3. SAYI

EDİTÖR

Mart kapıdan baktırıyor yine… Sinema Terspektif; battaniye altında okunacak, bol şiirsel ve yükseğe düşenlerin kurgusal yansımasıyla ellerinizde. Eski ve yeninin birbirine omuz verdiği filmlerde; sinemanın, kırılgan noktalara eğilip, kuyumcu titizliğiyle çalıştığı her bir cevher bizim için önemli. Bu yüzden; inanç, kadın, erkek, şiir, şiddet, kelimeler, sessizlikler, arayış, ahlak, cinsellik, suç, kayıplar, ölüm ve insan olmak satırlarımızda kendine yer açtı. İnsan anlamadığından, müphem olandan korkar. Anlamadan da değiştirmek olanaksız. Bu ay ‘Singularity ve Tasavvuf’ kavramlarına ‘Transcendence’ filminin merceğinden bakış atan Sinema Terspektif, mazisiyle yüzleşemeyen gazi ‘Birdman’in hikayesine odaklanıyor. Terapi niyetine ise Türkiye’de gösterime girmemiş bir film olan ‘In The Family’de; eşcinsel üvey babanın velayet talebine ters bakış atıp, çoğunluktan başka olma noktasının atlanmasını sorguluyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve 21 Mart Şiir Gününü birleştiren ekibimiz, sinemanın şiir kadınlarını yazdı, kadınların adreslerini sorguladı ve son noktayı ‘kadınlar ikiye değil, nara ayrılır’ diyerek koydu. Sinema ve teknolojinin harmanlanmasını her açıdan sorgulayan Sinema Terspektif, korku ve şiddetin kabul gördüğü filmleri örneklendirdi. Ayrıca İran Sinemasının unutulmayanlarından Gaav, The Color Of Paradise, My Own Love Song, Mart seyirliğinin öne çıkanları ‘Love, Rosie’ ve ‘Horns’ okuyacaklarımız arasında. Dergimizin bu ay ki konukları; bir dönemin rüzgar gibi geçen kadını Arzu Okay, Mar filminin ardından ‘Yeni Dünya’ ile heyecanlandıran genç yönetmen Caner Erzincan, kısa filmleriyle ödüllere layık görülen Koray Sevindi ve Selam Bahara Yolculuk filminin yapımcısı Haluk Örgün. Her sayfada arayışınıza karşılık gelecek, sorgunuzu arttıracak, sinemayı yeniden okuyacağınız dergimizle baş başa bırakıyoruz sizleri…