MEDYAHOMUNCULUS

HAYAT SENARYOSUNUN ADI ‘HEPSİ BİRARADA’DIR… (LA CIOCIARA)

Ceyda Saliha Şener

@corvusunanamne

BU YAZIYI PAYLAŞ

            “Filmin içine böcek kaçtı” diyenlerle birlikte, sıcağın içinde oynamaya devam ediyoruz. İnsanlara film kaçtı daha çok. Kadın mefhumu yeryüzünde hiç bir zaman terkedilmez. Yani kadın evrenden boşanamamıştır. İtalya’dan bir kadının yüz görümlüğüyle yıllarca bir şeyler indi doğaya. Acaba bu aktris neyin ulaştırıcısıydı?

            Eylül doğumlu bir oyuncu olan Sofia -ismi sonradan Sophia olmuştur- 1950’den sonra sinemanın içine girip 2010 yılına kadar kendisinin tabiriyle “Rüya Makinesinde” 93 kere yaşamış oldu. Kendisinin kaldırabileceği senaryolarda görev aldı. İfadesiyle sabittir ki; iyi yemek yapan anne olma özelliğini ve kadınlığını unutmadan yaşamasını da 1957 de evlendiği Carlo Ponti’yle sağladı. Hala eşi olan C. Ponti bir film yapımcısı olduğu için, Sophia ile aralarında 22 yaş olsa bile, oğullarını da bu sektöre katıp, ailecek kendi istedikleri işin kurucusu oldular. Evcilik oynarken film çektiler.

            İki Kadın (La Ciociara) adlı filmi 1960 yılında gösterime girdi. Burada ki hikayede tezgahtar Cesira’nın hayatı, bir çok türk filmine de konu olmuştur. Cesira kendisinin ve ülkesi İtalya’nın savaşını aynı anda yaşamış, kızı Rozetta’nın da başına gelenlerle birlikte dramatik bir kadere tanık olmuştur. Filmin ilk giriş sahnesi Roma’da bomba sesleri ve dükkanda annesinin ve kızının ölümden kaçarak kucaklaşmaları yer alır. Mussolini ne yapıyor? soruları etrafta acıyla gezinirken, kadın olarak tek başına kalmanın verdiği zorluğu gözler önüne serer. Erkek cinsiyeti ile karşı karşıya getiren ve “kadına toplumun bakışını yeniden gözden geçirttiren bir filmdir “La Ciociara”.

           Raylar tatile girer mi? Ölebilir bile. Bombalar treni durdurur. İki kadın trenden Alman askerlerine veda ederek, kafalarında bavullarını taşıyarak yürümeye karar verirler. Oğullarını Kral ve Mussolini’den saklayan bir köylünün yanında gecelemeye karar verirler. Faşist askerlerin kendilerine göz koymasına karşın, gece erkenden yola düşerler. Farkettiyseniz genelde askerler köyü ve insanlarını her anlamda soyan olarak genelde gösterilir. “Orduda olan her şeyi ele geçirmeye layıktır” cümlesi “vatan için her şey feda“ köleliğiyle de kazandırılmış olabilir. Cesira gözü pek kadın, yükleri ve kızı için  katır aramaya çalışırken yukarıdan uçaklar üzerlerine bomba yağdırır. Hayat; katır ararken bombalanmaktır” birazda.

            Derken tanıdıklarının olduğu bir köye gelirler. “Bu kadın Roma’da servet yaptı” diyerek, güzelce karşılanır. Güleç bir sofra vardır ve oradan bir adam seslenir: “Bugün berbat bir günü kutluyoruz; evlilik yıldönümümüzü” der. Az önce yolda  bir adam ölmüştür şimdi de yemek ve kutlama vardır. Hayat filminin senaryosunun adı ”hepsi birarada” dır…

            Ekmeği yerken “Vivere“ adlı parçayı akordionla çalarak kıskançlığa lanet ederek tüm kötü şeylerden bir an bile olsa da uzak kılmaya çalışırlar kendilerini. Lakin tebessüme gerçekler karışır, masadan birisi “faşist broşları takmışsın, savaşı siz istiyorsunuz” deyince ortalık karışır. Michelle -“domuzuz biz!“ der ve masadan kalkar; ardından -“O idealist birisi” diye bağırılır. “Faccetta Nera” adlı faşist şarkısı kuvvetlice çalınmaya başlanır.

