SANATA MEYYALİM VALLA HAYRETTEN

BİR NİNNİ TUTTURMUŞUM (GOODNIGHT MOMMY)

Hasan Hüseyin Toydemir

@hhtoydemir

BU YAZIYI PAYLAŞ

YALNIZLIK KORKUNÇTUR. BİR ÇOCUĞUN YALNIZLIĞI DAHA KORKUNÇTUR!.. BİR NİNNİ ÖZLEMİNİN HİKAYESİ GOODNIGHT MOMMY. BİR ÇOCUĞUN, AİLESİNİ KENDİ İSTEDİĞİ ŞEKİLDE YENİDEN İNŞA ETMESİ ANCAK BU KADAR SERT VE BİR O KADAR DA DOKUNAKLI ŞEKİLDE DİLE GETİRİLEBİLİRDİ.  

GERİLİMİN DİBİNİ GÖRMEK

Daha önce çektikleri belgeseli saymazsak ilk uzun metraj kurmaca filmlerini çeken Severin Fiala ve Veronika Franz’ın herkese nasip olmayan bir ilk filme imza attıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Fiala’nın çok tecrübesi olmasa da Franz’ın bu filmin yapımcısı da olan Ulrich Seidl’ın altı filminin senaryosunu yazdığını belirtmekte fayda var. Bu iki arkadaşın büyük bir cesaretle ilk filmlerini gerilim türünde yapmaları da ayrı bir takdir konusu. Hele ki türün sadece sinemamızda değil dünya sinemasında da kısır bir döngüye girdiği, yılda bir ya da iki tane sağlam iş bulsak havalara uçtuğumuz şu dönemde. Fiala ve Franz özellikle mekan kullanımı ve gerilimi filmin başından sonuna kadar ayakta tutma konusunda türün ustalarına taş çıkartıyorlar. Filmin çocuk oyuncuları Lukas ve Elias Schwarz’dan da (filmde gerçek isimleriyle oynuyorlar) bahsetmek lazım. Filmdeki gerilim yükünün çoğunu -özellikle finalde- sırtlayan Schwarz kardeşlerin hafızalarımıza kazınan performansları akıllara Haneke’nin Funny Games’ini (Ölümcül Oyunlar - 1997) getiriyor kuşkusuz. Filmin ülkemizdeki gösterim adının da bu benzerliğe uygun olarak Ölümcül Oyun olarak çevrilmesinin de bilinçli olduğunu tahmin ediyorum. Ayrıca isim mevzusu açılmışken, filmin orjinal adı Ich Seh, Ich Seh’in (Anlıyorum, Anlıyorum) bir esprisi var mı bilmiyorum ama bence İngilizce adı filme cuk oturmuş. Başroldeki ikiz kardeşlerin ve kamera arkasındaki ikilinin hiç de acemilik kokmayan ilk filmleri Goodnight Mommy, açlığını çektiğimiz gerilim türünün meraklılarına ilaç gibi gelecek. İlaç demişken, filmin anestezi yapmadan operasyona başladığını bir dost tavsiyesi olarak iliştirelim.

 

İKİZ İKİLEM

Gerilim türünün olmazsa olmazı bilinmezliktir. Filmin başından belli bir yerine kadar mantıklı gerekçelerle seyirciyi diken üstünde tutmak için yaratılan gizem, vurucu bir şekilde ortaya çıkarılana kadar bu bilinmezlik devam eder. Goodnight Mommy’deki dinginlik de buna en iyi hizmet eden anlatımlardan bir tanesi. Filmin açılışındaki İyi Geceler şarkısı ve daha sonra jenerik öncesi gösterilen kısım, Elias ve Lukas arasındaki ilişkiyi anlatmasının yanında finalde çözülecek gizem için de bize verilen ilk ipucudur. Anladığımız kadarıyla babaları olmayan Elias ve Lukas, televizyonda yarışma programı sunuculuğu yapan “ekran yüzü” anneleriyle beraber sakin bir kasabada, tam kafa dinlemelik bir evde yaşamaktadırlar. Filmin başında arabayla eve gelen annelerini görmek için koşarak odasına koşan kardeşler yüzü maskeli bir kadınla karşılaşırlar. Tam da bu sırada filmin uzun süre sorgulatacağı ikiz ikilemi peydah olur: Bu kadın gerçekten çocukların annesi midir ve Elias’ın bir kardeşi yok mudur? Bu sahnede anne ikiz çocuklarından birini görmezden gelir. Film boyunca sürecek olan bu tutum, annenin çocuklarına ikinci tekil şahısla hitap etmesiyle sürdürülür. Sofrada tek kişilik yemek koyacak, ikisine bir bardak meyve suyu verecektir. Elias’ın kardeşine, annesinden özür dilemesi gerektiğini söylemesi, tahmin oyunu oynarlarken “iki çocuklu” diye tarif ettikleri için annenin kendisini bulamaması gibi küçük hamlelerle bu ikilemler izleyicinin zihninde kesinlik kazandırmadan başarıyla devam ettirilir. Annelerinin ikiz kardeşi gibi duran bir kadınla çekilmiş fotoğrafını bulan çocuklarla beraber izleyici de kadını daha çok sorgular. Annenin çocuklara karşı sert tutumları ve gizemli tavırları bunu daha çok pekiştirir.

