4. SAYI

EDİTÖR

En büyük ihanetti umutsuzluk; gördüklerimize, duyduklarımıza ve şiddet senaryolarına rağmen… Evet, insan ırkının yaptığı kötülük en çok da kendine. Bu yüzden ruhlarımız kaçışıyor dört bir tarafa. Derimizin altından sızan sinema; şiddetin, kötülüğün, huzursuzluğun ve hıncın en nadide örneklerini görsel bir direnişle sürdürüyor. Es geçilen bağımsızlar ‘Quid Pro Quo’, ‘Little Children’, günümüz huzursuzları ‘Men, Women&Children’, ‘Wild Tales’ ve ‘Cake’ ‘Gördüklerimize katlanmak bu trenin biletidir’ dedirtiyor bize… Gerçeğin gücünü azaltmadan çoğalmayı anlatan ‘House of the Card’, tanrıdevlet metaforu ve hakim-hüküm sarmalının irdelendiği ‘Leviathan’, bin yıllık birikmiş ‘Prenses Kaguya’ masalı ve yeni sezonu heyecanla beklenen True Detective dergimizde irdelenirken; derdini az konuşarak, daha çok görüntüyle anlatan unutulmaz filmlerden oluşan bir liste hazırladık sizler için. Türk sinemasının geldiği noktayı sayfalarına taşıyan Sinema Terspektif; usta oyuncu Ruhi Sarı, Cin Padişahlarının hikayesini ilk kez perdeye taşıyan Senarist-Yönetmen Doğa Can Anafarta ve çektiği kısa filmlerle ödüle doymayan Yönetmen Serhat Karaaslan’ı konuk ediyor bu ay. ‘Kitap gibi dergi’ diyenlere selam olsun… İyi okumalar.