MEDYAHOMUNCULUS

ŞİDDET KULLANAN EŞ, NASIL EŞSES OLABİLİR Kİ? (ARRETEZ MOI)

Ceyda Saliha Şener

@corvusunanamne

BU YAZIYI PAYLAŞ

“Bazen iyi olmak için kötü olmak gerekir” cümlesiyle “yasal olanla mümkün olan arasında fark vardır” ifadeleri arasında kalırken izleyeceğiniz bir filmdir: Arrêtez Moi

2003 Fransa yapımı olan Arretez Moi, insanın kafasının içinde kendi sorgucu polisi olduğunu ve insanın iç muhasebesinin esas hayatındaki kararları almada önemli rol oynadığını söyler. Ne tuhaf, bir gecede yağmur insanların gözleriyle yarışırken karakolun kapısından “beni hapse atın” dileğiyle gelen, teslim olan yazgısı ilginç bir kadınla gece nöbetçisi olan polis bir kadın arasında “doğru kavramı ve insanın yanılgısı” konuları hakkında bizi tekamüle zorlar. Düşünce evimizde sevgi istemekliğin insanı, özellikle de kızları nasıl da yazgının işkencelisine maruz bıraktığını ağlayarak seyrederiz.

Sadece çalışan ve hayat gülümseyen kadın arkadaşının ısrarıyla dans kulübüne gider. O sırada kendisinden yaşça büyük ama iyi dans eden bir erkeğin arzulu oyunu onu kendi kafa polisinden uzaklaştırmaya yetmiştir. Dans ederken oldukça zarif olan bu adam, gerçek hayatta bu kadınla evleneceğim diye tutturunca, adamın annesi kızı uyarsa da “akan suya kapılmak evladır” sözünden mütevellit, güya aşk gemisine seçtiği kızı bindirmeyi başarmıştır. Eve girince her şey değişir. “Su şişesini neden o sehpaya koydun”, “neden böylesin, nerdesin?”, “evde olman suç”, “kadın olman daha büyük bir suç”, “beni sayacaksın” soruları ve dayaklarıyla karşılaşan gelin, hayal imtiyazını çoktan kaybetmiştir. Sürekli iyi davranmaya adeta iyi ruhuyla kötülükleri engellemeye çalışır. Lakin bu zulüm geçmez.

Kadın şiirsel duruşuyla katedral idamlarını engelleyemez. Adam hastadır. Gerçek tatmini, kadını dövdüğünde ortaya çıkar. Meğer dansla avladığı geyiği tokatla-yumrukla öldüren birisiymiş. Herkes geç tanınır. Hiç kimse gerçek olarak ayna değildir. İşaret takiplerini ancak kendilerine deli denenler mi anlayabiliyor? Silah ve dayak kullanan nasıl birisinin eşsesi olabilir ki? Kadınlar neden böyledir? Ey kuş, ey solucan, ey incir? Derilerinde sakladıkları derin tohumları herkese göstermek, her gülümseyene bir çekirdek hediye etmek ne kadar da ebleh bir tavırdır. Biraz dursun gökyüzü. Birden melemesin kuzular. Lütfenleri kumbaralamazsak ne kadar iyi olur.

EV HAPİSHANEYE DÖNDÜYSE, KADIN KİME TESLİM OLUR?

Kadın cezaya susarak cevap verir. Gülümser ve kocası ne emrediyorsa onu yapar. Günlerden bir gün kavga esnasında şiddet altındayken kocası balkondan aşağı düşmüş müdür? İntihar mı etmiştir ya da karısı günlerdir öldürmeyi planladığı için bu fırsatı kaçırmamış mıdır? Ama adam ölse de ona benzeyen kopyası hep kadının yanındadır. Zulüm çoğalarak devam etmiştir. Her yere babasının fotoğraflarını serpen oğul, annesine ‘katilsin’ hükmünü giydirir. Kadın suçlanmaya o kadar alışmıştır ki, adam kendi düşse de kadın ‘ben düşürdüm’ zannetmektedir.

Polis kadınla, haksız yere hayatı çalınan kadının arasındaki diyalog sizi insan maskeleri müzesinde dolaştırır. İnsan hırsızdır. İnsan aşçı mıdır? İnsan yumurtayı yok eden bir civcivdir. Lanetli topraklar değil, hain insanlar vardır. Şimdi trenin bıraktığı türkü, defter arasına koyduğumuz cetvel, çöp kutusu yakınına koyduğumuz beş senelik ayakkabımız bizi hüzünlerimizden alıkoyacak mı?

