9. SAYI

EDİTÖR

‘Düşünürken buldum kayayı. Otlarla konuşmaktan geliyordum. Ölü bir yaprak, adını unutmuş bir sokak, sav dolu bir tümce, suçlu bir ırmak, bir de partal bir kuş yürüyorduk. Bir atlı karıncaydı yaşamak, onu yürüyorduk…’ diyordu İlhan Berk. Atlı karınca gibi güvenli miydi yaşam, sanmıyorum. Fakat bir yükselip bir alçaldığımız, kesin. Yaşayan ve yaşatan bir sinema vardı, hem yalnızlığı hem biraradalığı öğütleyen. Eylül ayımız bu nedenle güzel bir çeşitlemeyi barındırdı içinde. Doğum gününe sayılı günler kalan Sophia Loren’in anılarla yüklü atlı karıncası, bizden uzak olmasını dilediğimiz savaşın kirli yüzünün resmedildiği; 1960 yapımı La Ciociara, 2015 yapımı Little Boy, tüylerimizi kirpileştiren 12 Eylül darbesinin travmalarını anlatan Bornova Bornova analizi ve 2014 yılının en iyi filmi seçilen P’tit Quinquin’in acayip dünya tasviri yer açtı kendine. Manipülasyon filmleri dizimiz sürüyor; hakkında yüzlerce yorum yapılan ‘fikri olmayan fikir sembolü’ V for Vendetta var bu kez. Hazmı zor bir seyirlik: August Underground’s Mordum, ilk kez Sinema Terspektif’te okuyacağınız Kral Lear ve soytarı ilişkisinin dramaturjik açılımları üzerine nefis bir yazı, İspanyol sinemasının kuvvetli esen rüzgarı Vivir Es Fácıl Con Los Ojos Cerrados ve ‘Tembihle adalet olmuyor’ dedirten The Equalizer sayfalarımızda sizi bekliyor. Gözden kaçmasını istemediğimiz; bir hapishane efsanesi Cool Hand Luke, aşk ve tutkunun edebiyata sarmalandığı Les Enfants Du Siecle, İran yapımı Howze Naghashi ve ödüllü kısa film Matka Ziemia dergimizin okunması gerekenlerinden. Perdenin güçlü kadını olmaya aday Esra Şengünalp, kısa film alanında deneysel türün başarılı ismi Oğuzhan Kaya bu ay ağırladığımız konuklarımız. Yakın bakış attığımız Benicio Del Toro’yu da unutmayalım. İyi seyirler, iyi okumalar...