MEDYAHOMUNCULUS

HEP AĞLIYORDU GEMİLER, HEP UÇAK OLMAK İSTİYORLARDI (THE GREAT WALL)

Ceyda Saliha Şener

@corvusunanamne

BU YAZIYI PAYLAŞ

Sinemaya bu sefer yönetmen Zhang Yimou’nun 30 Aralık 2016 tarihinde vizyona giren Çin Seddi (The Great Wall) filmi için gitmemiştim. Gitmeden kendime tombala çektim ve bir bakıma muhtaç, geleceğim varmış imtiyazıyla kendimi rahatlattım. Sonra da ışıklarımı kararttım. Vatanı ve kimliği üzerine savaşan bu orduyu dik tutan temel prensipleri doğudan getirdim. Biraz zor oldu ısınmam.

Amerika ile Çin’in karşılaşması ilginçti. Çünkü yolları farklıydı değişik kanların. Oyunu bilenle bilmeyenin ve sipere kendini atanın hali ne tuhaftır. Mavi kuşlar gibi tepeden yükselen bir ordu ve aşağıya fırlayan kız askerler. Sadece barut kaçırmak için gelen ve tutuklanan iki arkadaşın zekâsının yöntem farklılığı, değişik bir milletle rast geldi. Orada sahneyi; dağ, uçurum, patlamayı bilmeyen silahlar, kesiciler ve beden gücü ile görsel kehanet oluşturuyordu. Haksızlığa karşı hep savunmada kalmak ürkütücüdür. Doğrusundur, seni yalancı bilirler. İnsanlar ve insana bir güç oluşturanlar hırsla epeyce ayran içmişlerdir. Ayrıca bitmeyen bir diriliği vardır bu tahterevalli grubunun: “En hakiki düşmanlarımız kalbimizde yaşayan şu üç şeydir: Hırs, haset ve kıskançlık.” Hz. Muhammed (S.A.V) de şöyle demişti: “İnsanoğlu ihtiyarlar da, ondan iki huy genç kalır: Hırs ve uzun emel.”

 

Çin Seddi var, savunmada halk. Sadece askerlik üzerine eğitim almış, gözü pek delikanlılar ve kızlar beraberce yoldalar. Ah şu sözle devam edelim, “Yoksul, çok şey ister; haris her şeyi.” (P. Syrus) İnsanların neyden yoksun olduklarının cevabını bilmiyoruz. Bize verdikleri bilgi eksik ve o yüzden fakir duygular var da diyemiyoruz. Algılar karışık, sesler örtük, bir bahardan kışa gidiyoruz. Erken değil bulutlar ve ne diyor ırmağın sesi? “Birlikte atlıyoruz.”

 

Gergin bir rayın sessiz trenleri susarken,

delirdi hep birlikte yapraklar…

 

Bir uçtan bir uca ateşi ararken, birden sevgiye çarpmak bu olsa gerek. Gökten ekmek yağıyormuş diyorlar, elimizde kaldı bir nebze iştah. Çıktık birden ve baktık sağa sola. Hırs gemilerinin üzerimize doğru geldiğini sezinledik. Hep ağlıyordu gemiler hep uçak olmak istiyorlardı. Gün ağarıyordu ve kabarıyordu dalga. Hırs ve Tanrılar uğruna savaşan barut tacirinin aklına, mukadder olan başka bir vücut girdi. Her önüne geleni görmeliydi insan. Yığılmalıydı bazen kendinin üstüne.

 

Resmi olmasın çiçeklerin sesi,

gökyüzü biraz daha balıklara acıksın…

 

 

YORUMLAR [0]

DİĞER YAZILARI

Çalınıyor Adalet, Vurun Duvarları (The Handmaıden)

Hep Ağlıyordu Gemiler, Hep Uçak Olmak İstiyorlardı (The Great Wall)

Birbirimizde Zuhur Ediyoruz (Stranger Than Fıctıon)

Ölüm, Ölür Müsün Başımda, ”Şah” De Hadi (The Seventh Seal)

Gardırop Akıl, Ayna Şehrine Yaklaşırsa… (La Notte)

Kader, Genel Bir Mülkiyet Midir? (The Man Who Wasn't There)

Ölü Yazar Olmadığı Gibi, Ölü Oyuncu Da Yoktur! (Look Who’S Back?)

