MEDYAHOMUNCULUS

GARDIROP AKIL, AYNA ŞEHRİNE YAKLAŞIRSA… (LA NOTTE)

Ceyda Saliha Şener

@corvusunanamne

BU YAZIYI PAYLAŞ

Birbirini seçenler ‘herkes ve her şey bir tarafa, sadece ikimiz’ demedikçe, bu işlemin kurucusu iki kişi değildir.

‘İlk önce şöyleydi, şimdi ise...’ diye başlayan cümlelerden korkun. Sağlığı bozuluyor demek ki inancın, güvenin. Hemen sandal sefasına kaçıyor insanın yüzsüz utancı. Birliktelik, beraberlik yük gemisi gibi maşallah. Kaptanın cinsiyeti yok, ama eşi de yok.             

İtalya burjuvasıyla bizi yakından buluşturuyor adını söyleyeceğim film. ‘La Notte’ (Gece) 1961 yapımı. Michelangelo Antonioni "İletişimsizlik Üçlemesi" bağlamında çekmiş ‘Macera, Gece ve Batan Güneş" adlı filmleri. Giovanni ve Lidia arasındaki aşk, teknoloji ve refah düzeni tarafından satın alınıyor bu filmde. Birbirine ithafen yazılan mektuplar, yazarın tutkulu aşkı, birdenbire göstermelik yaşayan dünyada kaynar gider. İki kişinin sevgisini birbirine bırakmaz cins-i meşhur yaratıklar.

Bir elin incinmesi ne demek biliyor musunuz? Uzanamamak, kola girmemek, saçları karıştıramamak, okşayamamak... İşte bütün bu marazı doğuran şey, insanın kendi ürettikleri yüzündendir. İşlevini yitirir parmak, bakmayı unutur göz. Toplu yaşamlar, gece partileri, cadı bayramları, maddeleri olan sonucu belli daraltılı oyunlardır. Bir sirkin macerası ne kadar olabilir ki? Bilmeceli ve sonu belli olmayan şeyler gerek. Yoksa bu dakika kendini boğar, bilinmesi gereken bu.
 

          

Yine istemediğim ve üzüldüğüm sahne kendini gösterir. Yazar kendi çevresi yüzünden ilişkisine dikkat edemez, kadın kendisini gören romantik sözlü adama kendini verir. Kadınlar ilgisiz bırakılmamalı. Onun yanında olduğunu en çok diliyle ifade edebilmeli erkekler. Yoksa üstüne abanan dünyada bir çırpıda kuş oluvermek çok kolaydır. Birbirini seçenler ‘herkes ve her şey bir tarafa, sadece ikimiz’ demedikçe, bu işlemin kurucusu iki kişi değildir. Lidia öyle zarif ve öyle yalnızdır ki; havuz, içki, yazar tebrikleri, kocasına sarkanlar, kendisine yazanlar, bütçe konuşmaları, reklam kampanyaları arasında daralır. Sancıdır, yalnızlık hissi. Sürekli tüyünü kırptıran bir kuzu gibi, oğlak gibi çelimsizce şiir okuyarak göğü gürletmektir.

Neden dayanılmaz oluyor ifşa edince aşkı. Yoksa bu ikiliği vicdan mı kaldıramıyor? E ağlasın o zaman yol başındaki kavak. Siniri bozulsun köyün en mutlu çiftinin, tüm konservelere kurt düşsün inşallah. Kitap yazarken insan kaybetmek, bu büyük bir fakirliktir. Yazar katil olur mu, olur. Toplumsal gözüküyor diye, yazıcı her zaman bahçedeki güllerini sular diye düşünmeyin. Bu mertebenin en şerefli diye bir makamı da yok. En vasıflı, en onurlu katil olur mu? Söyleyin rüzgar aşkına.

Bütün mesafeleri aşıp, iki kişi birbirine dönerse birden gardrop akıl, ayna şehrine yaklaşırsa; bademleri güvenlik görevlisi kırmak zorunda kalmaz. Ne diyorum ben? Kadın sevgisi bir kutlu pervanedir. Ya içine girip sevgisiyle döneceksin ya da yakmayı öğrenerek "By Fire" olacaksın. Asıl; kişileri birbirinden ayıran tüm sanata, düşünceye, teknolojiye lanet olsun!

