KUSURLU FİLM DEDEKTÖRÜ

ESKİ JOKERLER Mİ, YENİ JOKER Mİ? (SUICIDE SQUAD)

Manolya Darkız

@FkarayeL

BU YAZIYI PAYLAŞ

Yönetmen David Ayer, önyargılarımı yıkmak için Leto'dan övgü dolu sözlerle bahsediyor. "Leto psikopat bir katil performansı konusunda kesinlikle inanılmaz" diyor. Yönetmen oyuncusunu elbette övecek, buna inanmamızı kimse bekleyemez öyle değil mi?

DC, YENİ JOKERLE KUMAR MI OYNADI?

Bu ayın en çok konuşulacak filmlerinden Suicide Squad'ın hayata geçmesinin perde arkasında, Guardians of Galaxy‘nin gişe başarısı var. Marvel‘ın denemesi başarıyla sonuçlandıysa, ‘ee biz de bir deneyelim Dc Comics’ olarak demişler. Dc, Marvel'a kafa tutacak filmlerle karşımızda ancak Marvel'ın vizyona girmeyi bekleyen filmleri ortaya çıkınca, Dc'nin biraz hüzünleneceğini düşünüyorum.

Uzun zamandır David Ayer'in yönetmenliğini üstlendiği Suicide Squad ile ilgili pek çoğumuzun kafasındaki soru, Jared Leto'nun nasıl bir Joker güzellemesiyle izleyici karşısına çıkacağıydı. DC'nin Heath Ledger'dan sonra jokerde böylesine bir kumar nasıl oynadığını gerçekten anlamıyorum. Leto'nun bu tür rollerin altından başarılı bir şekilde kalktığını biliyor olmak bile güven vermiyor. Yönetmen Ayer önyargılarımı yıkmak için Leto'dan övgü dolu sözlerle bahsediyor. "Leto psikopat bir katil performansı konusunda kesinlikle inanılmaz" diyor. Yönetmen oyuncusunu elbette övecek, buna inanmamızı kimse bekleyemez öyle değil mi? Heath Ledger’in zamansız ölümü hepimizi çok etkiledi. Joker rolü için kendini haftalarca bir otel odasına kapadı. Ledger hep karakterlerin içine dalmak isterdi ama Joker için çok abarttığı söyleniyordu. Joker tam bir sosyopat, soğukkanlılıkla toplu katliam yapabilen bir palyaço. Joker’i oynamak onun için çok özeldi. Leto'nun nasıl Joker olduğuyla ilgili tartışmalar sürerken Heath Ledger'in Joker rolüne hazırlanırken tuttuğu günlükteki ‘Bay bay’ notu aklınıza gelsin. Hal böyle olunca Leto'nun beğenilmesi çok zor gibi gözüküyor. Bu arada Tim Burton’ın 1989 yılında çektiği Batman filminde, Joker karakterini canlandıran Jack Nicholson'ın da muhteşem bir Joker canlandırdığını unutmamak gerek.

JOKER ‘BATMAN'SİZ NE YAPACAK?

Bir diğer huzursuz olduğum konu ise, Joker'in Batman'siz olması. Joker dediğin Batman ile anlamlı bir karakter. Batman‘siz Joker ne ile uğraşacak? Biz Joker’i Batman’in karşısında görmeye alışkındık, ama Joker‘in yer alacağı film ilk kez bir Batman filmi değil. Suicide Squad, “ya idam, ya intihar görevi” şartıyla tuhaf ve tehlikeli görevlere gönderilen bir benzemezler çetesi, hepsi kötü adam. Dünyanın en tehlikeli takımını bir plan için bir araya getiren devlet yetkilileri, gerçekten onları idare edebileceklerini nasıl düşünebilirdi ki? Özetle Suicide Squad'dan, Nolan serisinde gördüğünüz ciddiyeti beklemeyin. Bu film DC’nin en çok Marvel'a benzeyen filmi olacak. Bu arada Harley Quinn bir harika olmuş...

