PERDE ARKASI

ROSEBUD; DAİMA ÇOCUK KALMAK (CITIZEN KANE)

Gülcan Bağırkan

@glcnbgrkn

BU YAZIYI PAYLAŞ

"Yurttaş Kane, merkezi olmayan bir labirenttir." Jorge L. Borges

Günümüzde sinemanın sahip olduğu birçok teknik buluşun temeli 1941 yapımı Orson Welles imzalı Citizen Kane ( Yurttaş Kane) filmine dayanıyor. Dönemin şartlarında getirdiği yeniliklerle seyirciye alışık olmadığı bir görsellik sunan yapım sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olarak gösteriliyor. Ne var ki, Yurttaş Kane bu övgüleri alana kadar çok sayıda sancılı süreçten geçecekti...

George Orson Welles, 25 yaşında çektiği dönemin birçok klişesine meydan okuyan ilk uzun metraj filmi Yurttaş Kane ile büyük çıkış yakalar. Öyle ki Welles'in yönetmenliğini, senaristliğini, yapımcılığını ve başrolünü üstlendiği bu film, uzun yıllar sinema tarihinin en iyi filmi kabul edilir. Ancak Welles'in Amerika'da tanınması Yurttaş Kane'den öncesine dayanır. Welles, 19 yaşındayken kurucu ortağı olduğu Mercury Tiyatro ile birlikte radyo tiyatroları hazırlamaktaydı. Takvimler 30 Ekim 1938'i gösterdiğinde Welles ve arkadaşları radyoda yazar H. G. Wells'e ait Dünyalar Savaşı kitabını bir haber bülteni gibi sunup oynadılar. Marslıların dünyayı istilasını anlatan oyun hazırlanan ses efektleri ile birlikte o kadar inandırıcıdır ki bütün ülke bir anda paniğe kapılır. İnsanların sokağa döküldüğü yayın, polislerin radyoyu basmasıyla son bulur. Ertesi gün gazete manşetlerini dolduran olay sonrası tüm Amerika'nın tanıdığı bir isim haline gelen Welles'e böylece Hollywood kapıları açılmıştır. 

 

HOLLYWOOD'UN KISKANILAN İSMİ, ORSON WELLES

Orson Welles'in sinemaya geçiş yaptığı yıllarda Hollywood'da yaşanan en büyük sıkıntılarından biri stüdyo baskısıydı. Sanat üretiminden ziyade izleyici memnuniyetini yani maddiyatı düşünen yapım şirketleri sanatçılar üzerinde baskı oluşturarak filmlerde istedikleri değişikliği yapıyorlardı. RKO yapım şirketi, Welles ile onu Hollywood'un kıskanılan adamı yapacak ilk niteliğinde bir sözleşme imzalar.Yapılan anlaşmaya göre Welles sanatsal açıdan bağımsız olacak. Filmiyle ilgili tüm kararları kendisi verecek. Stüdyo asla karışmayacak sadece bütçe sağlayacaktı. Dönemin önemli isimlerine kendi stüdyolarını açtıran sistemin genç ve tecrübesiz bir isim için uygulanmıyor oluşu oldukça ses getirmişti.

Orson Welles sinemaya adım attığı Yurttaş Kane'i çekmeden önce kendini geliştirmek amacıyla stüdyoya kapanıp günlerini ünlü yönetmenlerin filmlerini izlemekle geçiriyordu. Kalan boş vakitlerinde ise setleri ziyaret ediyordu. Yıllar sonra kendisine yöneltilen 'Nasıl yönetmen olunur?' sorusuna karşılık John Ford'un Stagecoach filminin defalarca seyredilmesini tavsiye eder. Çünkü hayranlığını her fırsatta dile getirdiği filmi kendisi de o günlerde pek çok kez izlemiştir. Welles, 1940'ın şubat ayında senarist Herman Mankiewicz ve tiyatrodan arkadaşı John Houseman ile bir araya gelerek üç ay boyunca aynı evde senaryo üzerine çalışır. Başlangıçta adının Amerikalı olması planlanan filmin çekimlerine 29 Haziran 1940'ta başlandı. Genç bir gazetecinin, medya patronu Charles Foster Kane'in ölmeden önce söylediği 'Rosebud' sözcüğünün peşine düşmesini anlatan Yurttaş Kane'in kadrosunda Welles'in kurduğu Mercury Tiyatro'nun oyuncuları yer alıyordu. Birçoğunun ilk filmi olmasına rağmen göz dolduran performanslar sergilemişlerdi. Welles, çekimler sırasında merdivene takılarak ayak kemiğini sakatladığı talihsiz bir kaza yaşar. Kısa bir süre tekerlikli sandalye kullanmak durumunda kalan yönetmen, kamera önüne geçtiğinde protez yardımıyla ayakta kalır.