 

ÖLÜ FİLM YOKTUR

           Zorluklar insanın hem acziyetine işaret eder, hem de karışık beslenme hazımsızlığına. Rozetta’nın ekmeği ikiye ayırarak bölme kuralını anlatması imgesel bir görüngedir. Çuvaldaki 60 cevizse aslında ele geçirilen halkı anlatır. Masada geçen matematik dersi; ” Hem bizi böldüler, hem de her şeyimizi akranlarımızla paylaşmak zorundayız” demektir.

            Koca sarılar taburlardan yükselirken, temiz kıyafetli halk, ışığa doğru koşar. Michelle masadaki çıkışını hatırlatıp özür dileyince, Cesira –“her şeye kötü bakıyorsun. Vicdanınla sorunun mu var senin?” der. Rozetta’nın tarih dersi kitabına bakarken, Roma’daki özel okula gittiğini öğrenince “Michelle İtalya’da parası olan herkesin rahip ve rahibeleri olabildiğini “ söyleyince dua eden Rozetta irkilir. Her zaman gerçekleri söylemek insanları ürkütmüştür. Cesira ve Michelle konuşması çiçeklerle toprak arasında olur. Cesira, Michelle’nin kız arkadaşı var mı diye sorar? Michelle savaş günlerinde fedakarlık olması gerektiğini sayar. Cesira, herşey yapılabilir ama aşk olmadan olmaz der, mukni bir biçimde. Tam o sırada zalimce davranan iki asker yol sormaya gelirken, birden bire Michelle’yi görürler ve

“Mussolini bugün hapse girdi, girmeden önce hainleri öldürmeliydi“ diyerek silahı Michelle’ye doğrultur. Michelle, -“eğer dediklerin doğruysa bugün benim mutlu günüm“der ve ışığını yakar.

            Michelle İncil’den Lazarus’un dirilişini okurken akranlar kendi aleminde ve savaş yüzünden ot yiyerek keçiye dönüştüklerini konuştuklarını görür. Hiç kimse gerçekleri, imleri, anlamak istememektedir. Neredeyse kadın-yemek-şarkı ve paradan başka bir şey istemez insanoğlu. Michelle o kadar sinirlenir ki -“Hepiniz ölüsünüz, ölü diyerek haykırır ve kaçar. Cesira ve Michelle’nin aristokrasi sınıfıyla yemek yeme cüretinde, felsefe bölümünden mezun bir asker vardır ve sofradaki yüzlere der ki -edebiyattan mezun Michelle o sırada karşısındadır: -“ Siz ekmek yerken, halkınız ot yiyor bu nasıl adalet?“. Burada edebiyatla felsefenin durduğu yeri reel gerçekler kışkırtmaktadır.

            Evine biraz yiyecek kaçıran Cesira, yine bombalarla karşı karşıyadır. Alman askerleri acıkmış ve silahı doğrultmuş, köyden Michelle’yi zorla almıştır. Halkın hepsi her şeylerini bırakıp göç etmektedirler. Etrafta bölükler gezerken yorulan anne ve kız tozlu bir mekanda uyumak isterler, tecavüze uğrarlar. Donmuştur gözleri ve  çaresiz bir biçimde “özür günleri” başlamaktadır. Ağlamak-inlemek-süreklidir. İşte o anda Michelle’nin Alman askerleri tarafından dağda öldürüldüğünü öğrenirler. “Umut yok” şarkısını boyunlarına asma vakti gelmiştir. Roma’ya dönüş hiç te kolay değildir.

            Halkı söğüşleyen bir güç içerisinde, insanca yaşamayı ahırlaştıranlar vardır. İki günlük ömrü çok görürler. Kölelik ve krallık asla “hayır” kelimesini sevmez, gerçekçi düşünenler çabuk öldürülür. Ellerimizden bulutlar kayar. Ruhumuzu Lazarus kılan şeylerden diriltmek en iyisidir… Ey  savaş tüm evrenden uzak ol!

