B+HORROR

PEŞİMDE TÜRLÜ İDEOLOJİLER…

Burak Bayülgen

@BBayulgen

BU YAZIYI PAYLAŞ

Gençleri hedef alan katliamların merkezinde yatan muhafazakar dayatma, aile sisteminin sorgulanmasında önemli bir rol oynarken, aile sisteminin çarpıklığının ceremesini evlatları çekiyordu. Ama bu oldukça korkutucu bir cümle olmakla birlikte, muhafazakar dayatmanın kim olduğu ve katliam ile canavarın bu muhafazakar kimliği ne derece yansıtabildiği ile de alakalıydı. Çünkü muhafazakar bakış, örnek bir aile teşkil etmeyi dayatmakla kalmayıp, bir ideolojik sistemin her türlü açığından faydalanarak kendi başına karar veren, oldukça otoriter bir cezalandırma işlemine girişiyordu ve neye ve kime göre doğru ya da yanlış gibi soruları doğru düzgün cevaplayabilmemize müsaade etmiyordu. Muhafazakar taban kendince doğru olduğundan ziyade, hakkı olanı alabilmek için 68 jenerasyonunu, militarizmi, militarizme karşı gelen herkesi katliamının içine alıp, sadece aç kalmamak, temel ihtiyaçları karşılayabilmek babında da sorguya tutuyor, kendi çarpık aile yapısını da oldukça tutucu bir kıvamda sergiliyordu.

Özellikle cinselliğin ön planda tutulduğu bu muhafazakar dayatmanın temellerinden biri de özgürce sevişmenin önüne bir engel koymak içindi. Öyleyse bu dayatma aile planlamasına maruz kalmadan doğan her bir çocuğu topluma ve temel ihtiyaçlar olan yeme, içme, barınmaya karşı ciddi bir tehdit olarak algılıyordu. Çocuğun ileride takınacağı ideolojik kimlik ise her türlü açığı verecek denli temelsiz ve çarpıktı. İdeal bir Amerikan ailesinin korku metinlerinde ilk etapta temel ihtiyaçlarını bir sorumluluk olarak ailesine sunabilmesinin de ötesinde kendisi de belirli beklentiler içindeydi.

Oldukça karmaşık bir cinsel ilerlemenin hüküm sürdüğü Amerikan Rüyası’nda, lanet ve katliam gibi kavramlar şehveti artık yeniden yedi günahtan biri olarak algılamak üzerine kuruludur. Ve bu rüya sınıfsal olarak sadece ruhban sınıfıyla kalmayıp, burjuvanın da yeniden cinsel bir kimliğe adapte olmasını öngörmektedir. Başlangıç temalı filmlere gelene dek cinsel kimliğin sınırsız ve özgür bir platformda sunulmasına karşı bir tepki koymuştu katliam ve lanet. Ama bu şehvetin yok edilmesini talep etmiyordu; aksine şehvete kapılıp başlıca sorumlulukları ihmal etmemeyi yeterli görüyordu.

Yeni Amerikan Rüyası ise cinsel kimliği bir lanet üzerinden ilişki değerleri bakımından ele almayı önermektedir. Öyle ki sevdiğin ve saydığın kişiyle belirli kurallara dayanarak cinsel ilişkiye girmek de artık bir lanetin hüküm sürmesine engel değildir çünkü lanet şehveti sevgi ve samimiyet değerleri içinde ele almamaktadır. Eşleşmek, evlilik gibi temel kurumlarda bile şehveti beraberce yaşanan bir zorunluluğa; sadece üremeye dayanan bir mecburiyete dayanarak çile çekmeye davet eden bir tabana götürmektedir. Dolayısıyla ilk cinsel ilişki, ten uyumu gibi deneyimlere açık olmakla birlikte cinselliğin özgürce yaşanabileceğine dair bir algıyı kırmaya çalışır bu muhafazakar taban. Lanet yayılmaya devam ettikçe en korkunç olanı, sevdiğin, saydığın, değer verdiğin ve ileride hayatını birleştirmek istediğin kişiyle cinsel ilişkiye girmemin bile mümkün olamaz hale gelmesidir. Yani, şehvet eşler arasında bile unutulması gereken, yaşam boyu çile çekmeye davet eden oldukça muhafazakar sistemin içinde en büyük günahlardan biridir.