YORUMLAR [0]

DİĞER YAZILARI

Çalınıyor Adalet, Vurun Duvarları (The Handmaıden)

Hep Ağlıyordu Gemiler, Hep Uçak Olmak İstiyorlardı (The Great Wall)

Birbirimizde Zuhur Ediyoruz (Stranger Than Fıctıon)

Ölüm, Ölür Müsün Başımda, ”Şah” De Hadi (The Seventh Seal)

Gardırop Akıl, Ayna Şehrine Yaklaşırsa… (La Notte)

Kader, Genel Bir Mülkiyet Midir? (The Man Who Wasn't There)

Ölü Yazar Olmadığı Gibi, Ölü Oyuncu Da Yoktur! (Look Who’S Back?)

Şiddet Kullanan Eş, Nasıl Eşses Olabilir Ki? (Arretez Moı)

Acıkan İnsanı Kandırmak Kolaydır (Crow’S Egg)

Her Kitap Anne Değildir Ya Da Bazı Kızlar Yanlış Kitap Seçer (Madame Bovary)

Aynalar Arası Dedikodu (La Double Vıe De Véronıque)

Sine-Retrospektif (Bronenosets Potyomkın)

İnsanı İnsana Yasak Kılamazsınız (Pleasantvılle)

Kitle, Geleceğin İntihar Bombacısı Olmamalıdır (The Man Who Knew Infınıty)

Çamura Ruh Veren Elma (Camılle Claudel)

Lanetli Hayalin Tekamülü (The Wınd Rıses)

Mülkiyet İle Onur Kavramını Evlendirene Yazıklar Olsun! (Marına)

Sadece Konuşan Bir Hayvan Değildik… (Twelve Monkeys)

Devrim Ailede Başlar (Trumbo)

Bütün Saksılardan Sen Mi Sorumlusun Bahçıvan? (Detachment)

Ağlayacak Çok Şey Var, Bari Buna Gülelim (Çingeneler Zamanı)

Çiçeklerin Kokusunu Çoktan Çaldılar (La Maman Et La Putaın)

İnsan, Sadeleşemeyen Bir Oyuncudur (The Danısh Gırl)

Yetişkin İnsan Asla Doğmamıştır (Crımes And Mısdemeanors)

Anmak, Geçmişi Muteber Kılmaktır (To Rome Wıth Love)

Ruhuyla Oynayan Aktörler, Zinciri Kıran Kitleleri Büyütürler (Lısten To Me Marlon)

Dil, İradenin Hıçkırışıdır (Wakıng Lıfe)

İnsan Bazen Akıl Oyunlarında Ray Değiştirir (Irratıonal Man)

Asıl Mesleğimiz ‘Caka Satmak’ (Socrate)

Bazı Filmler Passiflora/Çile Çiçeği Etkisi Veriyor (Tımbuktu)

Benden Başka Bir Beni Sevdim (The Royal Tenenbaums-5 To 7)

Hüzün Yol Kesicidir ((As Good As It Gets)

Bir Sinema Filmi Kaça Ayrılır?

Hayat Senaryosunun Adı ‘Hepsi Birarada’Dır… (La Cıocıara)

Tanımlarımız Hangi Kişilerin Gardrobundan?

Yasakçı Mı, Özgürlükçü Mü Filmler Çekilmeli?

Bazen Katırlara Kelebek Banyosu Uğramaz

Dil Bilmeyen İnsanı Müzik Konuşturur (Almost Famous)

Yalnızlık İstenen Bir Rica Mıdır?

Yarınlarımızı Hormonlarımıza Bırakırsak, Kaos Anne Doğmaz Mı?

Kuşların Da Yürüdüğünü Biliyor Ahtapotlar (Vıvre Sa Vıe )

Sadece İlaçların Yan Etkisi Yoktur! (Je, Tu, Il, Elle)

Huzursuzluk Evlerdeki Yersiz Ejderhalardır

Uğraşılarımıza Örümcekler Oda Kiraladılar (Requıem For A Dream)

Kadınlar İkiye Değil, Nara Ayrılır

'Umut Yok, Korku Yok'

Aşk Cadı Elması Mıdır?

Sinemanın Dili Boğazına Kaçmadı Değil Mi?

Hayatın Çocuğu (Faust)

Sinema İmgelerin Hacimsel Hareketidir (Le Chef)