Şiddet Kullanan Eş, Nasıl Eşses Olabilir Ki? (Arretez Moı)

Acıkan İnsanı Kandırmak Kolaydır (Crow’S Egg)

Her Kitap Anne Değildir Ya Da Bazı Kızlar Yanlış Kitap Seçer (Madame Bovary)

Aynalar Arası Dedikodu (La Double Vıe De Véronıque)

Sine-Retrospektif (Bronenosets Potyomkın)

İnsanı İnsana Yasak Kılamazsınız (Pleasantvılle)

Kitle, Geleceğin İntihar Bombacısı Olmamalıdır (The Man Who Knew Infınıty)

Çamura Ruh Veren Elma (Camılle Claudel)

Lanetli Hayalin Tekamülü (The Wınd Rıses)

Mülkiyet İle Onur Kavramını Evlendirene Yazıklar Olsun! (Marına)

Sadece Konuşan Bir Hayvan Değildik… (Twelve Monkeys)

Devrim Ailede Başlar (Trumbo)

Bütün Saksılardan Sen Mi Sorumlusun Bahçıvan? (Detachment)

Ağlayacak Çok Şey Var, Bari Buna Gülelim (Çingeneler Zamanı)

Çiçeklerin Kokusunu Çoktan Çaldılar (La Maman Et La Putaın)

İnsan, Sadeleşemeyen Bir Oyuncudur (The Danısh Gırl)

Yetişkin İnsan Asla Doğmamıştır (Crımes And Mısdemeanors)

Anmak, Geçmişi Muteber Kılmaktır (To Rome Wıth Love)

Ruhuyla Oynayan Aktörler, Zinciri Kıran Kitleleri Büyütürler (Lısten To Me Marlon)

Dil, İradenin Hıçkırışıdır (Wakıng Lıfe)

İnsan Bazen Akıl Oyunlarında Ray Değiştirir (Irratıonal Man)

Asıl Mesleğimiz ‘Caka Satmak’ (Socrate)

Bazı Filmler Passiflora/Çile Çiçeği Etkisi Veriyor (Tımbuktu)

Benden Başka Bir Beni Sevdim (The Royal Tenenbaums-5 To 7)

Hüzün Yol Kesicidir ((As Good As It Gets)

Bir Sinema Filmi Kaça Ayrılır?

Hayat Senaryosunun Adı ‘Hepsi Birarada’Dır… (La Cıocıara)

Tanımlarımız Hangi Kişilerin Gardrobundan?

Yasakçı Mı, Özgürlükçü Mü Filmler Çekilmeli?

Bazen Katırlara Kelebek Banyosu Uğramaz

Dil Bilmeyen İnsanı Müzik Konuşturur (Almost Famous)

Yalnızlık İstenen Bir Rica Mıdır?

Yarınlarımızı Hormonlarımıza Bırakırsak, Kaos Anne Doğmaz Mı?

Kuşların Da Yürüdüğünü Biliyor Ahtapotlar (Vıvre Sa Vıe )

Sadece İlaçların Yan Etkisi Yoktur! (Je, Tu, Il, Elle)

Huzursuzluk Evlerdeki Yersiz Ejderhalardır

Uğraşılarımıza Örümcekler Oda Kiraladılar (Requıem For A Dream)

Kadınlar İkiye Değil, Nara Ayrılır

'Umut Yok, Korku Yok'

Aşk Cadı Elması Mıdır?

Sinemanın Dili Boğazına Kaçmadı Değil Mi?

Hayatın Çocuğu (Faust)

Sinema İmgelerin Hacimsel Hareketidir (Le Chef)