Şayet bu lanet cinsel ilişkiye girmeyi mecbur kılıyorsa ve bu lanet bir zincir halinde ilerleyip yeniden en başa dönmek gibi bir tehdidi barındırıyorsa, ihtiyacı karşılamanın yollarını gettolarda aramaya; yani unutulacak, bir kereyle kalıp ömür boyu üzerinden atılamayacak bir günaha sevk etmektedir bireyi. Eş, dost ve sevgili ile mümkün olamayacak bu birleşmeyi gettolarda aramak ilk olarak burjuvadan ümit besleyen bir muhafazakar sistemi gündeme getirdiği gibi, gettonun muhafazakarlaşmasından ümidi kesmiş gibi bir izlenim de yaratır. Oysa ki korku metinlerinin ilk etapta gençlere saldırmasının ardında özgür seksi savunan bir jenerasyonun gençleri büyüttükten sonra burjuva sınıfına dahil olmasından ötürü maruz kaldığı bir cezalandırma yatıyordu. Gettodan yayılan bir lanet ile cinselliğe darbe vuran bir bulaşmayı burjuvanın muhafazakarlaşmasıyla açıklamak zincirin yeniden en başa dönmesiyle örneklenebilir çünkü burjuva bu ihtiyacı alt metinsel olarak yeniden gettolarda karşılayacak, zinciri başa döndürecek, laneti cinsel ilişkiyle sona erdirmenin umudunu yeniden gettolarda arayacaktır.

Muhafazakar ısrarın bir lanet üzerinden dayatılması, burjuvanın getto üzerindeki hakimiyetinden ziyade, kendi geçmiş suçlarını ( ki korku metinlerine göre buna suç demek daha doğru oluyor) telafi etmek üzere kullandığı bir kılıfı ortaya atmaktadır. Şehvet açlığıyla gettodan ümit besleyen burjuva birey, kendini muhafazakarlaştırdıkça tüm lanetin gettoda kalacağını ve orada yayılmaya devam edeceğini zannetmektedir. Halbuki, muhafazakarlık bu metinde bir tercih değil, bir dayatmadır ve her türlü açık vermeyi yakalamaya çalışmaktadır. İlk açık verdiği yerde laneti yeniden burjuvanın üzerine bindirmek için çabalayacak, gettodan burjuvaya doğru bir köprüyü yeniden inşa edecektir. Bu sebeple, getto geçmişli burjuvanın suçları bastırıldığı kadar, gettonun bu muhafazakarlaşma sürecinde yine alt metinsel olarak laneti ortadan kaldırmak için bir umut taşıdığını (ki cinsel ilişki daha hızlı yayılacaktır) burjuva daha da muhafazakarlaştırılarak öğrenecektir. It Follows’da (David Robert Mitchell, 2014) Paul’ün (Keir Gilchrist) finalde arabayla gettoyu turlaması ve fahişeleri izlemesi buna bir örnek teşkil etmektedir.

O halde şöyle bir tablo çıkıyor ortaya: Burjuva dayatılarak, mecburen muhafazakarlaştırıldığı kadar, bir o kadar da gettodan özgürlük umudu beslemektedir. Kendisine dayatılan ideolojik ve dini sistemin esiri olmamak için yeniden kendi bastırdığı suçların geldiği yeri, mekanı ve zamanı hatırlaması (sadece hatırlaması bile yeterlidir) gerekmektedir. Gittikçe muhafazakarlaştırılan yapısı, gittikçe daha artan bir getto farkındalığı yaratılmasıyla ölçülebilir ancak; kendi sınırlarını dayatma koşulunda yeniden zorlayan, ayrıştıran, bir öteki olarak algılayan ama kendi içinde ötekiden yeniden pay almayı tehdit babında gerekli kılan…

   

 

YORUMLAR [0]