PERDE ARKASI

MASUM KALAMAYANLARIN HİKAYESİ (THE HATEFUL EIGHT)

Gülcan Bağırkan

@glcnbgrkn

BU YAZIYI PAYLAŞ

Kariyerini 10. filmini çektikten sonra tamamlayacağını açıklayan Quentin Tarantino'nun sekizinci filmi ‘The Hateful Eight.’ Amerikan İç Savaşı'ndan (1861-1865) ilhamla çekilen western türündeki film, senaryosunun sızdırılmasıyla başlayan bazı talihsizlikler yaşadı. Tarantino'yu ikilemde bırakan ‘The Hateful Eight’ rafa kaldırılmaktan da kıl payı kurtuldu.

 

Ennio Morricone'nin gerilim yüklü müziğinin eşlik ettiği muhteşem kar manzarası ile açılıyor, The Hateful Eight. Gün batımıyla başlayan film bölümler halinde ve flashback yaparak aynı günün sabahına doğru ilerliyor. Neredeyse tek mekanda ve bir günlük zaman diliminde geçen filmin hikayesi, Agatha Christie'nin 'And There Were Gone' adlı romanıyla benzerlik taşıyor. Birbirini tanımayan sekiz kişinin geçmişleri, sırları ve yalanlarıyla yüzleşmelerini konu edinen filmde, Cellat John Ruth başına ödül konulan kadın kaçak Daisy Domergue'yi yakalamış, bir kış günü Red Rock kasabasına gitmektedir. Yolda iki kişiyle karşılaşırlar, biri kasabanın yeni şerifi olduğunu iddia eden güneyli haydut Chris Mannix diğeri zenci bir eski federasyon askeri Binbaşı Marquis Warren'dır. Tipi şiddetini arttırınca dağ geçidindeki konaklama yeri Minnie’s Haberdashery (Minnie'nin Tuhafiyesi)’ye sığınırlar. Ancak onları orada mekan sahipleri yerine dört yabancı karşılar. Quentin Tarantino, spagetti western sevgisi ile bol kanlı şiddet sahnelerine olan tutkusunu harmanlayıp bu filmiyle zirveye taşıyor.

SENARYO ÇALINDI, FİLM İPTAL

The Hateful Eight'in senaryosunun ilk taslağı Ocak 2014'te sızdırılarak internete düştü. Tarantino, yaşanan olay sonrasında projeyi iptal etme kararı aldı ve birlikte çalıştığı ekibinden şüphelendiği altı kişiyi kovdu. Yaptığı açıklamada "Senaryonun sızmasının iyi bir tarafı var. Sıkıntılı bir dönem geçirdim ama hiç olmazsa senaryoyu son olaylardan (O günlerde polis kurşunuyla öldürülen Michael Brown olayını kastederek) önce yazdığım kayıt altında. Böylece gündeme uygun senaryo yazdığıma dair komplo teorileriyle karşı karşıya kalmayacağım" diyerek kendisine yöneltilebilecek suçlamaların önüne geçti. Bir süre sonra verdiği karardan vazgeçen usta yönetmen, senaryonun halka açık okumasını yapacağını duyurdu. 19 Nisan 2014'te Los Angeles'taki Ace Hotel Theatre'da senaryo Samuel L. Jackson, Kurt Russell, Walton Goggins, Tim Roth, Michael Madsen, Bruce Dern, James Parks, Dana Gourrier ve Zoë Bell’in oluşturduğu kadroyla canlı sahnelendi. Tarantino, daha sonra taslak üzerinde değiştirmeler yaparak senaryoyu büyük ölçüde yeniledi.

