KAYIP BAKIŞLAR

GÖÇEBE KUŞLARIN ŞARKISI (MY OWN LOVE SONG)

Serkan Murat Kırıkcı

@bodakedi

BU YAZIYI PAYLAŞ

Önce Jane ile tanışırız… Ellerini nereye koyacağını bilemeyen halleriyle, karşısındaki adamın yaptığı kur ile keyiflenmek üzereyken… Unutmak istediği geçmişi kollarındaki dövme gibi onu her daim takip ediyorken… Kur sonunda gelen teklifle kaçılmak istenen gerçekle birlikte yüzleşiriz: Tekerlekli sandalye… Şarkıcıyken, mutluyken ve bir aileye sahipken, trafik kazası sonucunda mahkum kalınan bedene uzak araç… Bardan eve, her mutsuz dönüşün sorumlusu olan araç… Kaza sonrası özgürlüğünü arayan, nereye göçeceğini bilemeyen, bulamayan bir kuş: Jane…

Yere uzanmış gökyüzünü seyreden, yıldızlarla konuşan Joey ile tanışırız sonra… Topallayan, elleri titreyen bir kekeme… Ama o koca gövdesinden beklenmeyen bir çocuk ruh… Tüm ailesinin gözlerinin önünde cayır cayır yandığına şahit olduğu unutulmak istenen bir geçmiş… Üstelik itfaiye eriyken… Artık gördüğü meleklerle konuşan, ailesinin her daim yanında dolaştığını sanan, unutmak için kendini meleklere adayan bir adam… Kaybettiği ailesini ayın kanatlarında, yıldızlarda arayan, nereye göçeceğini bilemeyen, bulamayan bir kuş: Joey…

Elbette ikilinin yolları, beklendiği gibi Hastanede kesişmiştir… Sonrasında süren dostlukta, iyi örtüşmüştür hani. Jane içine ve dünyaya kapalıyken, Joey dışarıya ve dünyaya ardına kadar açıktır.

Joey’in beklediği fırsat ellerine geçince yola düşme zamanı gelir. Meleklerle konuşan ve bunun üzerine kitaplar yazan bir adam konferans verecektir. Sonunda anlaşılabilecek olma düşü de ikiliyi dört tekere bindirir. Yolculuk sırasında da kendileri gibi olanı dakikasında bulurlar elbette…

Kocası bir anda kaybolan, nerde nasıl arayacağını bilmeyen şaşkın ve üzgün bir kadınla tanışırız yolda: Billie… Elinde cep telefonu her an gelecek bir arama peşinde, yolunu kaybetmiş bir kuş olarak katılır ikiliye.

Elbette kötülere de denk gelinir ama doruk noktasını sağlayan bir iyimiz de mevcuttur… Kasırgada her şeyiyle birlikte duygularını da kaybetmiş bir adam Caldwell gibi…

Bunca hayatın, onca dakikanın özü de bellidir, her yeni gün, yeni bir başlangıca açılan kapı… Her varlık mutlaka ait olduğu yeri bulur…

“La Mome” ile yıldızı parlayan Olivier Dahan’ın hem yazdığı hem de yönettiği 2010 yapımı bir şarkı olur My Own Love Song… Bir tür kendini iyi hisset filmi de denebilir ama gücünü Renee Zelweger ile Forest Whitaker’dan alır… İkilinin oyunu ve uyumuyla gözden kaçan ama beklenmedik bir film olarak bekler, şarkısını size de söylemek üzere… Ki o şarkıların Bob Dylan imzası taşıması ayrı güzelliktir, selam durulur…

YORUMLAR [0]