SİNEPOEM

AŞK; KÖTÜRÜM YAŞAMI DİRİLTİR, MUVAZENEYİ ÖLDÜRÜR (LES ENFANTS DU SIECLE)

Esma Belgin Özdemir

@ebelginozdemir

BU YAZIYI PAYLAŞ

‘Aşk, yüksek acılar baronu.

Senin yüzünden asla acısız haz duyamıyoruz sonsuza dek.

Nereden ve nasıl olursa, bir kılıç düşüyor ansızın aramıza’

 

Paris, 1832… Devrimin ve romantizmin çağları… Coşkulu, tutkulu, dengesiz, deli bir aşk onların ki… 19. yüzyılın edebi ve sosyal dokusu içerisinde, sadece toplumun değil, toplamın kural ve yasalarına kafa tutan, bağımsız, iddialı ve bir o kadar deha kalemlere sahip iki insan, George Sand ile Alfred de Musset…

 

Gerçek adı Aurore Dupin olan George Sand, kadınlara zorla verilen kimliğin dışına taşmış, 19. yüzyılın sosyal biçimlendirmesinden son derece uzak, adeta erkeksi bir yaşama bürünmüş bir yazar. Siyasal kimliği ve idealist söylemleriyle adını duyuran özgür bir şair Alfred de Musset… 6 yaş büyük olduğu erkekle kimi zaman sevgili kimi zaman anne şefkatiyle paylaşılmış fırtınalı bir aşkın perdeye yansıması "Les Enfants Du Siecle"

 

George Sand (Juliette Binoche), eşini o dönem yaşanan bir ayaklanma sırasında terkederek iki çocuğuyla birlikte Paris'e yerleşir. Kullandığı erkek ismi ile yazar olarak yaşamını inatla sürdürmeye çalışır. George, zengin bir şair olan Alfred de Musset (Benoît Magimel) ile tanışır. 23 yaşındaki genç şairimiz ise aşkın ve sevginin varlığından kuşku duyan, kaosu bol ve sivri dilli bir karakter.

 

Edebiyat ortaklığıyla başlayıp, yoğun ve tutkulu bir aşkla yola çıkılır… Ancak Musset’in ailesinin baskısı sonucu bu iki deli aşık, Venedik'e yerleşmek zorunda kalır. Ve işte hikaye, gerçeğin ezici gücü altında tam da bu noktada şekillenmeye başlıyor. Çünkü insanın kimyasını alt üst eden aşk ruha işlerken, aklı kovalamaktan geri durmaz.  

 

Dönemin de en belirgin özelliklerinden biri olan hedonizmi bol bol teneffüs ederken, görsel ögelerin ön planda olduğu filmde elbette kitabın derinliğini bulmak hayal. Açıkçası George Sand karakterini beyazperdede daha içsel seyretmeyi arzulamıştım. Çünkü Sand, yaşadığı çağın en ilginç, aykırı ve özel kadınlarından biri. Çalkantılı bir hayatı olduğu ve yukarıda anlattığım tutkulu aşkın 1 yıl sürdüğü bilgisi ışığında bakacak olursak Sand’in yaşamına; filmin sadece bu kısa aşka odaklanmasını, fazlasıyla eksik ve rahatsız edici buldum. Yine de ‘Les Enfants Du Siecle’ görsel bir şölene tanıklık etmek isteyenler için iyi bir seçenek. Özellikle hırçın ve tutkulu iki insanın tensel ve tinsel bütünleşmesini seyretmek ilham olabilir haylaz ruhlara.

 

Aşk, öğrenilebilir yada öğretilebilir değil… Aşık olunduğunda sizden geriye ne kalır, ne fazlalaşır, bilinmez. Ve bütün başlangıçlar güzeldir… Benim heyecanım da, her şeyin başlama ânıyla ilgili... Başlamayı anlamak isterdim...

 

Ardından…

 

‘Havadan bozulmuş olan tütün,

ağzında tıpkı aşk bozgunlarından yürekte kalanı andıran,

buruk ve yakıcı bir tat bıraktı’

YORUMLAR [0]