EN UNUTULMAZ JOKER BATMAN DİYALOGU

Batman: Neden beni öldürmek istiyorsun?

Joker: Seni öldürmek istemiyorum. Sen olmasan, ben ne yaparım? Sen beni tamamlıyorsun.

WOODY ALLEN'IN AŞK ÜÇGENİ

Woody Allen’ın yönetmenliğini üstlendiği 47. filmi; Cafe Society bu ayın en dikkat çeken yapımları arasında. Yalnız dikkatimi maalesef hiç çekemedi. Filmi 69. Cannes film festivalinde izledim, oyuncu kadrosu ve kostümleri ilk başta ilgimi çekti ama filmin sonunda suratımdaki ifade başka filmlere konu olacak nitelikteydi. Filmi izlerken dedektörüm her kötü espride çaldı. Jesse Eisenberg komedinin tadını çıkaran performansıyla öne çıkıyor. Filmin monotonlaştığı diyaloglarda dedektör adeta bozuluyordu. Filmin sanat ekibi kahve tonlarının dışına çıkamamış, kıyafetler ve arka fonun aynı renkte olduğu yerlerde ayırt etmeye çalışırken maalesef gözlerim bozuldu. Nostaljik hava, filme güzel yansıtılmış ancak müzikler adeta bir Charlie Chaplin özenilmesi. Müziğine değil de komedi anlayışına özenilseymiş izleyici olarak belki moral bulabilirdik. “Café Society”, 1930’larda film endüstrisinde çalışmayı umarak Hollywood’a gelen ve aşık olan genç bir adamın öyküsünü anlatıyor. Yüzeysel bir film izlemek istiyorsanız, buyurun gidin Cafe Society’a. Eğlendirmesini ve güldürmesini çok iyi biliyor(!)MARILYN MONROE'YU FİLMLERİYLE ANIYORUZ

  1. yüzyıla damgasını vuran, oyunculuğu ve dillere destan güzelliği ile Marilyn Monroe tam 54 yıl önce Ağustos ayının 5'inde hayata gözlerini yumdu. Monroe'yu ölümünün 54. yılında unutulmaz filmleriyle anıyoruz.

1. Niagara (1953)

Henry Hathaway yönettiği film, yıllarca küçük roller oynayan Monroe’nun kariyerinde başarılı bir çıkış oldu. Eleştirmenler filmin karanlık senaryosu kadar, Monroe’nun kamerayla olan uyumunu günlerce yazdı.

2. Gentlemen Prefer Blondes (1953)

Marilyn’in ‘Lorelei Lee’yi canlandırdığı bu film, sanatçının sinematografinde sağlam bir yere sahip. O dönem büyük başarı kazanan filmde, Marilyn’in meşhur “Diamonds Are a Girl’s Best Friend” şarkısı da yer alıyor.

3. Bus Stop (1956)

Cherie rolüyle kariyerindeki en iyi dramatik performansını göstererek eleştirmenlerden büyük övgü alan Marilyn, bu filmde “Komedi veya Müzikalde En İyi Kadın Oyuncu” dalında Altın Küre’ye aday oldu.

4. Some Like It Hot (1959)

1959 yılında Billy Wilder tarafından çekilen filmin başrollerinde Marilyn Monroe, Tony Curtis ve Jack Lemmon yer alıyor. 2000 yılında Amerikan Film Enstitüsü tarafından “Tüm Zamanların En İyi Amerikan Komedi Filmi” seçilen film ile Monroe, “Komedi veya Müzikalde En İyi Kadın Oyuncu” dalında Altın Küre kazanmıştır.

5. The Seven Year Itch (1955)

Yönetmen Billy Wilder imzasını taşıyan bu harika komedide, Marilyn başrolü Tom Ewell ile paylaşıyor. Film, sinema tarihinde Marilyn’nin simgesi haline gelen ‘subway grate’ sahnesiyle anılıyor.

 

 

YORUMLAR [0]