Kadın polise yalvarır, hatta saldırır ‘beni hapishaneye yatır!’ Polis ‘en suçsuzsun, boş yere hırpalama kendini’ derken, hayatından örnekler verir. Lakin insan beyni garip çıkış yolları bulur. Kadın inandırmıştır kendini. Bütün kötü seslerden, suçlamalardan, kabuslardan kurtulmanın tek yolu o hapishaneye girmektir. Böylece suçu kabullenip cezasını çekmeye başlayınca, gizlenmenin ateşi onu yakmayacak ya da kocasına benzeyen oğlundan sonsuz kurtulmuş olacaktır. Demir parmaklıkların ardının insana şifa olacağı kimin aklına gelebilirdi ki?

 

YORUMLAR [0]

DİĞER YAZILARI

Çalınıyor Adalet, Vurun Duvarları (The Handmaıden)

Hep Ağlıyordu Gemiler, Hep Uçak Olmak İstiyorlardı (The Great Wall)

Birbirimizde Zuhur Ediyoruz (Stranger Than Fıctıon)

Ölüm, Ölür Müsün Başımda, ”Şah” De Hadi (The Seventh Seal)

Gardırop Akıl, Ayna Şehrine Yaklaşırsa… (La Notte)

Kader, Genel Bir Mülkiyet Midir? (The Man Who Wasn't There)

Ölü Yazar Olmadığı Gibi, Ölü Oyuncu Da Yoktur! (Look Who’S Back?)

Şiddet Kullanan Eş, Nasıl Eşses Olabilir Ki? (Arretez Moı)

Acıkan İnsanı Kandırmak Kolaydır (Crow’S Egg)

Her Kitap Anne Değildir Ya Da Bazı Kızlar Yanlış Kitap Seçer (Madame Bovary)

Aynalar Arası Dedikodu (La Double Vıe De Véronıque)

Sine-Retrospektif (Bronenosets Potyomkın)

İnsanı İnsana Yasak Kılamazsınız (Pleasantvılle)

Kitle, Geleceğin İntihar Bombacısı Olmamalıdır (The Man Who Knew Infınıty)

Çamura Ruh Veren Elma (Camılle Claudel)

Lanetli Hayalin Tekamülü (The Wınd Rıses)

Mülkiyet İle Onur Kavramını Evlendirene Yazıklar Olsun! (Marına)

Sadece Konuşan Bir Hayvan Değildik… (Twelve Monkeys)

Devrim Ailede Başlar (Trumbo)

Bütün Saksılardan Sen Mi Sorumlusun Bahçıvan? (Detachment)

Ağlayacak Çok Şey Var, Bari Buna Gülelim (Çingeneler Zamanı)

Çiçeklerin Kokusunu Çoktan Çaldılar (La Maman Et La Putaın)

İnsan, Sadeleşemeyen Bir Oyuncudur (The Danısh Gırl)

Yetişkin İnsan Asla Doğmamıştır (Crımes And Mısdemeanors)

Anmak, Geçmişi Muteber Kılmaktır (To Rome Wıth Love)

Ruhuyla Oynayan Aktörler, Zinciri Kıran Kitleleri Büyütürler (Lısten To Me Marlon)

Dil, İradenin Hıçkırışıdır (Wakıng Lıfe)

İnsan Bazen Akıl Oyunlarında Ray Değiştirir (Irratıonal Man)

Asıl Mesleğimiz ‘Caka Satmak’ (Socrate)

Bazı Filmler Passiflora/Çile Çiçeği Etkisi Veriyor (Tımbuktu)

Benden Başka Bir Beni Sevdim (The Royal Tenenbaums-5 To 7)

Hüzün Yol Kesicidir ((As Good As It Gets)

Bir Sinema Filmi Kaça Ayrılır?

Hayat Senaryosunun Adı ‘Hepsi Birarada’Dır… (La Cıocıara)

Tanımlarımız Hangi Kişilerin Gardrobundan?

Yasakçı Mı, Özgürlükçü Mü Filmler Çekilmeli?

Bazen Katırlara Kelebek Banyosu Uğramaz

Dil Bilmeyen İnsanı Müzik Konuşturur (Almost Famous)

Yalnızlık İstenen Bir Rica Mıdır?

Yarınlarımızı Hormonlarımıza Bırakırsak, Kaos Anne Doğmaz Mı?

Kuşların Da Yürüdüğünü Biliyor Ahtapotlar (Vıvre Sa Vıe )

Sadece İlaçların Yan Etkisi Yoktur! (Je, Tu, Il, Elle)

Huzursuzluk Evlerdeki Yersiz Ejderhalardır

Uğraşılarımıza Örümcekler Oda Kiraladılar (Requıem For A Dream)

Kadınlar İkiye Değil, Nara Ayrılır

'Umut Yok, Korku Yok'

Aşk Cadı Elması Mıdır?

Sinemanın Dili Boğazına Kaçmadı Değil Mi?

Hayatın Çocuğu (Faust)

Sinema İmgelerin Hacimsel Hareketidir (Le Chef)