MEDYAHOMUNCULUS

DİL BİLMEYEN İNSANI MÜZİK KONUŞTURUR (ALMOST FAMOUS)

Ceyda Saliha Şener

@corvusunanamne

BU YAZIYI PAYLAŞ

 

Müzik Türkiye'ye ne zaman girdi? adlı antropolojik soru yerine bu kültürleşmenin içinden de dışından da bakılacak "müzik" kavramı filmlerin içine ne vakit oturdu? Sinema, müziğe neden ihtiyaç duydu? gibi soruları sormamız daha anlamlıcadır. Ortak yaşamanın adı olan symbiosis, bizleri hangi konularda küçültüyor? Araştırmak gerek. Türkiye’de müzikoloji ve etnomüzikoloji bölümleri 1924’ten beri faaliyetteler. Eski Dârülelhan'dan bu yana müziğin bilimi ne kadar gelişmiştir? Kendini araçsallaştırılan bozalıktan kurtarabilmiş midir? Bu konuda epeyce yazı yazılır.

ALMOST FAMOUS FİLMİ HAKKINDA BİR İNCELEME

Bu film üzerinden sinema filmi olan müzik gruplarından ziyade, film müziği neden var? sorusu bu ay ki araştırma konumuz. Seyreden, gören, duyan insana bir saati aşkın oturur vaziyette yeni bir sihir mi yapılmak istenmiştir. Dil bilmeyen insanı müzik konuşturur derler. Ritim, bedenin kendini sarsması, organlarına sızan yeniden kanlanmanın ifadesidir. Her vakit, olağan olan birikimlerden sıyrılıp, yeni doğumlara, yaratılışlara aç bir insan bulunacağından, müzik dirilmeye yardımcı bir melektir de denilebilir. Bu canlanma "kişi" ile "can katanlar" arasında bir sözleşme değildir. Bilir bilmez bu testiden su içeriz ve "yerdeki cenazeyi seyreden ağaçtaki kediyi, lirik bir armoniyle" gördük mü, duyularımız mülakata sokulmadan kalbe dokunulmuş olur. Bu etkileşimin adı, kandırılma ve büyü değildir. Velev ki satış için her şeyi yok etmeyi göze alan ekip tarafından yapılmasın.

Cameron Crowe tarafından yazılıp yönetilmiş olan "Almost Famous" (Şöhrete Bir Adım), 2000 yılında çekilmiştir. Kurgusal bir grup olan "Stillwater' ve müzik kavramına kişiler üzerinden bakışını anlatır. Rolling Stone dergisi üzerinden modernizmin ve postmodernizmin müziğe etkisini, sinemaya giren müzikle, film konusu olan müzik ve kitle kavramını hendeseye sokar. Müziği; Nancy Wilson yapmıştır. William, 11 yaşında; terkedilmiş plaklar sayesinde "rock'n roll" kavramıyla sesli olarak  tanışmıs, Led Zeppelin, The Who, Bob Dylan, Black Sabbath dinlemeye başlamış,15 yaşında da rock gruplarının içine girmiş, gruplar hakkında yazı yazmaya başlamıştır.

16 yaşlarındaki bir gencin yazı hayatı ile yaşamına anlam veren düşünsel akıl notalarını bu film bize de gösterir. Filmin soundtrackleri zevk verirken Penny Lane karakteriyle bize neler verilmek istenmiştir? Bu kısım biraz başka bir konudur. Biz de tramvayda giderken Elton John'un ‘Blue Jean Baby’ şarkısını filmdeki otobüslü bir sahneden hatırlayarak dinlemek isteyebiliriz.

Filmde aile ve çocuklar arasındaki gerilimden, bir yazarın ve müziklerin, müzik eleştirmenlerinin arasına yerleşiriz. İnsanın olduğu yerde, harcama -yok etme-hırs-içinden konuşma her zaman vardır. Israr ederek yaşına bakmadan ilerlemek istediği konuda, emek harcayan genç olmak ne güzel bir şeydir. Macera düşkünlüğü için her şeyi yapıp yıkmak ise aynı şey değildir. Emek başarıya götürürken, macera arayışı mezara sürükler. Filmde geçen esas grup ve müzik eleştirmenini nasıl unutursunuz? Philip Seymour Hoffman tarafindan canlandırılan Lester Bangs, 70'lerin en önemli rock yazarlarından biri, muhtemelen en önemlisidir. Lakin uyuşturucudan 35 yaşında ölmüştür. Bu mudur ulaşmak istediğimiz başarı?

