2. SAYI

EDİTÖR

‘Kusursuz, mükemmel şeyler çok sürmezler’ der Seneca. Tüm eksik ve kusurlarımızla -tamamlanmak üzere- yine sizinleyiz. Bağımsız dergimiz, Şubat ayını da terspektif açıyla oluşturdu. Düşünce kapılarını aralayan konuklarımızla sohbet ettik ve güzel dilekler sanatını ustalıkla kullanan siz okuyucularımızın desteğini aldık. Sinema Terspektif; yine detaylı ve ölçülü bakışla Dünya ve Türkiye’de olup bitenleri sinema süzgecinden geçirdi. Oyun ve Büyü’de; ifade özgürlüğü penceresinden bakılarak budaklanan, Fransa’daki saldırı ve büyüyen İslamofobi tartışması ‘Aptallar Tarafından Sevilmek Zor İş’ filmi çerçevesinde yeniden ele alınırken, son zamanlarda sosyal medyada sıkça konuşulan ‘çocuk yaşta evlendirilenler’in perdeye yansıma sürecini Uzun Filmin Kısası’nda konuştuk. Aşk’ı 14 Şubat’ın yerine koymadan seyrettik, evliliğe evrilen aşkları ve çıkmazları yazdık. Aşk cadı elması mı ya da evlilik en iyi ihtimalle sorunlu bir kurum mu yoksa? Toplumsal ve politik körlüğün, mecazi ve gerçek anlamda gerçekten bulaşıcı olup olmadığını Blindness eşliğinde Filmterapi’de irdeledik. 2014’ün kazananlarını yazmıştık bir önceki sayıda, bu kez kaybedenlere kısaca göz atıyoruz. Bir türlü unutamadığımız Breaking Bad’in detaylı analizi, Last Exit to Brooklyn, Zelary hatırlatması ve Oscarın favorilerinden Whiplash, okumayı istedikleriniz arasında olacak. Sizleri, keyifle okuyacağınız ve besleyip büyüteceğiniz anlamlarla baş başa bırakıyoruz.