TERSPEKTİF ANALİZ

KADIN HAKKI (SUFFRAGETTE)

Aziz Er

BU YAZIYI PAYLAŞ

Yönetmenliğini Sarah Gavron’un üstlendiği Suffragette, hikâyesini tarihsel bir olaydan alıp, izleyicisini dünden yola çıkarak, bugün üzerine düşündürmeyi amaçlayan bir yapım… 20. Yüzyılın başlarında İngiltere’de yaşanan  ‘suffrage’ olaylarını anlatan filmde, dönemin siyasi yapısını ve arka planını doğru konumlandıran yönetmen, aristokratlar ile burjuvanın savaşında ezilen işçileri, fabrika yığınları arasında ve kendi mahallelerine çekilmiş halde resimleyerek işe başlıyor. Tabii ki bu sunu sırasında odak noktası, o dönem için temel haklarını bile kullanamayan kadınlar oluyor.

 Emmeline Pankhurst’un (Merly Streep) düşünce liderliğini yaptığı süfrajet hareketi, kadınların oy hakkının meclis tarafından kabul edilmesi için mücadele vermektedir. Erkekler ve devlet tarafından göz ardı edilen örgütlü kadınlar, kendilerini görünür kılmak için militanca eylemlere başvururlar. Ana karakter Maud Watts (Carey Mulligan) ise hareketle tanışmadan önce sıradan bir aile yaşamı sürdürürken, arkadaşı Violet`i (Anne-Marie Duff) izlemek için gittiği mahkemede tanık olarak ifade verdikten sonra her şey değişir ve kendisini bir anda hareketin içerisinde bulur. Maud kocasıyla aynı işi yapan fakat ondan daha az maaş alan yüzlerce kadından biridir. Kocası ise gece yatmadan önce çocuğuna ‘’krala selam ver’’ diyecek kadar toplumsal rolüne sahip çıkar… Film boyunca Maud’un sakin bir işçi ve ev kadını halinden sıyrılıp, davanın önemli bir aktörüne dönüşmesine tanık oluruz. Hikâyenin başında yaşananlardan son derece uzak olduğu vurgulanan naif ve ailesine bağlı Maud, tutuklanacak, açlık grevi yapacak, evini terk edecektir. Tüm bu geçiş dönemi biraz hızlı ve yapay dursa da, Maud’un çocuğunu da kaybetmesiyle taşlar biraz daha yerine oturur. Maud için artık Süfrajet, bir ev bir aile halini almıştır…

Suffragette filminin erkekleri ise ataerkil düzenin kendilerine yüklediği baskılarla hareket eder. Maud’un kocası Norman (Geoff Bell), karısının harekete katılması nedeniyle arkadaşları tarafından küçük düşürülür. Breendan Gleeson’un canlandırdığı “iyi polis’’ kanunları öne sürerek hareketi bitirmeye çalışır. Süfrajet’in etkin üyesi Edith Ellyn’in (Helena Bonham Carter) kocası Hugh (Finbar Lynch) ise başından beri hareketi desteklerken, çatışmalar şiddetlendiğinde, Edith’i odaya kapatarak eyleme gitmesine engel olur. Süfrajet kadınlarına en yakın olan Hugh’un bu müdahalesi oldukça düşündürücüdür. Bize gösterir ki erkeğin, erkeklikle sürdüreceği mücadelenin sonu yoktur. Bu, çıkıldığı varsayılan uzun bir yolculuk olmalıdır.

Maud polis şefiyle yaptığı konuşmada “insan ırkının yarısıyız, hepimizi mi hapise atacaksınız” diye sorarken, Simone de Beauvoir’in “insan ırkının yarısıyız, ikinci cins olmayı nasıl kabul ettik” sorusuna da cevap veriyor gibidir. Violet’in Maud’a söylediği “kanunlara saygılı olmamızı istiyorlarsa, kanunları saygılı yapsınlar” cümlesi de filmden geriye kalacaklar listesinde mutlaka olmalıdır; çünkü tüm dünyada yasaların kadınlarla olan sorunu devam etmektedir.

Yönetmenin bu tarihsel direnişi izleyiciye geçirmek için seçtiği yakın plan tercihleri, izleyicilerin özdeşlik kurmasını kolaylaştırırken; duygularının kabarmasını hedeflemiş gibi. Jest ve mimiklerin öne çıktığı oyunculuklarda izleyiciyi kadın ve erkeklerin yüzlerine odaklamak, beyaz perdeyi bir yüzleşme aracı olan ayna haline getirmiş. Dönem filmlerinin senaryolarında gördüğümüz tarihe uygun düşmeyen fazlalıkların yerine, kurgusal bir karakter yaratılıp etrafının gerçek kişiliklerle donatılması faydalı bir buluş olmuş. Teknik açıdan büyük resmi sona saklayan yönetmen, filmin acı sonunu sündürmektense, izleyiciyi acıdan çekip alıp belge sinemanın kollarına bırakmış. Kurmaca politik filmlerin en büyük sıkıntısı olan, ‘ne kadar dramatik ne kadar gerçek olacağız’ sorusuna iyi bir cevap Suffragette… Yönetmenin tercihlerinin ince bir ipi zorladığı, bu gibi filmlerde aşağıya düşmek kolay, yolu tamamlamaksa zordur. Filmin sonunda kurgusal Maud’un, kenarda hikâyenin gerçek kahramanı Emily’i izlemesi bile tek başına çok değerli görünüyor…

 

YORUMLAR [0]