Günümüzdeki insanlar diğer insanların yaptığı bazı çalışmaları sürekli seslendirerek ya da üzerine giyerek, işaret edilen gibi olunacağını zannediyorlar. -‘Hans Zimmer dinliyorum abi, bugün kendimi The Crow gibi hissettim yav, içimde dönüyorum rock an rollum ben’diye bağıran, siyah rengime dokunan bir sürü halkımız vardır. Eğer gerçekten film müzikleri yapmak isteyen ve bu konuya sene vermek isteyen kardeşlerimiz varsa geçmiş taraması yapmanız, iyi şefler bulmanız, kafanıza bir meseleyi takmanız gerekmektedir. Merak ve çalışma duygusu olmayan insandan boru sesi  bile zor çıkar. Kitap okuyup düşünmeyenden de müzikle ilgili hiç bir şey çıkmaz.

ALMOST FAMOUS SOUNDTRACKLERİ

America-Simon And Garfunkel, Sparks-The Who, İt Wouldn't Have Made Any Difference - Todd Rundgren, I've Seen All Good People: Your Move - Yes, Feel Flows - The Beach Boys, Fever Dog - Stillwater, Every Picture Tells A Story - Rod Stewart, Mr. Farmer - The Seeds, One Way Out - The Allman Brothers Band,  Simple Man - Lynyrd Skynyrd, That's The Way - Led Zeppelin,  Tiny Dancer - Elton John, Lucky Trumble - Nancy Wilson,  İ'm Waiting For The Man - David Bowie, The Wind - Cat Stevens,  Slip Away - Clarence Carter,  Something ın The Air - Thunderclap Newman…

Bazı kelimeleri öğrenmeliyiz. Bunlardan bazıları şunlardır:

OLDUKÇA KÜÇÜK FİLM MÜZİĞİ SÖZLÜĞÜ

SOUNDTRACK: Bir filmde kullanılan ticari amaçlı müzik. Film müziği anlamında kullanılır. Bir müzik grubunun, veya çeşitli müzik gruplarının veya bir şarkıcının şarkılarının filmde kullanılmasına verilen addır. İzlenen, seyredilen, bakılan ve görülen şeylerle birlikte eş zamanlı olarak çalınan müzik. Tiyatro, opera, müzikalde eserin müziği olarak kullanılır.

ESER: Emek sonucu ortaya konan yapıt, ürün.

SCORE: Bir bestekar tarafından o film için yapılmış genelde söz içermeyen enstrümental müziklere verilen addır.

EFEKT: Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi.

KOMPOZİTÖR: Besteci

ARANJÖR: Düzenleyici.

ORKESTRASYON: Orkestralama.

TINI: Türlü müzik araçlarının verdiği sesleri birbirinden ayırt etmeyi sağlayan ses özelliği.

FANFAR: Bakır üflemeli çalgılardan oluşan orkestra.

Bazı kelimeler var ki, onları sizin öğrenme iştahınıza bırakıyorum. Elektronika, rock, konçerto, avant-garde caz v.s. Çünkü film müzikleri içinde bu tür eserlerden çok duyacaksınız.

FİLM MÜZİKLERİNİN YAPIM AŞAMALARI

Kalabalık bir ekip işidir. Bir veya daha fazla kompozitör vardır.Yan aranjörler de vardır.Baş kompozitör temaları bulur. Bazıları lirik temaları, bazıları da aksiyon sahneleri ele alır. Başkası da karakterler için temaları hazırlar.Bir diğeri filmin anafikri üzerine çalışır. Kompozitörün başı yönetmenle birebir çalışır. Ekibi baş kompozitör yönetir. Sahne ve atmosfer uyumluluğu esastır. Kompozitör şefse, orkestraya parçaları çaldırır. İcracıları çalıştırır. Kaydı alır. Teknik bilgisi varsa stüdyoda düzenleme işine katılır.Ya da deneyimli ses mühendislerine bu işi devreder. İşlerin sonunda baş kompozitörün imzası olur ve oscar ödülünü o alır.