 

 

MASKELER VE TABLOLAR

Annelerini özledikleri belli olan çocuklar, onun söylediği şarkıyı dinleyerek uyurlar. Ama özlemlerini fiziksel olarak gideremezler çünkü o kadın anneleri mi değil mi emin değillerdir. Evdeki küçük çaplı araştırmalarına devam eden Elias ve Lukas, farkında olmadan evdeki gerilimi yavaş yavaş arttırırlar. Evle ilgili ilginç detaylardan biri de duvarlardaki tablolardır. Görüntülerin hep flu olduğu bu resimler, annelerinin yüzü konusunda tedirginlik yaşayan çocukların zihnini yansıtmasının yanında izleyicideki belirsizliğin ve gizemin de hem kaynağı hem de sonucudur. Lukas’ın var olup olmadığı konusundaki tereddütlerimizi ayakta tutmak için de görsel bir çaba olduğu bellidir. Her ne kadar anne Lukas’ı görmezden gelmeye, ona seslenmemeye devam etse de gerek görsel anlatı bağlamında gerekse hikaye açısından izleyiciye bir kesinlik sunulmaz ve tahmin yürütmeye devam etmesi beklenir. Diğer yandan çocukların kadına olan güvensizliğinin tek sebebinin “maske” olmadığını da bir süre sonra anlarız. Anne Lukas’ı ev hapsine koyduktan bir süre sonra maskenin çıkma vakti gelir ve çocukların karşısına maskesiz çıkar. Çocukların tepkisi sandığı gibi sıcak olmaz ve dışarı çıkmak isterler. Evden kaçan çocukları geri getiren kasabanın pederi ve anne arasında geçen diyalog, filmin gizemiyle ilgili önemli bir ipucu verir ama tadında bırakır. Anne her şeyin üstüste gelmesinden ve kazanın hemen ardından gelen boşanmadan bahseder. Bu ufak ipucu sadece ileride tamamlanacak bir cümlenin ilk kelimesidir. Filmin gelişme kısmı tamamen bulanıktır. Maskeler çıksa bile yüzler net değildir. Gizemi daha katmanlı hale getiren ve karakterler hakkında fikir edinmemizi sağlayan bu bölümün sonlarında yavaş yavaş anlatıcının da tarafını belli ettiğini gözlemleriz.

 

BENİM ADIM ELIAS!