Filmin oyuncuları arasında Samuel L. Jackson, Kurt Russell, Jennifer Jason Leigh, Walton Goggins, Demian Bichir, Tim Roth, Michael Madsen ve Bruce Dern bulunuyor. Bu sekiz isim arasında sadece Jennifer Jason Leigh ve Demian Bichir ilk kez Tarantino ile çalışıyor. Filmin en dikkat çeken oyuncusu sekizlinin içindeki tek kadını canlandıran Jennifer Jason Leigh oldu. Muazzam performansıyla en iyi yardımcı kadın oyuncu kategorisinde Oscar adaylığı da elde eden Leigh filme son anda katıldı. Rolü için ilk olarak Jennifer Lawrence düşünülür. Ancak oyuncunun programı Joy ve Açlık Oyunları projelerinden dolayı yoğundur. Ardından Robin Wright, Geena Davis, Evan Rachel Wood, Hilary Swank ve Demi Moore seçenekler arasına girse de 'Daisy Domergue' rolünü Leigh alır. Uzun süredir iyi filmlerde oynamadığı için göz önünde olmayan oyuncu verdiği bir röportajda, The Hateful Eight ile yeniden doğduğunu ve kariyerinin devam edeceğine dair umudunun arttığını söyledi.

 

Jennifer J. Leigh, filmde gitar çalarak 'Jim Jones at Botany Boy' adlı Avustralya halk şarkısını söylediği sahne için gitar çalmayı öğrenir. Senaryo gereği Kurt Russell'ın karakteri John Ruth'un bu sahnede Domergue'yi susturmak için elindeki gitarı alıp parçalaması gerekir. Ancak Russell, gitarın Martin Gitar Müzesi'nden kiralanan 145 yıllık bir gitar olduğundan habersiz olunca gerçekten parçalar. Leigh'in o an verdiği tepki de rol değil, gerçektir. Filmdeki 'Major Marquis Warren' rolünü Tarantino özellikle Samuel L. Jackson için yazar. Karakterin ismi western konusunda uzman olan yazar ve yönetmen Charles Marquis Warren'dan ilhamla verilir.

 

LİNCOLN'DEN MEKTUP VAR!

The Hateful Eight, kendisinin de dile getirdiği gibi Tarantino'nun bugüne kadar ki en politik, en sosyolojik ve en teatral filmi. Yaklaşık üç saat boyunca Tarantino usulü 'konuş-konuş,vur-vur' tekniği ile birlikte çok sayıda sosyal ve tarihi göndermelere kulak veriyoruz. Minnie'nin Tuhafiyesi'nde uzayıp giden diyaloglar güçlü alt metinler içeriyor. Hikayenin temel noktalarından birini bu göndermelerden 'Lincoln'ün mektubu' oluşturuyor. Binbaşı Warren, yanından ayırmadığı meşhur bir mektuba sahiptir. ABD Başkanı Abraham Lincoln'den Warren’a yazılan mektuba göre ikisi oldukça samimi arkadaşlardır. Filmin sonlarına doğru mektubun sahte olduğu ve Warren'ın beyazlara karşı kendini korumak için bu yalana başvurduğu ortaya çıkıyor. The Hateful Eight'in Amerikan İç Savaş'ından sonraki dönemde geçmesi ve mektubun köleliğe karşı duran Lincoln'den gelmesi oldukça ironiktir.

 