FİLM MÜZİĞİ NE ZAMAN OSCAR ALMAYA BAŞLADI?

En İyi Film Müziğine: 1934'ten beri, En İyi Orijinal Şarkıya: 1934'ten bu yana "Academy Award of Merit" adlı Oscar Ödülü her yıl şubatta verilmektedir.

EN ESKİ FİLM MÜZİĞİ NEDİR?

İlk film müziği, önceden de var olup bir filmde kullanılan değil, bir film için "L'assassinat du duc de Guise" özel olarak yazılmış, ilk müzik Camille Saint-Saens tarafından bestelenmiştir. Adresi şudur: https://www.youtube.com/watch?v=_tm7QD0R8u4

EN ÖNEMLİ SOUNDTRACK BESTECİLERİ

Ennio Morricone: Bir Zamanlar Amerika, Cinema Paradiso, Misyon, İyi, Kötü ve Çirkin, Bir Zamanlar Batıda, Dokunulmazlar.

John Williams: Er Ryan'ı Kurtarmak, Amistad, Kayıp Dünya, Sabrina, Jurassic Park, Evde Tek Başına, Indiana Jones üçlemesi, Güneşin İmparatorluğu, Eastwick Cadıları, Star Wars üçlemesi, E.T., Superman, Jaws, Harry Potterın ilk üç filmi, Bir Geyşanın Anıları… Seksenden fazla soundtrack kompozisyonunu kapsayan bir filmografisi vardır.

Andrew Lloyd Webber: Cats, Evita, The Phantom of the Opera, Jesus Christ Superstar, Joseph and his Amazing Technicolor Dreamcoat, Sunset Boulevard müzikalleri ünlü bestelerindendir.

Danny Elfman: Batman, Batman Dönüyor, Görevimiz Tehlike, The Simpsons, Siyah Giyen Adamlar, Good Will Hunting, Çığlık 2, A Simple Plan, Spider-Man, Siyah Giyen Adamlar 2, Hulk, Big Fish ,Spider-Man 2, Charlie'nin Çikolata Fabrikası, Desperate Housewives, Açık Deniz… şeklinde uzun bir filmografisi vardır.

James Horner: Titanik, Braveheart, The Perfect Storm, Legends of the Fall, Aliens, The Spiderwick Chronicles , The New World , The Legend of Zorro, Flightplan, Troy, The Mask of Zorro, A Beautiful Mind gibi yüzden fazla film müziğinde imzası vardır.

James Newton Howard: Blood Diamond, ER, Lady in the Water, Batman Begins (Hans Zimmer ile), Unbreakable, Dinosaur, The Devil's Advocate...

Hans Zimmer: Esasen bir jazz müzisyenidir. Belli bir erdem teması olan yapımlara genelde etnik, çok sesli bayan vokaller ve yaylı enstrümanlarla bezenmiş müzikler üretmektedir. Pirates of the Caribbean: At Worlds End, Pirates of the Caribbean: Dead Man's Chest, The Da Vinci Code, Batman Begins, King Arthur, Madagascar, Hannibal, The Lion King, The Simpsons Movie, The Rock.

Cahit Berkay: Alyazmalım, Hülya(Ayrılık), Çiçek Abbas, Fazilet, Öğretmen(Çile), Koltuk Belası, Herhangi Bir Kadın, Kılıbık...

Cem Adrian; “Ben Seni Çok Sevdim” ve “Hani Bazen” adlı iki şarkısını Tolga Örnek’in filmi “Senin Hikayen”e verdi.

Gökhan Kırdar: Kurtlar Vadisi, Yabancı Damat, Haziran Gecesi, Kayıp, Sağır Oda, Pars: Narkoterör, İnadına Yaşamak, Geniş Zamanlar, Dede Korkut Hikayeleri, Ölümsüz Aşk, Hayalet, Köprü.

