MEDYAHOMUNCULUS

KİTLE, GELECEĞİN İNTİHAR BOMBACISI OLMAMALIDIR (THE MAN WHO KNEW INFINITY)

Ceyda Saliha Şener

@corvusunanamne

BU YAZIYI PAYLAŞ

‘Böyle dahiler yakın tarihte yaşamış mı yani’ diyerek karakterlerin gerçek hayattan alınmalarına bir türlü inanamazsınız Sonsuzluk Teorisi’nde. Çünkü dünya hissetmeyi kaybetmiş ve aklını kurutmuştur.

           Soyut, ütopik ve ahistorik insan düşünülmediği gibi, her karakter yaşayandan bir torbayla izleyicisinin dağına kaçar. İnsanların tarihte iyi ve bilgi dolu olana bir takım kötülükler üretmesi oldukça yaygındır. ‘Sonsuzluk Teorisi’ (The Man Who Knew Infinity ) filmi de; bir dahinin ailesi ve geleneklerini hiçe saymadan yetenekli olduğu bir konuda bütün azmini vererek tekamül gösterişini öyle güzel sunar ki. Matthew Brown’un yönetmenliğini yaptığı 2016 yılında gösterime giren bu filmde, Dev Patel ve Jeremy Irons oynar. Alaylı ve akademili iki arkadaşın harikulade dostluklarını izlerken, kendi yakınlarınızın nasıllığına bakmayı ihmal etmezsiniz. ‘Böyle dahiler yakın tarihte yaşamış mı yani’ diyerek karakterlerin gerçek hayattan alınmalarına bir türlü inanmayasınız gelir. Çünkü dünya hissetmeyi kaybetmiş ve aklını kurutmuştur. Eğlenerek, kendi kendini intihar bombacısı kılan bu kitle, toplumuna da zarar vermekten başka bir şey yapmaz.

Srinivasa Ramanujan Hindistan’ın Madras kentinde yaşar. Bir memurdur ve doğduğundan beri sayılarla arası iyidir. Dinsel tercihlerinden ötürü biyoloji dersine girmez. Okuldan kaçar, iki sene içine kapanıp bir formül kitabını sürekli okur. Brahmanların su üstünden geçme yasağı olmasına rağmen Trinity College'ine girişi Profesör G. H. Hardy’nin onu mektupla çağırmasıyla olacaktır.

            Lakin Ramanujan’ın iyi niyetine üniversiteliler pek sıcak gözle bakmayacaktır. Derisinin renginden dolayı onu azınlık statüsünde görürler. Dolayısıyla dili, dini, kültürü, siyasi bakışı eleştirilecektir. ‘Bu adam dahi ve bilimi aydınlatacak, geleceğimiz için çok önemli, ona saygı duymamız gerekir’ diyenler pek olmayacaktır.

            Matematikçi, annesinin yanında yeni evlendiği karısını bırakır. Birbirlerine unutmama sözü verirler. Gider gitmez mektup göndermeye başlarlar. Lakin gelin okuma yazma bilmez, katibe yazdırdığı mektubu kayınvalidesine göndermesi için verdiğinde, annesi bavula saklar ve göndermez. Gelinin bundan haberi yoktur. Unutulma endişesiyle harap olur. Ramanujan et yemeği yemediği için, arkadaşı ve hocası Hardy’ye de durumu çaktırmadığından, bazı günler aç kalır ve odasından dışarı çıkmadan kağıtlara sürekli formül yazar. Riemann serilerini, eliptik integralleri, hipergeometrik serileri ve zeta fonksiyonuna ilişkin eşitlikleri tek başına geliştirmiştir. Matematik eğitimi görmemiş olmasından kaynaklanan temel bilgi eksiklikleri de garipsenecek düzeydeydi. Örneğin iki katlı dönemli fonksiyonlar ya da Cauchy teoreminden tümüyle habersizdi; matematiksel bir kanıtın nitelik ve koşullarına ilişkin bilgisi ise çok yetersizdi. Bu nedenle, asal sayılar kuramına ilişkin teoremlerinin büyük bölümü, çok parlak görüşler içermelerine karşın, tümüyle yanlıştı. Akademik kurul önünde sayılabilmesi üniversite derslerine girmesi gerekliydi. Ve Hardy, üniversiteyi karşısına almak pahasına onun derse girmesini kabul ettirir. Profesörler ona soru sorduklarına pişman olurlar, gururları incinir hatta sınıftan atmaya kalkışırlar.

Hiç kimse bulunduğu makamdan birdenbire inmek istemez. Hintli çok şaşırır. İnsanın kitap okumasıyla, iyi alışkanlıklar kazanması arasında niye paralellik yoktur? Aç kalsa da formüllerle uzam arası yolculuğuna devam ederken, verem hastalığına tutulur. Bunu hocasına söylemez. Çünkü başladığı çalışma yarım kalacaktır. Bir ara kendini çok kötü hissedip Londra metrosunun önüne kendini atmaya kalkışır. Hardy, ona ‘nasılsın’ sorusunu sormadığını, yeterince sıcaklık göstermediğini Ramanujan bayılıp çadır hastaneye kaldırılınca anlar.