Filmde kullanılan ünlü Rosebud gizemi ise tamamen senarist Mankiewicz'in fikriydi. Gül goncası anlamına gelen kelimenin filmde temsil ettiği metafor düşünüldüğünde argodaki 'ana rahmi' manasına yakınlığı dikkat çekiyordu. Welles, bu sözcüğü tanımlarken bilinçaltına dayanan bir kelime olduğunu kabul etmiştir. Yurttaş Kane, Rosebud adlı kızaktan yola çıkarak Amerikan Rüyasını, 2. Dünya Savaşı'nın Amerika üzerindeki etkisini ve en önemlisi psikanalizdeki bilinçaltı kavramıyla öpidal dönemi anlatmayı ustalıkla başarır. Filmde kullanılan kızağın akıbetinden bahsedersek, emin ellerde olduğunu söyleyebiliriz. Yönetmen Steven Spielberg 1982'de bir film objesine ödenen en yüksek rakamı vererek Rosebud kızağını satın alır.

 

HAYRANLIK UYANDIRAN ÇEKİM TEKNİKLERİ

Vizyona girdiğinde eleştirmenlerden ve yönetmenlerden övgü toplayan film gişede büyük bir başarısızlığa uğradı. Bunun en önemli sebebi filmdeki Kane karakterinin ABD'li medya patronu William Randolph Hearst'e olan benzerliğiydi. Welles yaptığı açıklamalarda Hearst'ü model almadığını dile getiriyordu. Ancak Kane'in yaşadığı Xanadu'dan koleksiyon merakına, rakip gazetenin yazarlarını transfer etmesinden özel yaşamına ve siyasi tutumuna kadar olan tüm benzerlikler Hearst'ü rahatsız edince filmin gösterimlerini engellemeye çalışmıştı. Gazetelerinde film hakkında haber yapılmasını yasaklayan Hearst, yapım şirketleri aracılığıyla RKO'ya filme ait negatifleri yakması için baskı yapar. Bu tehditler altında yeterli tanıtımı yapamayan yapımın gösterimi birçok salon tarafından da reddedilir.

Yurttaş Kane, o güne değin denenmemiş ne kadar çekim tekniği varsa kullanarak her karesinde adeta bir sinema okulu vazifesi görür. Filmi Fransız Yeni Dalga Sineması yönetmenlerinden François Truffaut "1940'lardan beri sinemada sözü edilmeye değer ne varsa Citizen Kane'den etkilenmiştir" diyerek özetliyordu. Flashback ve flashforwardların sıkça yer verildiği yapımın görüntü yönetmeni Oscarlı Gregg Toland'dı. Welles çekimler başlamadan Toland ile birebir çalışmalar yaparak ondan kamera açıları ve lenslerle ilgili eğitim alır. Yurttaş Kane'in sinemaya kazandırdığı alt açı kullanımı, dramatik bir öge olarak tavanın gözükmesi ve yan aydınlatma ilk defa denenmiş ve devrim etkisi yapmıştır. Ayrıca filmde deep focus (net alan derinliği) tekniği, tracking shot (kameranın nesneyi ya da oyuncuyu takip etmesi) tekniği, ışık-gölge oyunu, anlatıcı bakış açısı ve ses montajının kullanımı sinematografik bir başarı elde edilmesini sağlar. Kane'in evliliğinin özetlendiği 2 dakikalık yemek sahnesi ve fotoğrafın canlandığı sahnelerdeki teknik beceri izleyenleri hayran bırakır. Welles, filmin sinematografik başarısında büyük pay taşıyan Gregg Toland'ın adını bitiş jeneriğinde kendi adıyla birlikte yazarak onu onure eder. Dokuz kategoride Oscar'a aday gösterilen Yurttaş Kane sadece en iyi senaryo dalında ödülü alır. Aday olduğu diğer sekiz kategoride ise ödüllerin tamamını John Ford'un 'Vadim O Kadar Yeşildi Ki' filmine kaptırır.

Yurttaş Kane, savaş sebebiyle Avrupa'da geç vizyona girer. 1946'da Fransa'da gösterim yapan film Yeni Dalga Akımı'nı başlatan Cahiers du Cinéma dergisi yazarları tarafından büyük beğeniyle karşılanır. Bugüne dek Tim Burton, Steven Spielberg, Darren Aronofsky, Quentin Tarantino, Wes Anderson, Woody Allen, Ridley Scott, Christopher Nolan, Coen Kardeşler, Martin Scorsese ve David Fincher gibi birçok ünlü yönetmen filmlerinde Yurttaş Kane'e selam göndererek hayranlıklarını ifade etmişlerdir. Gişede yaşadığı başarısızlık ve maddi kayba rağmen Yurttaş Kane değeri zamanla anlaşılan bir yapımdı. Filmin yıllar içinde yaşadıklarını kurgucusu Robert Wise "Citizen Kane'in büyüklüğünün tam olarak farkında değildik. Ama iyi ve farklı bir film olduğunun da bilincindeydik" şeklinde değerlendirmişti.

Alıntılar: *Citizen Kane, Laura Mulvey, Alfa Yayınevi

YORUMLAR [0]