Tufan Kıraç: Zerda, Bir İstanbul Masalı, Aliye, Binbir Gece, Beyaz Gelincik, Aşk ve Ceza gibi dizi müziklerine imza atmıştır.

Toygar Işıklı: Yaprak Dökümü, Dudaktan Kalbe, Ezel, Fatmagül'ün Suçu Ne, Aşk-ı Memnu, Kuzey Güney, Karadayı, 20 Dakika gibi popüler dizi müziklerine ismini vermiştir.

Tuluyhan Uğurlu: 1996’da İstanbul Kanatlarımın Altında film müziğini yaptı.

2015 TE ÖDÜLÜ KİM ALDI?

2015 En İyi Orijinal Film Müziği: Glory, "Selma" (John Stephens and Lonnie Lynn)

En İyi Orijinal Şarkı: The Grand Budapest Hotel (Alexandre Desplat)

GÜNÜMÜZDE SOUNDTRACK SORUNLARI

-Müziğin tarafı var mıdır? sorusuna -ölüm insan mı seçiyor? diyerek cevap vermek istiyorum. Evrensel bakarsak meseleye sadece eser icrasında bulunan Dede Efendi ve Donizetti değildir. Geleneksel armoniyi kullananlardan tutunda, elektronik müzik yapamayanlar, orkestrasyonu ruhsuz olanlar da çoktur. Revizyoner anlamda müzikoloji ve etnomüzikoloji bölümlerinden mezun olanlar film müziği kavramına ne kadar katkıda bulunuyorlar bilmiyorum. Lakin “asimilasyon”a hatta neredeyse “transkültürasyon”a uğranıldığını düşünüyorsa birileri, sanatın patronajının kimlere verildiğini sorgulaması gerek. Ayrıca "sürekli müşteri" kavramı "endüstriyel sanat" başlığını ortaya dökse de, sanatın sürümü olursa onun sanat olamayacağı gerçeği tekrar düşünülmelidir. Geçmişe şöyle bir bakarsak; Georges Méliès öykülü film yapımcısıdır. "Star Film Company" adlı şirketini kurmuş, 1896'da film üretimine başlamıştır. 1903'te ise New York'ta dağıtım büroları kurarak Lumiere'leri neredeyse saf dışı bırakmıştır. Filmin endüstriyelleşmeyle tanışması o yıllara rast gelmektedir. Çoğaltılan ve kopyalanan her şey biraz da birincilliğini yitirmiş sayılmaz mı?

Sinema olmadan önce operalar soundtrackin yerini almıştı da, sessiz sinema konuşmayı öğrenince soundtrackin sanatsallığını kimler yemiş durumdadır?

Şu bir gerçek; soundtrack, izlenen şeylerin etki gücünü oluşturur, özdeşleştirme hissine daha hızlı ulaşmayı sağlar. Müzik tek başına insan davranışlarına uyarıcı bir eylemde bulunmaktadır. Belli bir ritimle horozlar bile yemlerini daha hızlı yemekte, müzik yardımıyla (!) insanlar daha fazla alış veriş yapmaktalar. Bunun fark edilmesi çok erken olmuştur. Sinema filmi de bir an önce satılabilsin diye amacın öldürülüp, araçsallaşması sağlanmıştır. Masif bir gişe kaygısı oluşmuştur. Artık film müziği, üretimi kadar dinlemesi de gittikçe zorlaşan bir müzik alanı olmuştur. Teknolojiyle birlikte değişen üretim-yaratma politikaları, müziği de huysuz bir biçimde etkilemiştir. Bu seri üretim politikası yüzünden müzikler tıpatıp benzemekte, sönük, başarısız olmaktadır. "Film müziği endüstrisi" adındaki sıkıcı başlık, artık otomatik programlanır haldedir.

Composer olan müzik keşke;  film, matematik, felsefe eğitimini çok güçlü bir şekilde alabilseydi. Tüm yapıtlar, bilgiyle bilincin arkeologluğundan dem vurup, sanat kavramına ait kalabilseydi.

