SİNEPOEM

OLANLIK VE İNTİKAMIN ADALETİ (THE SALESMAN)

Esma Belgin Özdemir

@ebelginozdemir

BU YAZIYI PAYLAŞ

 

Seyreden neden bırakıp kaçsın ki? Kalır, devam eder seyrine. Fakat yönetmen uyarıyor: ‘Lütfen önyargısız izleyin!’

 

Asghar Farhadi’nin son filmi The Salesman; orta sınıf insanların çatlaklarını parçalayan isimsiz ve korkunç bir olayın gerilimini, içinde barındırdığı suçluluk ve utanç duygusu ile düşünmenin fitilini ateşliyor. Farhadi yaşam alanını bozan bir olaya çeviriyor kamerasını ve gösterişsiz bir incelemeye ortak ediyor seyircisini.

 

The Salesman’ın hikayesinde Tahran'da huzurlu orta sınıf bir çiftimiz var: Rana (Taraneh Alidoosti) ve Emad (Şahab Hosseini). Emad bir öğretmen, aynı zamanda yarı profesyonel tiyatro grubunun yetenekli üyesi. Arthur Miller'ın ‘Satıcının Ölümü’ oyununu sahnelemeye hazırlanıyorlar. Emad başarısız satış elemanı Willy Loman'ı, Emad'ın eşi Rana ise Willy'nin karısı Linda'yı canlandırıyor. Çiftimizin ilk talihsizliği; oturdukları binada oluşan çatlak ve çökmelerden dolayı yeni ev arayışı ile başlıyor. Tiyatrodaki bir oyuncu arkadaşları alternatif bir daire buluyor Emad ve Rana çiftine. Fakat bir fahişe olan genç bir kadın tarafından yaşanmış olan bu daire (bir odası eşyalarla dolu) gecenin her saatinde gelen aramalarla huzursuzluğa perde aralıyor. Kısa bir süre sonra Rana, bir gece dış kapıyı kocası olduğunu düşünerek açık bırakıp banyoya giriyor ancak içeri adımını atan kişi hayatlarını ters yüz edecek bir yabancı oluyor.

 

Farhadi'nin, duygusal sessizliklerinde; Miller'ın oyunundaki sahnelerle Emad ve Rana çiftinin gerçek hayatının korkunç ve karmaşık sahnelerini yan yana koyması, ilgiyi yükseklere taşıyan unsurlardan. Farhadi, orantılı bir trajedinin adım adım olanlığını yansıtırken, Emad’ın kısıtlanmış halini, karısını bir saldırıdan koruyamama çıkmazını filmin son dakikalarına kadar zekice tasarlamış diyebiliriz. Fakat maalesef A Separation'ın esrarengiz özeni bu filmde yok. Bir öğretmenin ve aktörün karısına saldıran adamı izlemeye çalıştığı The Salesman, ruhta fırtınalar koparken ‘intikamın adaleti nasıl sağlanır’ sorusunun izinden gidiyor sadece. Ki usta yönetmen, insanların orantılı intikam alma sürecinde neler hissettiklerini araştırmakla ilgilendiğini çok net ortaya koyuyor.

 

MILLER OYUNUNA PARALEL FARHADİ GERİLİMİ


"Bazen yapacağın şiddet eyleminin haklı olduğuna inanıyorsun. Teröristler gibi… Şiddete başvurmak için iyi sebepleri olduğunu düşünüyorlar. Bazen şiddete başvurma hakkına sahip olduğunuza ve hareketin başlangıcına neden olan bir takım nedenler toplamaya hakkınız olduğuna inanabilirsiniz. Sorumlu ve kibar bir insan potansiyel olarak şiddet içeren bir varlık haline gelebilir." (Asghar Farhadi)

Evet, Farhadi bir soruşturmayı perdeye yansıtırken aslında böyle bir dünyada yaşamaktan endişe duyduğunu hissettiriyor. İdeolojik şiddetin dehşetini çok iyi tanımlayan filmde yer alan yüksek eğitimli ve açık fikirli insanların tutumları sizleri şaşırtmasın. Çünkü, modern insanlar da son derece geleneksel yollarla, geriye doğru tepki verebilir.

 

"Vücudumuz çok özel bir şey, özel hayatlarımız da. Erkeklerle kadınlar olarak ikiye ayrılıyor. Farklı bir kültürde koca farklı tepki gösterebilir ve olanlardan öyle sarsılmazdı. Ayrıca itibar ve toplu yargı sorunu da var; diğer insanların (komşular gibi) sizi görme şekilleri... Bu bireysel şiddeti arttırıyor ve adaleti sağlama hırsızlığı ortaya çıkıyor." (Asghar Farhadi)

Elbette batılı bir adamın aynı şekilde tepki göstermeyeceğine inanmak zor. Bir kadının haysiyetine saygı gösterilmemesi dünyanın her yerinde çok hassas bir konu. Kadınlar tecavüzü veya cinsel tacizi tarif ederken bile zorlanırken, eşlerinin başına gelen bu felaketin üstesinden gelmek de bir erkek için hiçbir toplumda kolay olmasa gerek. The Salesman işte zihnin ve kalbin bu sinsi gerilimini gözlerimize üflüyor. Rana ve Emad’ın sahneye koymaya hazırlandığı ‘Satıcının Ölümü’ oyunu ile ince bir paralelde giden hikayesi ile sonsuz iyi niyetin kötülüğü çağırdığını da araya sıkıştıran film, zihin tabelasına ‘büyük adalet nedir’ sorusunu yazdırıyor.

 

YORUMLAR [0]