hissim karışık bu aralar. Vakti öğütüyor gibiyim. Beslenme çantamın ağzı açık. "Yaralanma" üzerinde durmuyorum. Saatlerimin tren yerine uçağa binmesine de kızmıyor değilim. Malum akrabam olan Rimbaud şöyle demişti ya:"yazık kendini keman olarak bulan ağaca". Bir sürü insanız, garipseyecek olduğumuz çivicilerle, olmak istediğimizi söktürüyoruz. Neydik? Ne olduk? Ya da kim bizi oldurdu? sorularıyla akşamüstü kuru bamya çorbası yenir mi? Vallahi yenir. Tanımlarımız hangi kişilerin gardrobundan? Tabi bu durumda aile dostlarımdan Rene Char'ın "Biz yönetilemeyeniz. Bize efendi olan şimşektir, aydınlatan, ikiye bölen" sözlerini anımsayan lütfen benimle birçok çay içsin.

GEÇ GELEN SEVGİ/ FALLING IN LOVE

Çay bahçemin kaktüslerinden Charles Baudelaire şimdi şöyle dedi: Kendine dön ruhum, bu ağır saatte". Mevzuyla bir denk geldim öyleyse. Hangi  filmden mi bahsedeceğim? Robert De Niro ve Meryl Streep'in oynadığı; "Geç Kalan Sevgi" Falling in Love" 1984 yapımı olan bu görüngüyü tabi ki. Bu filmde ağaçla keman karmaşasını birden görüverirsiniz. İsabet eden tartakladığımız eylemlere ağaçkakan olmuşluğumuz utanır birden, caddesi oluveririz tüm uğaştıklarımızın. Ten ve cinsiyet/beden ve ıstırap kavramları arasındaki düşünmeleri epeyce yapabilmişşek, anlarız insanın dallar arasındaki kuşşal bilincini.

Frank ve Molly'nin başka kişilerle evlilikleri sırasındaki ruhdaşına Noel'de rast gelişlerini anlatan bu seyirliğin yönetmeni; Ulu Grosbard'dır. Sevdiklerine aldıkları kitaplar karışmış, birbirlerine çarpışmış olan bu ikili, metroyu kendi birlikteliklerinin tahta evi kılmış, çekim gücü denilen şeye izin vermiş ve çağıran şeye doğru yol almışlardır. Bu arada filmin ilk başında arkadaşının boşanma sebebi başka bir kadınla olan birlikteliği iken, Frank arkadaşına "sakın ayrılma" demişken, aynı duruma, kadere evet demesiyle kendisini sokar. Günümüzde insanlar ne kadar birbirlerini yalnız bırakıp, çoğunlukla birbirlerinden sıkıldıkları için, kıymet bilinmez bir çağa hepimiz tanık oluyoruz, evet. Bamya mı? Yedim-bitirdim sevgili okuyucu. Karnımda yeşil taneler.

‘Çürümenin Kitabı’nı okudunuz mu? Cioran'ın. Bu filmin yakınında, kitabın sayfalarında zonklamak lazım. "Düşüncelerim bir şairin alınyazısı olsun isterdim" der, Cioran. Ben de alın yazılarına kelimeler kazımak isterim. Bir düşten öbürüne kayarken, sarkan iplerle söğüdü birbirine karıştıranlarla yemek yemeyelim lütfen. Taşın, sırrın dilini anlayan filmler biraz da seyredenin dallı budaklı olmasına bağlı. İzleyenleri yetiştiren bir üniversite olsun. Sadece  tuz ve ekmek değil insanın karnını doyuran. Bunu Falling in Love'da hepimiz gördük. Elime geçse bu mutsuz insanlar. Karşılıklı konuşup belirli manifestolar tayin etsek. Hiç bir şeye takmadan asil bir tavır takınıp, arada gülerken yağmur içsek. Dertlenip durmak yerine, sevgisiz kalan toprağımızı sulasak.

 

HAYAT DEDİĞİMİZİN TRAFİĞİNE ARABA MI YETER?

Bazen geç gelir istediklerin. ‘Ya da’lar bağışlanır kılınır. Ormanlar biraz ateşlenirken, tulumba tatlısı yiyenler şarkı söylemeye kalkar. Hayat dediğimizin trafiğine araba mı yeter be kardeşim? diyenler de olur. Yalnızlık, evrende evcilik oynamayana gelirse, o kişi hüzün evinden çıkamaz. Ağlar, eskir, ölür. Frank ve Molly garip bir stadda kümülatif bir söylenceye gömülmüştür. Acıma duygusuyla ayrılma eylemini yanyana koyarsanız, mutlu ömür çıkmaz bilesiniz. Şu an bunu yazarken hırlıyor gibi yazdım duydunuz mu? Bir çok arkadaşım şu bilgiyi unutuyor. Sevdiğiniz acımanızı değil sevmenizi istiyor. Acıyarak sevmek ise aşkın turtasına girmez.