YORUMLAR [0]

DİĞER YAZILARI

Çalınıyor Adalet, Vurun Duvarları (The Handmaıden)

Hep Ağlıyordu Gemiler, Hep Uçak Olmak İstiyorlardı (The Great Wall)

Birbirimizde Zuhur Ediyoruz (Stranger Than Fıctıon)

Ölüm, Ölür Müsün Başımda, ”Şah” De Hadi (The Seventh Seal)

Gardırop Akıl, Ayna Şehrine Yaklaşırsa… (La Notte)

Kader, Genel Bir Mülkiyet Midir? (The Man Who Wasn't There)

Ölü Yazar Olmadığı Gibi, Ölü Oyuncu Da Yoktur! (Look Who’S Back?)

Şiddet Kullanan Eş, Nasıl Eşses Olabilir Ki? (Arretez Moı)

Acıkan İnsanı Kandırmak Kolaydır (Crow’S Egg)

Her Kitap Anne Değildir Ya Da Bazı Kızlar Yanlış Kitap Seçer (Madame Bovary)

Aynalar Arası Dedikodu (La Double Vıe De Véronıque)

Sine-Retrospektif (Bronenosets Potyomkın)

İnsanı İnsana Yasak Kılamazsınız (Pleasantvılle)

Kitle, Geleceğin İntihar Bombacısı Olmamalıdır (The Man Who Knew Infınıty)

Çamura Ruh Veren Elma (Camılle Claudel)

Lanetli Hayalin Tekamülü (The Wınd Rıses)

Mülkiyet İle Onur Kavramını Evlendirene Yazıklar Olsun! (Marına)

Sadece Konuşan Bir Hayvan Değildik… (Twelve Monkeys)

Devrim Ailede Başlar (Trumbo)

Bütün Saksılardan Sen Mi Sorumlusun Bahçıvan? (Detachment)

Ağlayacak Çok Şey Var, Bari Buna Gülelim (Çingeneler Zamanı)

Çiçeklerin Kokusunu Çoktan Çaldılar (La Maman Et La Putaın)

İnsan, Sadeleşemeyen Bir Oyuncudur (The Danısh Gırl)

Yetişkin İnsan Asla Doğmamıştır (Crımes And Mısdemeanors)

Anmak, Geçmişi Muteber Kılmaktır (To Rome Wıth Love)

Ruhuyla Oynayan Aktörler, Zinciri Kıran Kitleleri Büyütürler (Lısten To Me Marlon)

Dil, İradenin Hıçkırışıdır (Wakıng Lıfe)

İnsan Bazen Akıl Oyunlarında Ray Değiştirir (Irratıonal Man)

Asıl Mesleğimiz ‘Caka Satmak’ (Socrate)

Bazı Filmler Passiflora/Çile Çiçeği Etkisi Veriyor (Tımbuktu)

Benden Başka Bir Beni Sevdim (The Royal Tenenbaums-5 To 7)

Hüzün Yol Kesicidir ((As Good As It Gets)

Bir Sinema Filmi Kaça Ayrılır?

Hayat Senaryosunun Adı ‘Hepsi Birarada’Dır… (La Cıocıara)

Tanımlarımız Hangi Kişilerin Gardrobundan?

Yasakçı Mı, Özgürlükçü Mü Filmler Çekilmeli?

Bazen Katırlara Kelebek Banyosu Uğramaz

Dil Bilmeyen İnsanı Müzik Konuşturur (Almost Famous)

Yalnızlık İstenen Bir Rica Mıdır?

Yarınlarımızı Hormonlarımıza Bırakırsak, Kaos Anne Doğmaz Mı?

Kuşların Da Yürüdüğünü Biliyor Ahtapotlar (Vıvre Sa Vıe )

Sadece İlaçların Yan Etkisi Yoktur! (Je, Tu, Il, Elle)

Huzursuzluk Evlerdeki Yersiz Ejderhalardır

Uğraşılarımıza Örümcekler Oda Kiraladılar (Requıem For A Dream)

Kadınlar İkiye Değil, Nara Ayrılır

'Umut Yok, Korku Yok'

Aşk Cadı Elması Mıdır?

Sinemanın Dili Boğazına Kaçmadı Değil Mi?

Hayatın Çocuğu (Faust)

Sinema İmgelerin Hacimsel Hareketidir (Le Chef)