Her ne kadar ana iskeleti türün klişelerine yaslansa da Goodnight Mommy, özellikle yönetmenlik anlamında biricikliğini inşa eden bir film. Ana karakterinin sırrını saklamaktaki ustalığı bir tarafa, Elias’ın yaşadığı değişimi/büyümeyi anlatım biçimiyle eşi olmayan bir film. Çift karakterli, şizofrenli, doppelgangerli ya da alter egolu bilimum korku-gerilim filminde sık sık rastladığımız; ikinci karakteri başkasının gözünden yokmuş gibi gösterme oyunlarına hiç bulaşmıyor mesela. Filmin kahramanının kim olduğunu ya da bu evde kimin sözünün geçtiğini böyle anlatıyor bize aslında. Bu evde Elias’ın gözleri dışında gören göz ya da konuşan dil yoktur. Bu yüzdendir, annesinin önce ağzını sonra da gözlerini tutkalla yapıştırması. Elias’ın filmidir bu. Finalde her şeyin gizemi çözüldüğünde daha net anlarız bunu. Annesinin “kaza” diye bahsettiği olay nedir tam bilmiyoruz ama filmin başında kardeşi Lukas’la gölde nefes tutma oyunu oynarlarken sudan çıkan baloncuklar çocuğun orda boğulmuş olma ihtimalini artırıyor. Her nasıl olduysa, “kaza”da kardeşinin ölümünün ardından babası annesinden boşanarak evi terk etmiş, annesi de estetik operasyon geçirmiştir. Film tam da bu yaşananlardan sonra başlamıştır. Elias kardeşinin ölümünden kendisini sorumlu tuttuğu için ondan ayrılamamış ve herkesin de bunu kabullenmesini istemektedir. Filmde verilmese de babası evi bu yüzden terk etmiş olabilir. Annesine işkence yaptığı son bölümden önce, onun evi satmak için internete koyduğu ilanı görür Elias ve onun da babası gibi bırakıp kaçmasından korkar belki de.

 

İYİ GECELER

Film boyunca inşa edilen gizem sağlam bir final bölümüyle aydınlatılır. Gerilim filmlerinde konuyu nereye bağlayacağını bilememe olarak tanımlayabileceğimiz “kapanış sendromu”ndan Fiala ve Franz ikilisi nasiplerini almamış anlaşılan. Finale kadar izleyiciye tahminde bulunması için fırsat veren ama hiçbir kesinliğe mahal vermeyen yönetmenler, kapanış ve öncesindeki işkence sahnelerinde adeta ders veriyorlar. Uzun süre akıllardan çıkmama garantisi verebileceğimiz bu sahneler, yukarıda da bahsettiğim gibi Haneke’nin Funny Games’ine bir gönderme olarak da okunabilir. Özellikle ikiz kardeşler Lukas ve Elias’ın da bu bölümde zirve yaptığını söyleyebiliriz. En basit tabirle “psikopat” olarak tanımlayabileceğimiz Elias karakterinden bu kısımda uzaklaşmamız istenmekte ama finalde yaşayacağımız şoke edici olay için bir sahiplenme ve acıma toleransı da bırakılmıştır. Final tercihinde kural-yıkıcı üslubundan ödün vermeyen yönetmenler, duygusal ve psikolojik olarak karakterle bütünleşmemiz için en ideal sonla noktalıyor filmi. Yalnız ve kendini suçlu hisseden bir çocuğun annesi ve kardeşiyle yeniden birlikte olma çabasıdır bütün hikaye. Annenin dudaklarından dökülen bir şarkı, kardeşle oynanan bir oyunun özlemidir aslında Elias’ın gidermeye çalıştığı. Önce hayata gözlerini beraber açtığı kardeşini, sonra babasını (boşanma) son olarak da annesini kaybeden (estetikle yüzünü değiştirmesi) bir çocuğun yalnızlığıdır Elias’ın savaştığı. Lukas’ın yeniden yanına gelmesiyle psikolojik sorunu içinden çıkılmaz bir hal alan Elias’la izleyicinin arasını finalde iyiden iyiye açan yönetmenler, muazzam bir son sahneyle yeniden bir sahiplenme duygusunun yeşermesini sağlar. Filmin açılışında kardeşiyle koşturduğu mısır tarlasının üzerinde bu kez yaktığı evin külleri uçuşmaktadır. Ve arzuladığı aile tablosuna kavuşmuştur. Artık sürekli annesinin ninnileriyle uyuyabilecek, kardeşiyle sonsuza dek oyun oynayabilecektir. Küllerinden yeniden doğmuştur ailesi. Bir yanıyla uyku kaçıran Elias’ın hikayesi, diğer yanıyla da göz yaşartır. Hamur gibi yoğurduğu izleyicisini finalde kıvama getirmiştir. Bundan sonra ne zaman bir annenin dilinden çocuğuna şarkı dökülse, zihinlerin ortak durağı Elias olacaktır. İyi geceler anneler...           

 

 

YORUMLAR [0]