Sürekli kan tükürse de orada bile formüllerle dansa devam eder Ramanujan. Kraliyet Üniversitesi tarafından hoca olarak kabul edilmiştir. Hanımını ve annesini görmeye gider. İki sene sonra 1920’de orada ölür. Hardy, o gittikten sonra kanatsız bir kuş gibi kalmıştır. Ölüm haberiyle daha da sarsılır. İnsan yaşarken dostunun kıymetini bilmeli, sırtını sıvazlamalıdır. Ateist olan Hardy, onun hakkında bir konuşma yapar ve Ramanujan’ın formülleri doğuştan bildiğini ve tanrıyı hissedip anlattığını onunla bu şekilde konuştuğunu söyler. Kendisine bir gün, “Tanrının seni sevmediğini zannedip korkuyorsun, o yüzden ateistsin” dediğini anımsar. Rasyonalist Hardy ağlamakta ve derinlerde acı çekmektedir…

 

 

YORUMLAR [0]

DİĞER YAZILARI

Çalınıyor Adalet, Vurun Duvarları (The Handmaıden)

Hep Ağlıyordu Gemiler, Hep Uçak Olmak İstiyorlardı (The Great Wall)

Birbirimizde Zuhur Ediyoruz (Stranger Than Fıctıon)

Ölüm, Ölür Müsün Başımda, ”Şah” De Hadi (The Seventh Seal)

Gardırop Akıl, Ayna Şehrine Yaklaşırsa… (La Notte)

Kader, Genel Bir Mülkiyet Midir? (The Man Who Wasn't There)

Ölü Yazar Olmadığı Gibi, Ölü Oyuncu Da Yoktur! (Look Who’S Back?)

Şiddet Kullanan Eş, Nasıl Eşses Olabilir Ki? (Arretez Moı)

Acıkan İnsanı Kandırmak Kolaydır (Crow’S Egg)

Her Kitap Anne Değildir Ya Da Bazı Kızlar Yanlış Kitap Seçer (Madame Bovary)

Aynalar Arası Dedikodu (La Double Vıe De Véronıque)

Sine-Retrospektif (Bronenosets Potyomkın)

İnsanı İnsana Yasak Kılamazsınız (Pleasantvılle)

Kitle, Geleceğin İntihar Bombacısı Olmamalıdır (The Man Who Knew Infınıty)

Çamura Ruh Veren Elma (Camılle Claudel)

Lanetli Hayalin Tekamülü (The Wınd Rıses)

Mülkiyet İle Onur Kavramını Evlendirene Yazıklar Olsun! (Marına)

Sadece Konuşan Bir Hayvan Değildik… (Twelve Monkeys)

Devrim Ailede Başlar (Trumbo)

Bütün Saksılardan Sen Mi Sorumlusun Bahçıvan? (Detachment)

Ağlayacak Çok Şey Var, Bari Buna Gülelim (Çingeneler Zamanı)

Çiçeklerin Kokusunu Çoktan Çaldılar (La Maman Et La Putaın)

İnsan, Sadeleşemeyen Bir Oyuncudur (The Danısh Gırl)

Yetişkin İnsan Asla Doğmamıştır (Crımes And Mısdemeanors)

Anmak, Geçmişi Muteber Kılmaktır (To Rome Wıth Love)

Ruhuyla Oynayan Aktörler, Zinciri Kıran Kitleleri Büyütürler (Lısten To Me Marlon)

Dil, İradenin Hıçkırışıdır (Wakıng Lıfe)

İnsan Bazen Akıl Oyunlarında Ray Değiştirir (Irratıonal Man)

Asıl Mesleğimiz ‘Caka Satmak’ (Socrate)

Bazı Filmler Passiflora/Çile Çiçeği Etkisi Veriyor (Tımbuktu)

Benden Başka Bir Beni Sevdim (The Royal Tenenbaums-5 To 7)

Hüzün Yol Kesicidir ((As Good As It Gets)

Bir Sinema Filmi Kaça Ayrılır?

Hayat Senaryosunun Adı ‘Hepsi Birarada’Dır… (La Cıocıara)

Tanımlarımız Hangi Kişilerin Gardrobundan?

Yasakçı Mı, Özgürlükçü Mü Filmler Çekilmeli?

Bazen Katırlara Kelebek Banyosu Uğramaz

Dil Bilmeyen İnsanı Müzik Konuşturur (Almost Famous)

Yalnızlık İstenen Bir Rica Mıdır?

Yarınlarımızı Hormonlarımıza Bırakırsak, Kaos Anne Doğmaz Mı?

Kuşların Da Yürüdüğünü Biliyor Ahtapotlar (Vıvre Sa Vıe )

Sadece İlaçların Yan Etkisi Yoktur! (Je, Tu, Il, Elle)

Huzursuzluk Evlerdeki Yersiz Ejderhalardır

Uğraşılarımıza Örümcekler Oda Kiraladılar (Requıem For A Dream)

Kadınlar İkiye Değil, Nara Ayrılır

'Umut Yok, Korku Yok'

Aşk Cadı Elması Mıdır?

Sinemanın Dili Boğazına Kaçmadı Değil Mi?

Hayatın Çocuğu (Faust)

Sinema İmgelerin Hacimsel Hareketidir (Le Chef)