Baudelaire geldi yetişti camıma:" Tıpkı bir duvar gibi, kalınlaşırdı gece". Durumum şu Frank ve Molly: sorgularımız keman mı ağaç mı? Meczubuz dedik!.. Ona ne şüphe:)

 

YORUMLAR [0]

DİĞER YAZILARI

Çalınıyor Adalet, Vurun Duvarları (The Handmaıden)

Hep Ağlıyordu Gemiler, Hep Uçak Olmak İstiyorlardı (The Great Wall)

Birbirimizde Zuhur Ediyoruz (Stranger Than Fıctıon)

Ölüm, Ölür Müsün Başımda, ”Şah” De Hadi (The Seventh Seal)

Gardırop Akıl, Ayna Şehrine Yaklaşırsa… (La Notte)

Kader, Genel Bir Mülkiyet Midir? (The Man Who Wasn't There)

Ölü Yazar Olmadığı Gibi, Ölü Oyuncu Da Yoktur! (Look Who’S Back?)

Şiddet Kullanan Eş, Nasıl Eşses Olabilir Ki? (Arretez Moı)

Acıkan İnsanı Kandırmak Kolaydır (Crow’S Egg)

Her Kitap Anne Değildir Ya Da Bazı Kızlar Yanlış Kitap Seçer (Madame Bovary)

Aynalar Arası Dedikodu (La Double Vıe De Véronıque)

Sine-Retrospektif (Bronenosets Potyomkın)

İnsanı İnsana Yasak Kılamazsınız (Pleasantvılle)

Kitle, Geleceğin İntihar Bombacısı Olmamalıdır (The Man Who Knew Infınıty)

Çamura Ruh Veren Elma (Camılle Claudel)

Lanetli Hayalin Tekamülü (The Wınd Rıses)

Mülkiyet İle Onur Kavramını Evlendirene Yazıklar Olsun! (Marına)

Sadece Konuşan Bir Hayvan Değildik… (Twelve Monkeys)

Devrim Ailede Başlar (Trumbo)

Bütün Saksılardan Sen Mi Sorumlusun Bahçıvan? (Detachment)

Ağlayacak Çok Şey Var, Bari Buna Gülelim (Çingeneler Zamanı)

Çiçeklerin Kokusunu Çoktan Çaldılar (La Maman Et La Putaın)

İnsan, Sadeleşemeyen Bir Oyuncudur (The Danısh Gırl)

Yetişkin İnsan Asla Doğmamıştır (Crımes And Mısdemeanors)

Anmak, Geçmişi Muteber Kılmaktır (To Rome Wıth Love)

Ruhuyla Oynayan Aktörler, Zinciri Kıran Kitleleri Büyütürler (Lısten To Me Marlon)

Dil, İradenin Hıçkırışıdır (Wakıng Lıfe)

İnsan Bazen Akıl Oyunlarında Ray Değiştirir (Irratıonal Man)

Asıl Mesleğimiz ‘Caka Satmak’ (Socrate)

Bazı Filmler Passiflora/Çile Çiçeği Etkisi Veriyor (Tımbuktu)

Benden Başka Bir Beni Sevdim (The Royal Tenenbaums-5 To 7)

Hüzün Yol Kesicidir ((As Good As It Gets)

Bir Sinema Filmi Kaça Ayrılır?

Hayat Senaryosunun Adı ‘Hepsi Birarada’Dır… (La Cıocıara)

Tanımlarımız Hangi Kişilerin Gardrobundan?

Yasakçı Mı, Özgürlükçü Mü Filmler Çekilmeli?

Bazen Katırlara Kelebek Banyosu Uğramaz

Dil Bilmeyen İnsanı Müzik Konuşturur (Almost Famous)

Yalnızlık İstenen Bir Rica Mıdır?

Yarınlarımızı Hormonlarımıza Bırakırsak, Kaos Anne Doğmaz Mı?

Kuşların Da Yürüdüğünü Biliyor Ahtapotlar (Vıvre Sa Vıe )

Sadece İlaçların Yan Etkisi Yoktur! (Je, Tu, Il, Elle)

Huzursuzluk Evlerdeki Yersiz Ejderhalardır

Uğraşılarımıza Örümcekler Oda Kiraladılar (Requıem For A Dream)

Kadınlar İkiye Değil, Nara Ayrılır

'Umut Yok, Korku Yok'

Aşk Cadı Elması Mıdır?

Sinemanın Dili Boğazına Kaçmadı Değil Mi?

Hayatın Çocuğu (Faust)

Sinema İmgelerin Hacimsel Hareketidir (Le Chef)