 

 

YORUMLAR [0]

DİĞER YAZILARI

Hep Ağlıyordu Gemiler Hep Uçak Olmak İstiyorlardı (The Great Wall/2016)

Çalınıyor Adalet, Vurun Duvarları (The Handmaıden)

Hep Ağlıyordu Gemiler, Hep Uçak Olmak İstiyorlardı (The Great Wall)

Birbirimizde Zuhur Ediyoruz (Stranger Than Fıctıon)

Ölüm, Ölür Müsün Başımda, ”Şah” De Hadi (The Seventh Seal)

Gardırop Akıl, Ayna Şehrine Yaklaşırsa… (La Notte)

Kader, Genel Bir Mülkiyet Midir? (The Man Who Wasn't There)

Ölü Yazar Olmadığı Gibi, Ölü Oyuncu Da Yoktur! (Look Who’S Back?)

Şiddet Kullanan Eş, Nasıl Eşses Olabilir Ki? (Arretez Moı)

Acıkan İnsanı Kandırmak Kolaydır (Crow’S Egg)

Her Kitap Anne Değildir Ya Da Bazı Kızlar Yanlış Kitap Seçer (Madame Bovary)

Aynalar Arası Dedikodu (La Double Vıe De Véronıque)

Sine-Retrospektif (Bronenosets Potyomkın)

İnsanı İnsana Yasak Kılamazsınız (Pleasantvılle)

Kitle, Geleceğin İntihar Bombacısı Olmamalıdır (The Man Who Knew Infınıty)

Çamura Ruh Veren Elma (Camılle Claudel)

Lanetli Hayalin Tekamülü (The Wınd Rıses)

Mülkiyet İle Onur Kavramını Evlendirene Yazıklar Olsun! (Marına)

Sadece Konuşan Bir Hayvan Değildik… (Twelve Monkeys)

Devrim Ailede Başlar (Trumbo)

Bütün Saksılardan Sen Mi Sorumlusun Bahçıvan? (Detachment)

Ağlayacak Çok Şey Var, Bari Buna Gülelim (Çingeneler Zamanı)

Çiçeklerin Kokusunu Çoktan Çaldılar (La Maman Et La Putaın)

İnsan, Sadeleşemeyen Bir Oyuncudur (The Danısh Gırl)

Yetişkin İnsan Asla Doğmamıştır (Crımes And Mısdemeanors)

Anmak, Geçmişi Muteber Kılmaktır (To Rome Wıth Love)

Ruhuyla Oynayan Aktörler, Zinciri Kıran Kitleleri Büyütürler (Lısten To Me Marlon)

Dil, İradenin Hıçkırışıdır (Wakıng Lıfe)

İnsan Bazen Akıl Oyunlarında Ray Değiştirir (Irratıonal Man)

Asıl Mesleğimiz ‘Caka Satmak’ (Socrate)

Bazı Filmler Passiflora/Çile Çiçeği Etkisi Veriyor (Tımbuktu)

Benden Başka Bir Beni Sevdim (The Royal Tenenbaums-5 To 7)

Hüzün Yol Kesicidir ((As Good As It Gets)

Bir Sinema Filmi Kaça Ayrılır?

Hayat Senaryosunun Adı ‘Hepsi Birarada’Dır… (La Cıocıara)

Tanımlarımız Hangi Kişilerin Gardrobundan?

Yasakçı Mı, Özgürlükçü Mü Filmler Çekilmeli?

Bazen Katırlara Kelebek Banyosu Uğramaz

Dil Bilmeyen İnsanı Müzik Konuşturur (Almost Famous)

Yalnızlık İstenen Bir Rica Mıdır?

Yarınlarımızı Hormonlarımıza Bırakırsak, Kaos Anne Doğmaz Mı?

Kuşların Da Yürüdüğünü Biliyor Ahtapotlar (Vıvre Sa Vıe )

Sadece İlaçların Yan Etkisi Yoktur! (Je, Tu, Il, Elle)

Huzursuzluk Evlerdeki Yersiz Ejderhalardır

Uğraşılarımıza Örümcekler Oda Kiraladılar (Requıem For A Dream)

Kadınlar İkiye Değil, Nara Ayrılır

'Umut Yok, Korku Yok'

Aşk Cadı Elması Mıdır?

Sinemanın Dili Boğazına Kaçmadı Değil Mi?

Hayatın Çocuğu (Faust)

Sinema İmgelerin Hacimsel Hareketidir (Le Chef)