KAYIP BAKIŞLAR

SEVGİ, ÜZGÜN BİRİNİ MUTLU ETMEKTİR (BLOOD BROTHER)

Serkan Murat Kırıkcı

@bodakedi

BU YAZIYI PAYLAŞ

 

1 Aralık Dünya AIDS günü sosyal medya hesaplarından iki cümle twitle, kırmızı kurdelalı profil resimleriyle öylece geçip giderken, ne kadar empati kurdunuz? Milyonlarca çaresiz hasta bir yana, suçu sadece HIV virüsü taşımak olan çocuklar geldi mi aklınıza? Hele de sefaletle ve imkansızlıklarla boğuşan ülkelerde her şeyin üzerine bir de ölüme ayarlı saat gibi zamanını bekleyen o çocuklar? Üç maymunu oynamadan önce, bir de HIV virüsünün etkilerine Rocky Braat’ın gözlerinden bakın...

 

“Blood Brother”, Hindistan’da HIV’li yetimlerin arasında kalan bir Amerikalının dünyasına odaklanıyor. “Robin diye erkek ismi olmaz” diyen dedesinin verdiği isimle Rocky, zor bir çocukluk geçirmenin faturasını kaçınılmaz olarak ailesinden kopmakla ödemiş. Aidiyet duygusunu tatmayan genç adam, kendisine aile aramış. Arayış içine de girince, 2008’de sırt çantasını alıp Hindistan’da almış soluğu ve hayatı değişmiş. Bu değişimin göz yaşartan belgesi “Blood Brother”... Gerçek hayatın içinden, kabul edilemeyecek gerçeklerin çok içinden... Etkisi de o alabildiğine çıplak gerçeklerinde...

 

Chennai’de HIV’li yitimlerin kaldığı kuruma gitmesiyle başlamış hikaye, çocuk sevmeyen bir adam olarak başlamış. Gerçeklerle yüzleşmesine vesile olan o çocuklar çıkmamış aklından... Tekrar gitmek istemiş, gitmek yetmemiş, oraya taşınmak istemiş, o da yetmemiş o bölgeden bir kadınla evlenmek istemiş. Her şeyini satıp soluğu Hindistan’da almasını şaşkınlıkla izleyen çocukluk arkadaşı da durumu merak edince, etkileyici bir kardeşlik öyküsü çıkmış ortaya...

 

Karşılıklı sevginin ne kadar büyük ihtiyaç olduğunu, hiç bir umudun payına düşmeyen ölümün çaresizliğini bile yenebildiğini gösteren bir öykü bu. İnsanın; sadece insan olarak, herkesin içinde olan insan olmanın salt erdemleriyle neleri değiştirebileceğinin belgesi “Kan Kardeşim”... Gücünü de yaşamanın sevdikçe, sevildikçe anlam kazanmasından alıyor. Yaşıyor Rocky, yaşadığını iliklerinde hissediyor ve hissettiriyor. Çocuklar için basit bir adam değil artık, doktor, öğretmen, arkadaş, baba ihtiyaç duyulan hangi sıfat varsa o... Rocky için de dünya, o çocukların gözlerinde saklı... “Hastalanıyorlar, vücutları yara bere içinde kalıyor” diyor Rocky, “Ama yaralarına değil onlara bakmanızı bekliyorlar...” O bütüne bakmak içinse büyümek gerektiğini anlıyorsunuz izlerken...

 

Gerçekleri o kadar mütevazı, o kadar çıplak anlatıyor ve gösteriyor ki, bir sınavdan geçiyorsunuz. Küçük bir kız çocuğunun motorla hastaneye yetiştirilmeye çalışırken ölmesi kanınızı donduruyor örneğin... Vücudu yaralarla kaplı, gözleri de enfeksiyonla kapanan çocuğun hastanede verdiği mücadeleyi görmek yada... O açık yaraların arasından, kan ve yaradan kaybolan dudaklarından, kapanan gözlerini örten sargılardan geçip gerçekten bakabilmek, onu gerçekten görebilmek ancak “insan” olarak mümkün... Siz zor bakarken, Rocky yanı başında, o yaraları iyileştirmeye, doktorların “yaşamaz” buyruğunu tersine çevirmeye çalışıyor... “Onları o durumdan çıkaramam ama kendimi o durumun içine koyabilirim.” diyor.

 

“Birlikte kalacaksın, bir arada yaşayacaksın, birlikte çalışacaksın, birlikte ağlayacaksın ve inşallah birlikte öleceksin...” sloganıyla izleyen herkeste büyük etki bırakan “Blood Brother”, 2013 yapımı mütevazı bir dökümanter. Rocky Braat’ın hayatına bakan vizörün arkasında çocukluk arkadaşı Steve Hoover’ın yönetmenliğinde küçük bir ekip yer almış. İlk gösterimini Sundance’te yapıp, iki ödülle zaferini ilan edince festivallerin olmazsa olmazı olarak geçirmiş yılı. Toplamda sahibi olduğu on ödülünse pek bir önemi yok, zaten o ödülünü hayattan almış...

 

Aids’le olan tek yakınlığınız, 1 Aralık’ta kırmızı “kurdele”yi hatırlayıp profil fotoğrafı yapmak, özlü sözler paylaşmak ve sağda solda dağıtılan prezervatiflere hücum etmekten ibaretse, yaklaşın girin o kapıdan ve çocuklara bakın. “Sevgi nedir?” sorusuyla uzatılan kameranın içine bakan çocuk “Sevgi, üzgün birini mutlu etmektir...” diye cevapladığında, dönüp kendinize bakacak kendi sorularınızın arasında, yana yakıla aradığınız “insan”ı bulacaksınız... Android dünyanızdan çıkmayı akıl edip izlerseniz tabi...

YORUMLAR [0]