ARŞİVDEN ÇIKARILAN OBJEKTİFLER

Tarantino, filmini çekmek için karlı dağ manzarasının hakim olduğu mekan arayışına girer. Utah, Wyoming ve Colorado bölgelerinde inceleme yapan yönetmen, Colorado Film Komitesi'nin filminin bütçesine 5 milyon dolarlık katkı sağlamasıyla kararını verir. The Hateful Eight, True Grit (1969)'ten sonra Colorado'da çekilen en yüksek bütçeli film olur. Yapımlarında sık sık beğendiği filmlerden alıntılar yaparak göndermelerde bulunan yönetmen bu alışkanlığından yine ödün vermez. Büyük oranda 1982 yapımı The Thing filmini model aldığı görülse de The Magnificent Seven, Stagecoach, The Great Silence ve The Good, The Bad and The Ugly'den de etkilendiği görülüyor. 62 milyon dolara mal olan filmin çekimleri 8 Aralık 2014 günü başlar. Tarantino'nun Kill Bill'de de birlikte çalıştığı yapım tasarımcısı Yohei Tanada ve ekibi Wilson Mesa'da kiralanan 900 dönümlük arazide Minnie'nin Tuhafiyesi'ni inşa ederler. Taneda, Colorado'daki çiftliğin yanı sıra Los Angeles Red Studios'ta Minnie'nin Tuhafiyesi'nin bir kopyasını oluşturur. Çekimlerin ilk günleri beklenen kar yağışı istenilen düzeyde olmayınca, oyuncuların da aralarında bulunduğu ekip bölge halkının kar yağması için düzenlediği 'kayak yakma' etkinliğine katılır. Samuel Jackson'ın belirttiğine göre bu etkinlik işe yaramış ve ertesi gün kar yağışı başlamış. Hava iyi olduğunda tuhafiyede, kar yağdığında dışarıda çekim yapan ekip, üç ayda çalışmalarını tamamlar.

Görüntü yönetmeni Robert Richardson, Panavison Genel Merkezi'nde deneme yaptığı bir gün 50'li ve 60'lı yılların vazgeçilmezleri arasındaki Ultra Panavison 70 mm'lik lensleri görür. Tarantino'nun anlatımıyla, bu lensler beyaz perdede görmeye alıştığımız 35 mm ile çekilen filmlerden iki kat daha büyük görüntüye sahip. Richardson, modern kameralara uyum sağlayıp sağlayamayacağını merak ederek objektifleri test eder. Soğuğa ve neme karşı da dayanıklılığı olduğu anlaşılan 15 objektif yenilenerek The Hateful Eight'in çekimlerinde kullanılır. Bunlar arasında Ben-Hur'daki iki tekerlekli savaş arabasının geçtiği sekansta kullanılan objektif de vardır. Panavison, kameradaki filmin bitmeden sahne devamlılığını sağlayan 600 metrelik kasetler üretir. Ultra Panavison 70, son olarak Khartoum (1966) filminde kullanıldığından dolayı sinema salonlarının çoğunluğu 70 mm'lik projektörleri bıraktı.

 

GEÇ GELEN OSCAR

The Hateful Eight, 'En İyi Müzik' dalında 87 yaşındaki müzisyen Ennio Morricone'a Golden Globe (Altın Küre) ödülünü getirdi. 'En İyi Özgün Senaryo’, ‘En İyi Müzik’ ve ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ kategorisinde Oscar adaylıkları elde etti. Sadece film için yaptığı 'L'Ultima Diligenza di Red Rock' ile 'En İyi Müzik' dalında Ennio Morricone hayatında ilk kez geç de olsa Oscar'ın sahibi oldu. Tarantino'nun hayran olduğu ve filmlerinde eserlerine yer verdiği Morricone'yi ikna etmesi bir hayli vaktini alır. Bir Avuç Dolar, Birkaç Dolar İçin ve İyi Kötü ve Çirkin westernlerine yaptığı müziklerle adını duyuran Morricone, yaklaşık 40 yıl sonra ilk kez bir western filmine beste yapar. Bir ay kala filme dahil olan müzisyenin takviminde yeni bir şeyler besteleyecek kadar yeterli zamanı yoktur. Vaktiyle The Thing filmine bestelediği ama kullanılmadığı için beklettiği parçalarını İtalyan korku filmlerinden ilham alarak yeniler.

Ünlü korsan gruplarından birinin vizyondan bir hafta önce filmi sızdırması, bazı polis topluluklarının filme yönelik protestoları ve gişede yaşadığı hüsrana rağmen The Hateful Eight, eleştirmenler tarafından Quentin Tarantino'nun en olgun işlerinden biri kabul edilerek övgü topladı.

YORUMLAR [0]