TEK KİŞİLİK KARNAVAL

‘MARGHERITA, ANNEMİZ ÖLÜYOR!’ (MIA MADRE)

Dilan Salkaya

@leblebikola

BU YAZIYI PAYLAŞ

İtalya'nın kült yönetmenlerinden Nanni Moretti, yine kendisine bir rol edindiği yapımı Mia Madre (2015) ile karşımıza çıktı ve Filmekimi'nin erken duyurusu yapılan filmleri arasında yerini aldı. Cannes'da Ekümenik Jüri Ödülü'nün sahibi olan film, yönetmenin hayatından taşıdığı izlerle ve üç ana karakteriyle yarı otobiyografik bir seyirlik.

Filmde, çekimlerini henüz tamamlayamadığı bir filmin yönetmeni olan, eş zamanlı olarak ölümcül bir hastalıkla boğuşan çok sevdiği annesiyle ve ergenlik çağındaki kızıyla da mücadele eden trajedilerle dolu bir hayatın sahibi Margharita'yı, tüm asaletiyle Margherita Buy canlandırıyor. O hem bir yönetmen, hem anne, hem de evlat. Zaman zaman rol çatışması yaşayıp bugüne kadar ki hayatında çuvaldızı hep başkalarına batırmış bir kahraman olsa da, annesinin günden güne erimesine şahit olurken kendi etrafına ördüğü buzdan sınırları da eritmeye başlar. Çılgın, sürekli sorun çıkaran başrol oyuncusu da (John Turturro) hayatındaki pürüzlerden birisi olarak kendisine sağlam bir yer edinince, Margherita'nın anlık sinir krizleri çoğalır ve içsel bir kırılma yaşar. Rüyasında, rutin hayatında uzaklara daldığı en ufak saniye aralığında geçmişe, iyi ya da talihsiz olduğu fark etmeksizin annesiyle geçirdiği anlara dönmeye başlar.

Sinemanın görevinin 'ses vermek' olduğunu savunan bir yönetmeni canlandıran Margherita, bir nevi Nanni Moretti'nin de sesi olur. Margherita'nın, savunduğu doğrular düşünüldüğünde var olan gerçeği yorumlaması gerekirken o, artık yaşananlardan hiçbir şey anlamamaktadır. Dünyanın kötüye giden hâline şöyle bir dokunduran Moretti, çizdiği karakterin omuzlarındaki yükün ağırlığıyla filmdeki set ekibini, onlardan tüme vararak da tüm emek verenleri kapitalizmin balyozuyla ezer. İşler aksamaya, aksaklıklar da sıkça tekrarlanmaya başlar ve bitirilmemişlerle dolu bir kısır döngü vuku bulur.

Mia Madre, başladığı andan itibaren finale değin iki temel soruyla zihnimizi yorar: "Filmin çekimi bitecek mi?" ve "Anne sağlığına kavuşacak mı?" Soruların cevabını filmin ikinci yarısında da bulamayınca, Mia Madre'nin, "filmini çekemeyen bunalıma girmiş yönetmen" temasının çokça işlendiği öncülleriyle benzer bir sonu taşıyıp taşımadığını merak eder, derinleşemeyen hikâyenin yaratıcı bir sonla nihayete ermesini ummaya başlarız.

Margherita'nın, annesinin hastalığını kabullenemeyişi ve bir inkâr psikoloji içinde hayatını sürdürmeye başlaması, ruhunda açılan derin yaralara sebebiyet verir. Üzerine bir de kendi kızının aşk acısı çektiğini annesinden öğrenince, kendi annelik duruşunu sorgulamaya başlar. Kızıyla arasındaki köktenleşmemiş anne-kız ilişkisi, kendisi ve kendi annesi arasındaki zayıf bağların bir yansıması olur adeta. Margherita ve kızı, acılarını yaşarken hep başkalarından destek alır. Bir sarılsalar rahatlayacaklarken onlar başkalarıyla konuşmayı tercih eder ve yüzyüzeyken susarlar. Etrafında olup bitenleri göremeyen, titiz çalışma stilini hayatına da uyarlayan ve bir türlü tatmin olamayan Margherita'nın gerçeklerle yüzleşmesi, daha doğrusu gerçeği yorumlaması geç yaşına denk gelir. Öyle ki annesinin sağlıklıyken hayat dolu bir kadın olduğunu bu yaşına değin keşfedemeyen Margherita, ziyarete gelen öğrencilerin sözleriyle bir aydınlanma yaşar.

Tüm tutarsızlığına, müşkülpesentliğine rağmen bir türlü derinleşemeyen, Margherita'nın eğlenceli başrol oyuncusu Barry ise filmin başından beri Latince öğrenmeye çalışan küçük kızın ve ona oksijen maskesiyle dahi olsa Latince öğretmeyi uman anneannesinin, temelde ise filmin içinde yarım kalan filmin kendisi gibi bir belirsizliği ifade eder. Tabii Moretti bu karakteri sanki filmin naif ve durağan ritmini biraz olsun kırması açısından bilinçli olarak kullanır. Margherita'nın bitirmek için uğraştığı film, konusu gereği bir fabrikayı, işçileri ve ekonomik kriz sonrası el değiştiren fabrikanın tavrına karşı bir direnişi resmeder. Bir anlamda ülkede bitmek bilmez buhranlara da dokunduran Nanni Moretti, bu kavgaların sonunun asla gelmeyeceğini filmin çekimlerinin bittiğini seyirciye göstermeyerek gerçekleştirir. Barry ise bu sonu gelmez tartışma ortamında neşeli bir parıltı olarak akılda kalır.

2015 Filmekimi programında yerini alan ve aslında Nanni Moretti'nin adının geçmesiyle bile heyecanlandıran film, karakter tahlilleri ve özgünlük açısından fazla bir vaatte bulunmasa da, sorunlarla boğuşup çıkış yolu bulamayanların Margharita ile özdeşleşip bir umut ışığı yakalamaları açısından gerçekçi bir anlatıma sahip. Atlamalı kurgusuyla geçmişi ve şimdiyi iç içe veren Mia Madre'nin can alıcı repliği ise finalinde saklı:

- Anne?
+Evet.
-Sen neden bahsediyorsun?
+Yarından.

YORUMLAR [0]